İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

26.01.1997 - Ashaba Kötü Söz Söylemek

26.01.1997 - Ashaba Kötü Söz Söylemek
Günün Sohbeti

26.01.1997 - Ashaba Kötü Söz Söylemek

06.12.2019
11 dk 5 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdü li'llâhi Rabbi'l-âlemîn hamden kesîren tayyiben mübâreken fîh, alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Hamden kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidîne'l-evvelîne ve'l-âhirîne, tâc-ı ruûsinâ ve tabîb-i kulûbinâ Muhammedini'l-Mustafâ ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû ilâ yevmi'l-cezâ.

Emma ba'd.

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-ümûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr ve bi''s-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:

İnne'n nâse yeksürûn ve ashâbî yekıllûn fe lâ tesübbû ashâbî fe-men sebbehüm fe-aleyhi la'netü'llâhi.

Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Ramûzü'l-ehâdîs kitabımızın 109. sayfasının dokuzuncu hadîs-i şerîfi olan demin metnini okumuş bulunduğum Ebû Hüreyre radıyallahu anh hadîs-i şerîfinde şöyle buyuruyor:

İnne'n-nâse yeksürûn.

"İnsanlar, müslümanlar çoğalıyor." Ve ashâbî yekıllûn.

"Benim ashâbım günden güne azalıyor."

İnsanlar asırlar boyunca yaşayacaklar, gelecekler, gidecekler, çoğalacaklar. Onlar gittikçe ashâbım azalacak; yaşayanlar ölüyor. İşte nihayet miktarları azala azala kalmayacak.

Fe-lâ tesübbû ashâbî.

"Sakın benim ashabıma sövmeyin, saygısızlık etmeyin, kıymetini bilin."

Gittikçe azalacaklar. " İçinizde Resûlullah'ı gören var mı?" dediğiniz zaman kimse kalmayacak, bulunmayacak.

Peygamber Efendimiz'i görüp sohbetine erenlere "sahabi" deniliyor, Peygamber Efendimiz'in ashabını görenlere, "tâbiîn" deniyor. Bir zaman gelecek, onlar nadide, kıymetli insanlar olacaklar:

"Ya, demek ki sen Resûlullah Efendimiz'in ashabından birisini gördün ha! O'nu gören gözlerin sahibi bir insanı gördün!"

O kıymet bilecek.

"Onun için bu mübareklerin; benim sohbetimde bulunmuş, beni görmüş olan ashabımın kıymetini bilin. Onların aleyhine düşünüp taşınıp sövüp saymayın."

Söverse ne olur?

Fe-men sebbehû.

"Kim onlara sövüp sayarsa kötü söz söylerse."

Fe-aleyhi la'neti'llâhi.

"Allah'ın laneti onların üzerine olur."

Burada iki mâna olabilir: "Allah'ın laneti onların üzerine olur, Alah gazap eder, cezalandırır." diye bilgi ya da "Allah'ın laneti onların üzerine olsun." diye temenni. O mânaya da geliyor. Arapçada bu ifade hem temenni mânasına gelir hem de bilgi mânasına gelir.

Öyle yaparsanız size Allah'ın cezası gelir. Bu bilgi. İhbar ediyor ki böyle yapmayın. Böyle yaparsanız böyle olur. Bir de dua mânası olabilir. O da; "Böyle yaparsanız Allah'ın laneti üzerinize olsun!"

İkinci mânanın karşısında bir şey var. İşkence gören sahabeleri Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e; "Şu müşriklere beddua et, lanet et, Allah bunları kahretsin, yok etsin, def etsin; biz de kurtulalım dediler. Çünkü çok cefa ediyorlardı.

Düşünebiliyor musunuz çölde ateş yakıyor, ateşin üstüne yatırıyor, çıplak sırtına nasıl işkence yaptıklarını anlayabiliyor musunuz?

Sığırın ıslak derisini alıyor, ıslak ıslak sarıyor… "Rulo" diyoruz ya "dürüm" diyelim. "Rulo" dersek cezalı oluyoruz. Yabancı kelime kullanmayacağız. Veya gayri ihtiyari yapılmış.

Adam Amerika'da tahsil görmüş. O bir kelimeyi kekeliyor, karşılığını bulamıyor. Hadi biz hüsnü-zan edelim, bundan diyelim. Yabancı tahsil yaptığından, Türkçelerini hatırlayamadığından yabancı kelimeler girmiş.

"Bu meseleyi ekonomi bazında mütalaa edersek şöyle olur."

Ne demek istiyor? "Ekonomi" ne demek?

"İktisat" demek. İktisadı biliyorduk, niye ekonomiye soktuk?

"Ekonomi bazı" ne demek?

"Baz" ne demek? İngilizce beyz "temel" demek, "ekonomi açısından, ekonomi temelinden incelersek" demek.

Niye baz'ı kullanıyorsun, Türkçesini niye kullanmıyorsun? Bu bir hücum! Senin dilini yok edecek, senin fikrini yok edecek; etti zaten!

Büyük ölçüde tahribata uğramış bir milletiz.

Mecburen tahsil yapıyoruz; ben ondan daha güzel tahsil yapacağım, kendi evlatlarımı daha güzel yetiştireceğim.

Bizim mekteplerde yetişenlerin onların mekteplerinde yetişenlerden daha iyi yetiştiğini haberlerde okuyoruz, kulağımıza geliyor.

Mesela Avustralya'da bunu duyduk, burada evvel Allah bizim hastanemiz daha güzel çalışır, bizim mektebimiz daha güzel öğretir, bizim radyomuz daha faydalı olur. Biz yaptığımız her şeyi güzel yapabiliriz.

Ona verdiği kabiliyetlerin aynını Allah bize de vermiş. Bize ayrıca iman kabiliyeti de vermiş. Biz iman gücüyle daha üstünüz, onlar yarım, bir gözleri görmüyor, sadece dünyayı görüyorlar. Biz hem dünyayı hem âhireti görüyoruz. Hem zâhiri hem bâtını kollamaya çalışıyoruz.

"Dışı boyayıp da içi berbat etmek olmaz." diye içimizi de dışımızı da düzeltmeye çalışıyoruz, reklamda değiliz. Dış görünüşte, gösterişte, alkışta değiliz. "Allah sevsin." diye içimizi de düzeltmeye çalışıyoruz. Hem dışı hem içi; onun için biz onlardan üstünüz. Bir şeyi yaptık mı iman gücüyle daha güzel yaparız.

İşte biz bunun bayrağını açtık. Bunu yapmak istiyoruz, bunu yapacağız, yaparız. Çünkü adamlar onların memleketinde yaşayan kardeşlerimize hayran oluyorlar. Bunlar gidiyorlar, görüyorlar oradaki kardeşlerimize hayran oluyorlar. "Ya sizler güzelsiniz." diyor onların yanına gitmiyor, bunun yanına geliyor.

Başkalarının yanından bizim yanımıza geliyor.

Neden?

Elhamdülillah, insanın içi de dışı da güzel olursa, bâtını da zâhiri de mâmur olursa, yaptığı işin niyeti de güzel olursa, daha güzel olur. Tek taraflı gibi olmaz, tek gözlü gibi olmaz, tek bacaklı gibi olmaz, tek elli gibi olmaz.

Bizim kardeşlerimiz iyi yetiştiği zaman, onların memleketinde onlardan iyi oluyor. Çünkü her şeyi bilmiş oluyoruz. Ama onlar bizim bildiğimiz şeyleri bilmiyor, yarı bilgileri eksik. Hatta bu yarısı olmadığı için öbür yarımları da bozuluyor. İnsanı insan eden bu asıl mânevî tarafı olmayınca maddî tarafı da bozuluyor. Eroinman oluyor, afyokeş oluyor, sarhoş oluyor, esrarkeş oluyor, kalleş oluyor, alçak oluyor, vefasız oluyor.

Neden?

Mânevî yarısı yok, maddî yarı da adam etmiyor.

Elektrikler bir kesilmiş; bütün dükkânların camlarını kırmışlar, yağmalamışlar. Alarm yok, polis yok, telefon etme imkânı yok! Fırsatı buldular, içlerindeki çirkef kötü huylar icraata geçti. Görüyor musunuz bak, medenilik filan hepsi masal!

Ben şunu şöyle çıkarayım, içine anlatsınlar; ben başka işle meşgulken külahıma anlatsınlar. Medeniyet filan hepsi masal.

Dünyanın her yerinde masum insanları öldürüyorlar; bunu görüyoruz. Medeniyet masal, kendilerinin reklam vasıtası.

O zaman ne yapacağız?

Onlara da insanlığı öğreteceğiz.

Onlar da bizim Hz. Âdem'den kardeşlerimiz, onlara da öğreteceğiz. Yaptıkları işlerin haram olduğunu, günah olduğunu, zararlı olduğunu, insafsızlık olduğunu, yazık olduğunu, ayıp olduğunu; "Bak onun yerine kendini koy." diye anlatacağız.

"Sen Amerikalı olmasaydın, İngiliz Fransız, Rus olmasaydın, Sırp, Ermeni olmasaydın; şu zülüm ettiğin Boşnak, Çeçen, Afrikalı Zenci, Somali'li, Uganda'lı olsaydın, şu kamplarda öldürülen birisi olsaydın ne yapardın?" diyeceğiz. Merhametini ortaya çıkarmaya çalışacağız.

Bu adamlar dünyaya silah gücüyle, iktisat gücüyle, âlet gücüyle hâkim olduğundan her yerde menfaatleri var; gidiyorlar.

Bak Orta Afrika'daki katliamların arkasında İngilizler, Fransızlar var.

Neden?

Bütün silahları onlar vermiş. Ya silah ticareti yapıyor ya da silahı bizzat verip bu tarafı öbür tarafa saldırtıyor. Yani medeniyetsiz, yani insafsız, yani kalleş, yani faziletsiz! Gün gibi aşikâr. Bizim karşımıza geçip de insan haklarından boş yere bahsetmesinler.

Bunlar nasıl olur?

Çalışmakla olur. Sen de derdini, fikrini, ilmini, edebini, irfanını anlatabilmelisin.

Bu nasıl olacak?

 

İşte bunu kuracağız. Çalışacağız, çabalayacağız, uğraşacağız. El birliğiyle, gönül birliğiyle çalıştığımız zaman olacak inşaallah!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA