İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

30.05.1995 - Tevhid İnancı, Hak Yoldan Ayrılmayın

30.05.1995 - Tevhid İnancı, Hak Yoldan Ayrılmayın
Günün Sohbeti

30.05.1995 - Tevhid İnancı, Hak Yoldan Ayrılmayın

19.01.2026
9 dk 40 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Bismillâhirrahmânirrahîm.

el-Hamdü lillâhi hakka hamdihî hamden kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ hayrı halkıhî seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaîn.

Emma ba’d.

Aziz ve sevgili ve muhterem kardeşlerim!

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in getirdiği inanca, güya kendi akıllarından itiraz edenler oldu. Peygamber Efendimiz’e; “ bu şair galiba” dediler,“kâhin galiba” dediler “sihirbaz galiba” dediler.

Mucizesini görünce “sihirbaz” dediler, istikbalden haber verince “kâhin” dediler. Güzel konuşunca,Kur’ân-ı Kerîm okuyunca “şair” dediler, bir şeyler yakıştırmaya çalıştılar.

Olayı bir ciddi incelemek lazım.Tabi ciddi inceleyip de kabul edenlerde vardı. Hz.Hatice validemiz gibi, Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz gibi.Bildiğiniz gibi,Mekke’nin aklı başında insanlarından kabul edenler de vardı.

Bir insan doğru yolda olabilir, ama doğru yolda olmasına rağmen karşısına bir takım itirazcılar çıkabilir. Binâenaleyh; tenkit edilmekten karşımıza çıkılmasından, muhalefet edilmesinden yılmamamız lazım.

Neden?

Hak yoldayız, Allah’ın yolundayız, Allah’ın sevdiği yoldayız.

كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ

Küntüm hayre ümmetin uhricet li’n-nâs. [1]

Allah’ın seçtiği ümmetiz. Rütbemiz çok yüksek,omuzlarımızı görmüyoruz.Alnımızda iman yıldızı var. Kalbimizde iman nuru var.

Ehl-i tevhidiz, Allah’ın sevdiği zümreyiz, lâ ilâhe illallah diyen insanlarız, Allah’ın birliğini anlayan insanlarız, küfre girmeyen insanlarız.

Ben fakir olabilirim, yoksul olabilirim, cahil olabilirim, köylü olabilirim, işçi olabilirim, kırk tane yamalı hırka giymiş olabilirim, amma mü’minim.

Şimdi biz neyiz?

Biz; Allah’ın sevdiği, razı olduğu yola girmiş, mü’minleriz.

Bak Abdülaziz hocamız çok güzel söylemiş:

Lâ ilâhe illallah,tevhîd-i zâhiri, lâ ilâhe illallah; Allah var, şeriki naziri yok; bu tevhid, tevhid inancı. Allah’ın birliğini söylüyoruz.

Bu zâhir-i tevhîd. Allah var Kul huvallâhu ehad tek Allah, âlemlerin Rabbi, tek. İki tane olsa kavga ederler,iki tane olamaz;zaten akıl mantık kabul etmez.

Lev kâne fîhimâ âlihetün illa’llâhu lefesedetâ.

“Kavga ederlerdi,birbirleriyle tutuşurlardı.”

Birisi;“Şöyle olsun.”derdi, ötekisi;“Hayır, öyle olmasın, böyle olsun.”derdi, karışıklık çıkardı.

Tek.Kul huvallâhu ehad, Allahussamed. “Herkesin ihtiyacını karşılayan, herkesin el açıp,dua edip de kendisinden istediği merciin, makamın sahibi.”

Tek.Kul huvallâhu ehad. Bu tevhid-i zâhiri’dir. Biz hepimiz, zâhir- tevhîdin ehliyiz,Allah’ı bir biliyoruz.İki demiyoruz, üç demiyoruz, çok demiyoruz.

Politeizme karşıyız, düalizme karşıyız, teslis’e trinite’ye karşıyız.

“Belki, öteki şaşıranlar gibi berikeler de şaşırabilir.” Allah bize İslâm’ı getirdi, öğretti.

Biz biliyoruz ki;

Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh.“Allah var, şerîki nazîri yok, bir Allah.”

Kul huvallâhu ehad. “Tek.”

Hem öyle bir tek ki başka hiçbir teke benzemez.

Almanın birisi müslüman olmuş.Geldi Almanya’da bana sordu, meraklı, diyor ki;

“Mehmet Zahid hocamız bu kitapta yazmış;‘Allah birdir ama başka birlere benzemez.’ Bu ne demek?

Başka birlere benzemez... Başka birin benzeri, başka birler vardır. O bakımdan Allah’ın başka benzerleri olmadığından, öteki birlere benzemez.

Başka biri alırsın, bir elma alırsın, ortadan kesersin yarım olur. Birin altına bölü çizgisi koyarsın, iki koyarsın, bir bölü iki olur, yarım olur. Bir bölü beş olur, bir bölü on olur. Birle oynarsın. Bölersin, toplarsın, çıkarırsın, bir artı bir, dersin iki olur, bir eşit bir dersin ama Allah böyle değil.

Bir ama bu senin buralardan bildiğin birler gibi değil! Bir, tek; eşi, şerîki,nazîri, misli, benzeri, dengi, küfüvvü, zıttı, muhalifi yok. Bu tamam. Anladık. Herkes anlıyor bunu, Allah bir. Parmağını kaldırıyor bir de.Hani bilinsin diye eşhedü en lâ ilâh eillallah parmağımızı da kaldırıyoruz. Bu tabi,göze de hitap ediyor. Eşhedü en lâ ilâhe illallah,tamam.

Ama Abdülaziz hocamız ne demiş?

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. “Allah’ın elindeki, güçten kuvvetten başka güç kuvvet yok. Bütün güç kuvvet Allah’ın.”

Ne dilerse olur, ne dilemezse olmaz. Dilemediği olmaz, “ol” dediği olur,“öl”dediği ölür,“olma” dediği olmaz.

اِنَّمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـًٔا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

İnnemâ emrühû izâ erâde şey’en en yekûle lehû künfe-yekûn. [2]

Ne demek?

Allah bir şeyin olmasını dilediği zaman emreder.

Kün!

Kün ne demek?

“Ol” demek.

“Ol” der ona, olması gereken şeye,kün fe-yekûn“Olur.”

Bir kün demesiyle olur. Yaratmasının şeklinin de nasıl olduğunu insanların akılları, idrak edemez ama “ol” der olur. Bir şeye “ol” der, olur. O kadar kolay olur. “Öl” der ölür; o kadar.

Gücün kuvvetin sahibi Allah ise,binâenaleyh; ben Allah’ın dostu olayım da gelsin de, bana birisi zarar versin. Cümle cihan bir tarafa,kâinat bir tarafa, elimin tersiyle iterim,hiçbirisinden korkmam. Korkmamış zaten.

Zaten Peygamberler korkmamış, büyüklerimiz korkmamış. Korkarsa Allah’tan korkmuş. Bir korkusu olmuş, o da;“Ya Allah’ın sevgisini, rızasını kaybedersem!” diye.

Mesela ?

Vahiy biraz kesilince, Peygamber Efendimiz korkmuş; “Acaba Allah’ın hoşuna gitmeyecek bir şey mi yaptım? Acaba Allah beni sevmedi mi?”

وَالضُّحٰىۙ ﴿1﴾ وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰىۙ ﴿2﴾ مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ

Ve’d-duhâ. “Kuşluk vaktine and olsun ki.

”Ve’l-leyli izâ secâ.“Çöktüğü zaman geceye and olsun ki

”Mâ veddeake Rabbüke. “Rabbin seni terk etmedi, ayrılmadı senden.

”Vema kalâ. [3] “Sana darılmadı da.”

“Resûlüm, ben seni seviyorum, korkma,‘Vahiy biraz kesildi.’ diye endişelenme.”

Endişeleri o. Endişelenmişse, Allah’tan endişelenmişlerdir.

Musa aleyhisselam’ı düşünün, Firavun arkasından geliyor. Sahneyi gözünüzün önüne getirin. Kaçıyor; bunlar silahsız, sayıları az, şehirden kaçmışlar, gizlice yola çıkmışlar. Firavun’un askerleri, haber almış; dirlikli, düzenlikli, silahlı birlikler ,tozu dumana katarak arkadan geliyor.

Musa aleyhisselam’ın ashâbı geriye bir baktılar, zavallılar titreşmeye başladılar. Çoluk var çocuk var, zayıf var ihtiyar var.Mü'min bunlar,kimisi fukara köle.

قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ ﴿61﴾ قَالَ كَلَّاۚ

Kâle ashâbu Mûsâ innâ le-müdrekûn.“Eyvah, yakalanacağız!” dedi.

Müdrekün, “Yakalanacağız.” demek, “İdrak olunacağız, yakalanacağız.”

“Eyvah, yakalanıyoruz, yakalanacağız!” dediler.

Musa aleyhisselam ne diyor?

Kâle kellâ. [4]

Kellâ sözü çok önemli. Lâ var ama bir de kellâ var,“asla” demek.

Asla!

“Nasıl asla yâ Musa! Nasıl asla? Arkadan düşman geliyor; tozu dumana katarak, kılıcını sıyırmış,gözünü kan bürümüş, yakalayınca hepimizi kesecek.Önünde de deniz. Denize gelmişsin. Güldür güldür sular önünde. Nasıl kellâ bu?”

İşte bu,lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah’ı bilen insanın kellâ’sı bu! Buna da tevhîd-i bâtınî derler. “İçteki tevhid.”

Güç kuvvet Allah’ın, sen gücün kuvvetin Allah’ın olduğunu biliyorsan, bâtınî tevhîde de ermişsin.

Her şey Allah’ın elinde. Allah dilerse yapar, dilerse korur. Allah koruyunca ,kimse bana zarar veremez. Korumazsa, cümle cihan bana fayda veremez. Hakiki tevhid bu.

Allah-u Tealâ Hazretleri sizi sırat-ı müstakimden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin, mârifetüllaha erdirsin, aşkullâhu muhabbetullâhı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varıp ,cennetiyle cemâliyle, müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.



[1] 3/Âl-i İmrân, 110.

[2] 36/Yâsîn, 82.

[3] 93/Duhâ, 1-3.

[4] 26/Şuarâ, 61-62.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA