31.10.1997 - Allahın Sevdiği 2 Huy; Cömertlik ve Cesurluk, Allahın Kızdığı 2 Huy; Huysuzluk ve Cimrilik

31.10.1997 - Allahın Sevdiği 2 Huy; Cömertlik ve Cesurluk, Allahın Kızdığı 2 Huy; Huysuzluk ve Cimrilik
Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh aziz ve sevgili Akra dinleyicileri
Peygamber Efendimiz Amr b. el-Âs radıyallahu anhümâ'dan Beyhakî'nin rivayet ettiğine göre, bir hadîs-i şerîfte de şöyle buyurmuş;
Hulukâni yuhibbuhume'llahu ve hulukâni yübğiduhume'llâhu fe-emmellezani yuhibbuhume'llâhu fe's-sehau ve'ş-şecea' ve emmellezani yübğiduhüma fe sûu'l-huluki ve'l-buhlü. Ve izâ erâde'llahu bi-abdin hayran ista'melehu bi'l kadâi havaici'n-nasi
Sadaka Resûlullah.
Bu hadîs-i şerîfte iki iyi huyu Allah'ın sevdiğini, iki kötü huya da Allahu Teâlâ hazretlerinin kızdığını Peygamber Efendimiz bize bildiriyor.
Hulukâni. "İki huluk vardır." Âni diye bitti mi, buna tesniye sîgası diyoruz Arapça'da, iki tane demek. Huluk, "huy" demek. Hulukâni, "iki huy".
Yuhibbuhumâ. "O ikisini sever."
Kim?
Yuhubbihume'llâhu. "Allah bu iki huyu sever."
İki tane güzel huy vardır, Allah bu iki güzel huyu sever.
Ve hulukâni. "Bunlardan ayrı da iki kötü huy vardır." Yebğaduhumâ. "O ikisine kızar."
Kim?
Yebğaduhuma'llâhu. "Allah kızar."
Fe-emmellezâni yuhubbihume'llâhu. "Allah'ın sevdiği iki huyun ne olduğunu merak ederseniz, onlar: " Fe-sahau ve şecaatü. "Cömertliktir ve cesarettir."
Allah cömertliği sever ve şecaati yani kahramanlığı, cesur olmayı, korkmamayı sever.
Ve emmellezâni yebğaduhume'llâhu. "Allah'ın kızdığı, buğz ettiği, sevmediği iki kötü huya gelince: " Ellezîne "o kimseler ki" demek, ellezâni "o iki şey ki" demek. Emmellezâni yebğaduhuma'llâhu. "Kızdığı iki kötü huya gelince." Fe-sûu'l-huluki. "Geçimsizlik, huysuzluk, kötü huyluluk, başka insanlarla anlaşamamak, barışamamak…" Burada o mânaya... Ve'l-buhli. "Ve cimrilik."
Ve iza erâde'llâhu bi-abdin hayran. "Allah bir kulun hayrını murad ederse, âhirette mükâfatı çok olsun, cennetlik olsun diye hayrını diledi mi..." İste'melehû fi kadâi havâicü'n-nâsi. "İnsanların ihtiyaçlarını görmekte onu çalıştırır, o yolda kullandırır, ömrünü öyle geçirttirir. Muhtaç insanların yardımına koşturtur, onların duasını aldırtır. Mâlî bakımdan, bedenî bakımdan, ilmî bakımdan, dinî bakımdan, her yönden ihtiyaç sahibi insanlara destek olurlar, böylece Allah'ın sevgisini kazanırlar." diye Efendimiz bu hadîs-i şerîfte sözlerini bitiriyor.
Demek ki Allah'ın sevdiği iki huy varmış; birisi sahâ, cömert olmak. Müslüman helalinden parayı kazanacak, kazancına uygun bir nispette de eli açık olacak, hayır yapacak. İyiliklere, hayırlara para ayıracak.
Ben Amerika'da, Avrupa'da hayretler içinde kalıyorum. Bu hıristiyanlar çok hayır yapmışlar. Kiliselere çok vermişler. En alımlı, en görkemli, en sağlam, en mimarî bakımdan karşısına geçilip resmi çekilecek, en güzel binalar, en güzel araziler onların.
Bu neden oluyor?
Cömertlikten oluyor.
Cömert olacağız.
"İşte ben zengin değilim de ondan cömert değilim."
Hayır. Bir elması varsa, bu elmanın yarısını kardeşine veriyorsa, yarım elmayla gönül alma işini yapabiliyorsa tamam, bu adam cömerttir. Hatta olmayanın vermesi candan vermektir. Olan kendisi, "Nasıl olsa malım çok, arkada var." diye verirken kolay verir. Olmayanın vermesi daha zordur, onunki daha kıymetlidir.
Miktar az bile olsa olmayanın ikramı, vermesi, cömertliği nedendir?
Candandır. Olmayanınki candan, olanınki maldandır. Zengin olan da maldan dolayı verir.
Ama şöyle veya böyle müslümanın mükrim olması, cömert, eli açık olması lazım. Kendisinin sahip olduğu şeyleri olmayanlara Allah rızası için vermesi lazım. Para olarak vermesi lazım. Camiye vermesi lazım. Fakire, yoksula vermesi lazım. Açları doyurması, yoksulları giydirmesi lazım. Müslümanlara yardımcı olması lazım. Dünyanın her yerinde yardıma muhtaç bir sürü mazlum, mağdur, boynu bükük, gözü yaşlı insan var. Onların hepsi yardım bekliyor.
Amerika’da, Avrupa’da çalışma yapılacak güzel müesseseler kurulacak ama para gerekiyor. Ortada bir eser olmayınca çalışma da olmuyor. Ama kiralık bile olsa, küçücük bir yerde olsa bir hayır başlatıldı mı büyüyor.
Onun için Allah'ın sevdiği huylarından birisi cömertlik. Müslümanın cömert olması lazım. Az da olsa, çocuk da olsa, harçlığından da verse, herkesin bir miktar vermeye küçüklükten alışması lazım. Çocuk, küçük bile olsa iki tane şekeri varsa birini arkadaşına versin.
İkincisi; ve şecaatü, şecaati de Allah sever.
Şecaat ne demek?
Atılgan olmak, cesur olmak, korkmamak… Düşmandan korkmamak, yılmamak. Müslüman günahtan korkar, Allah'tan korkar, cehennemden korkar ama düşmandan, zalimden, haksızın karşısında hakkı söylemekten korkmaz. Savaş olduğu zaman savaştan kaçmaz. Kahramandır, bahadırdır, alperendir. Korkmaz. Mazlumun yardımına koşar. Şecaat sahibi, cesur, atılgan ve hakkı destekleyici, hayrı yapmakta gözünü daldan budaktan esirgemeyen insan olması lazım. Allah bunu sever. Dedelerimizin hepsi öyle insanlardı. Allah bizi de öyle kahraman, şecî, şecaat sahibi kimselerden eylesin.
Sevmediği huylar, sûu'l-hulk, kötü huy. Aslında yüzlerce kötü huy vardır ama burada sûu'l-hulk dediği zaman, Efendimiz'in bu hadîs-i şerîfteki muradı; başka insanlarla geçinemeyen, serkeş, dikbaşlı, huysuz, geçimsiz insan demek istiyor.
Deminki hadîs-i şerîfte de vardı. İnsanlara yakın olacak müslüman, yani sokulgan ve onlarla ilişkilerini devam ettiren kişi olacak. Böyle serkeş, geçimsiz, kötü huylu, kimseyle geçinemeyen kimse olmayacak.
Bir de buhl, yani bahil olmak, cimri olmak, eli sıkı olmak, vermemek, açgözlü olup, parayı çok sevip hayır fırsatı çıktığı zaman bile, parası olduğu halde bile, komşusu aç olduğu halde bile, arkadaşının ihtiyacını gördüğü halde bile cimrilik etmek. Bunu da Allah sevmez.
Peygamber Efendimiz'in güzel huylarla ilgili daha nice nice güzel hadîs-i şerîfleri vardır ama böyle her sohbette birer ikişer öğrenmeliyiz ve uygulamaya geçmeliyiz.
Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi en güzel huylar ile bezenmiş, ziynetlenmiş, olgunlaşmış, en güzel huylara sahip olarak insân-ı kâmil olmak mertebesine yükselmiş, iyi, tam müslümanlardan eylesin. Üzerimizde kötü huylarımız varsa yardımcımız olsun, kötü huylarımızı attırsın, kötü huylardan bizi kurtarsın, kötü huyları değiştirmemizi nasip etsin. Sonunda kendisinin sevdiği, Resûlullah Efendimiz'in tarif buyurduğu, Kur'ân-ı Kerîm'in, hadîs-i şerîflerin eşkâlini çizdiği iyi insan, iyi müslüman olmayı, bütün insanlığa faydalı müslüman olmayı Allah cümlemize nasip eylesin.
es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.
31.10.1997 -
Cehenneme Girmeyecek Kişiler,
27.04.1993 -
Hacı Bektaş-ı Veli
