İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

31.10.1997 - Cehenneme Girmeyecek Kişiler, Yumuşak Huylu Olmak

31.10.1997 - Cehenneme Girmeyecek Kişiler, Yumuşak Huylu Olmak
Günün Sohbeti

31.10.1997 - Cehenneme Girmeyecek Kişiler, Yumuşak Huylu Olmak

16.01.2026
10 dk 13 sn

Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri;

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den Ahmed b. Hanbel rahmetullâhi aleyh -Hanbelî mezhebinin imamı, önderi, müçtehid-i âzam, azîm, mübarek, hadis alimiydi aynı zamanda- Peygamber Efendimiz’den rivayet etmiş ki şu hadîs-i şerîfi;

حُرِّمَ عَلَى النَّارِ كُلُّ هَيِّنٍ لَيِّنٍ سَهْلٍ قَرِيبٍ مِنَ النَّاسِ.

Hurrime ale’n-nâri küllü heyyinin leyyinin sehlin karîbin mine’n-nâsi.

Kısa bir hadîs-i şerîf ama anlattığım zaman anlamını siz de çok hayran kalacaksınız.

Hurrime ale’n-nâri. “Cehenneme haram kılındı.” Cehenneme girmeyecek, atılmayacak; azap görmeyecek, azaba uğramayacak. Cehenneme birileri sokmak istese, itmek istese bile cehenneme girmesi yasaklandı, haram kılındı. Olmaz böyle şey! Asla cehenneme girmez. Muhakkak cennete girecek, asla cehenneme düşmesi bahis konusu değil.

Kim? Nasıl insan?

Küllü heyyinin. Heyyin; hafif demek. Böyle ehemmiyetsiz... Leyyin; yumuşak demek. Sehlin; kolay demek. Karîbin mine’n-nâsi. "İnsanlara yakınlık gösteren” demek. “Bu sıfatlara sahip her insan cehenneme haram kılınmıştır.” buyuruyor Peygamber Efendimiz.

Demek ki hepimizin nasıl müslüman olması lazım?

Biz İslâm’ı biraz başka türlü anlıyoruz. Bu hadîs-i şerîfteki gibi düşünmüyoruz. Birçok kimse İslâm’ı sertlik gibi görüyor, öyle algılıyor, o yanlış. Bazısı da öyle uygulamaya kalkıyor, o da yanlış. Bak, İslâm hakkında Peygamber Efendimiz sıfatlar veriyor. İyi bir müslümanın nasıl olması gerektiğine dair kelimeler sıralıyor.

Heyyin; önemsiz, hafif, kolay mânasına gelen bir sıfat. Müslüman heyyin olacak. Yani misafir edilemez, konuşulamaz, yanına sokulunamaz, arkadaşlığını devam ettirmek son derece zor olan, çetin bir insan olmayacak. Kolay bir insan olacak. Ulaşılması, yanına gidilmesi kolay bir insan olacak. Çetin, ağır, sert, etrafına sıkıntı verici bir insan olmayacak. Heyyin olacak; yumuşacık, kolaycacık bir insan olacak.

Leyyin ne demek?

“Yumuşak” demek. Yumuşak huylu, yumuşak tavırlı, yumuşak bakışlı, yumuşak sözlü olacak, sert olmayacak. Ama herkes bir de bakıyorsunuz, karşısındakine sanki düşmanmış gibi, öyle ağır sözler, tavırlar, öyle hakaretler...

Harem-i Şerif’ten çıktık, yolda konuşuyoruz, namazdan sonra, yatsı namazının arkasından sohbet ediyoruz. Birisi bana mesleğimi sordu, ben de dedim:

“Türk-İslâm Edebiyatı profesörüyüm.”

Adam ondan sonra -birkaç gün oralarda kaldık- bizi görünce yüzünü çeviriyor, hiç yüzümüze bakmıyor.

Yanlış anlamış sözümüzü.

“Sen ırkçılık yapıyorsun. Böyle şey olur mu? İslâm’da böyle şey yoktur.” diyor.

Anlamamış. Türk Edebiyatı değil de İngiliz Edebiyatı da öğretebilirdim, İngiliz Edebiyatı profesörü de olabilirdim. O iyi müslüman olmaya mâni değil ki. Müslümanın her ilmi öğrenmesi lazım; fizik, kimya, matematik... Hatta ne bileyim, Uzakdoğu güreşlerini, savunma sporlarını, idmanlarını, usullerini de öğreten bir hoca olabilirdim. Bu darılınacak bir şey değil ki.

Adam sert, adam anlayışsız... Müslüman müslümana darılmaz. Müslümanın müslümana darılması haram. Sert... Mesleğimi sordu, mesleğimi de doğru düzgün anlayamamış, yanlış yorumlamış, benimle konuşmamaya kalktı.

Müslüman böyle olmayacak.

Nasıl olacak?

Kolay, yanına kolay yanaşılabilen bir insan olacak. Haşin olmayacak. Yumuşacık olacak. Sözü yumuşak, sert değil, savaş gibi değil. Bakışı yumuşak, tavrı sıcak olacak.

Sehlin. Sehil de “kolay” demek.

Araplar birisi yanına geldiği zaman merhaba derlerdi, ehlen ve sehlen derlerdi.

Ne demek?

Geniş bir yere geldin, rahat et, sana ehil olan, arkadaş olan, samimi olan insanların arasına geldin. Yanlarında yaşaması zor olmayan kolay insanların yanına geldin. Ehlen ve sehlen derlerdi. Müslüman yumuşak olacak, kolay olacak, tatlı olacak.

Bu, kelimeleri az ama anlamı çok derin olan hadîs-i şerîfteki "iyi müslümanın sıfatlarını" bir daha hatırımızda tutalım. Heyyin olacak, leyyin olacak, kolay olacak, yumuşak olacak, sehl olacak.

Üç tane; heyyin, leyyin, sehlin.

Dördüncü sıfat da; karîbin mine’n-nâsi. "İnsanlara yakın olacak."

Yakınlık gösteren, insanların kendisinin yanına gelebildiği, insanlara sokulan insan olacak. Uzlette, infiratta, insanların yanına yanaşmayan, tek başına yaşayan, kaşları çatık duran, mahallede kimseyle selamlaşmayan, camide kimsenin yüzüne bakmayan, camiye gitmeyen, cemaate karışmayan, toplumsal çalışmalara iştirak etmeyen bir insan olmayacak. İnsanlara yakın olacak.

Bakın ne kadar sıcak bir insan tipi istiyor Peygamber Efendimiz. Sokulgan, kendisinin yanına sokulunabilen, yumuşacık, tatlı, geçimli bir insan tavsiye ediyor.

Hepimizin öyle olması lazım.

Maalesef bunun aksini görüyoruz. Maalesef tahammülsüzlük görüyoruz. Maalesef sertlik görüyoruz. Bunlar İslâm’a uymayan şeyler. Ama kimse bunu bilmiyor. Bu huyların üzerinde derin derin durmak lazım.

Aslında huyları insana, müslümana öğreten yer neresi?

Küçükken annesi öğretir; annesinden, babasından alır. “Aile terbiyesi” diyoruz. Sonra okulda, mektepte öğrenmesi lazım ama böyle mekteplerde de, okutulacak kitapları okutmaktan, müfredatı takip etmekten, sınıfların kalabalığından hocalar böyle şeylere eğilemiyor. Âdet de olmamış. İlgilenen, bu konulara eğilen öğretmenler vardır ama umumiyetle ilgilenilmiyor. Okuduk, kendimiz öğrenci olduk. Büyüdük; öğretmen olduk, profesör olduk. Maalesef bu gibi şeylerle ilgili bir çalışma yapılmıyor.

Bu güzel ahlâkın öğrenildiği, öğretildiği yerler; tasavvufî merkezler. Oralarda edep öğrenecek, erkân öğrenecek, güzel huy öğrenecek, sabrı öğrenecek, nefsi öğrenecek, şeytanı öğrenecek. Şükrü, merhameti öğrenecek, leyyin olmayı, heyyin olmayı, sehl olmayı, yumuşak, sokulgan olmayı, geçimli olmayı öğrenecek. Bunlar uygulamalı öğretilir. Uygulaması da tasavvufî hayat.

İnsanın tekkedeki arkadaşlarıyla, büyükleriyle, şeyhiyle yaşamı. Şimdi bunların hepsi horlanmış, kötüleniyor.

Yunus kötüleniyor, Mevlana kötüleniyor, Hacı Bayram-ı Veliler, Hacı Bektaş-i Veliler kötülenmiş oluyor esas itibariyle.

Onun yerine ne oluyor?

Diskotekler, barlar, pavyonlar, kumarhaneler, kahvehaneler, bilardo salonları, langırt salonları...

Oldu mu yani?

Bu değişiklik güzel bir değişiklik mi?

Neyi bıraktık, neyi aldık?

Kötü şeyleri engellemek istiyorsak bu kumar, eğlence, daha başka kötülüklerin yapıldığı yerleri neden kapatmıyoruz?

O zaman hürriyet oluyor da, insanın dinî hayatını, Allah'ın rızasını kazanmak için çalışmalar yaptığı yerler neden suç oluyor?

Niye onların üstüne veriliyor?

Niye onlar kötüleniyor?

Niye onlar halkın gözünden düşürülmeye çalışılıyor?

Yanlış!

Bunu devletin yaptırtmaması lazım. Bunlar faydalıdır.

"Bak Yunus bizim yüzümüzü ağartıyor, cihana sevdirtiyor. Mevlânâ bizi Avrupa’ya sevdirtiyor, cihana tanıtıyor.” dememiz lazım, sevgili kardeşlerim.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi en güzel huylar ile bezenmiş, ziynetlenmiş, en güzel huylarla olgunlaşmış, en güzel huylara sahip olarak insân-ı kâmil olmak mertebesine yükselmiş, iyi, tam müslümanlardan eylesin. Üzerimizde kötü huylarımız varsa yardımcımız olsun. Kötü huylarımızı attırsın, kötü huylardan bizi kurtarsın, kötü huyları değiştirmemizi nasip etsin. Sonunda kendisinin sevdiği, Resûlullah Efendimiz’in tarif buyurduğu, Kur’ân-ı Kerîm’in, hadîs-i şerîflerin eşkâlini çizdiği iyi insan, iyi müslüman olmayı, bütün insanlığa faydalı müslüman olmayı Allah cümlemize nasip eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA