İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

00.00.1994 - İslamın Hakikatini Öğrenmek, Tasavvuf Aşk, Sevgi Yoludur

00.00.1994 - İslamın Hakikatini Öğrenmek, Tasavvuf Aşk, Sevgi Yoludur
Günün Sohbeti

00.00.1994 - İslamın Hakikatini Öğrenmek, Tasavvuf Aşk, Sevgi Yoludur

06.01.2026
10 dk 20 sn

Biliyorsunuz kalın çizgilerle çizmek gerekirse, söylemek gerekirse:

Biz Allah'ın kuluyuz ve bu dünyaya imtihan için gönderildik. Âyet-i kerîmeyle sabit. Şu dünyadaki hayatımızdan dolayı âhirette bir mahkeme-i kübrâda muhakeme olacağız ve hayatımız değerlendirilecek; sevaplarımız, günahlarımız, âmâlimiz, seyyiâtımız, hasenâtımız tartılacak. Ve o kadar hassas bir şekilde hesaplanacak ki;

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Fe-men ya'mel miskâle zerretin hayran yerahû. Ve men ya'mel miskâle zerretin şerran yerahû.

"Zerre kadar bir hayır işleyen bu hayrının karşılığını bulacak, zerre kadar bir şer işleyen bu şerrinin cezasını çekecek."

Zerre de, Arapça'da "güneşin vurduğu zaman güneş hüzmelerinden görünen, uçuşan tozlara" derler.

Yani o tozlar kadar bir hayır işlese onun mükâfatını görecek, zerre kadar bir şer işlese cezasını çekecek.

İlim ışıktır. İlim, ışık olduğundan karanlık bir nokta kalmaz, basacağın yeri görürsün sağlam yürürsün. Işık olmadığı zaman insan çukura düşer. Hatta uçuruma düşer, kuyuya da düşer. Yaralanabilir de ölebilir de...Karanlık bir nokta kalmıyor. Elhamdülillah ilmin ışığında öyle gidiyoruz. Allah’ın ve Rasululah’ın emirlerini tutma yolunda gidiyoruz.

Hakiki tasavvuf budur!

Tasavvufun sahteleri, yanlışları vardır.

Neden?

Çünkü; bizden önceki dinlerin mensupları arasında da tasavvuf vardı, o kalıntılar var. Bozulmuş! Elbette ki o kalıntıların tesirleri var.

İslâm dini dünyanın herbir tarafına yayılmış. Anadolu’ya, Hindistan’a, Afrika’ya, Avrupa’ya, Asya’ya...Oralarda ki insanların kültürlerinin yalan yanlış olanları var. Hepsi islama ya tam uymuş, ya da uyamamamışlar. Sapıtmış oluyor!

Doğru yol bizim yolumuz!

Niye?

Çünkü; büyüklerimizin hepsi aynı zamanda büyük hadis alimi, büyük tefsir alimi, büyük fıkıh alimi, büyük akâid alimi. Hepsi!

Mesela bakın! Hadis ilminin en büyük zatları, bizim Orta Asya’dan. Şimdi ki Özbekistan’da ki bölgelerden gelme. Çok yüksek, çok büyük ilim varmış.

Mesela Kitâbü’z-zühd ve’r-rakâik Abdullah ibni Mübarek hazretlerinin.

Hadisle uğraşmış olduklarından; hakkı, batıldan ayırmaya çok sağlam durmuşlar. Elhamdülillah biz o sağlam yolda; İmam Buharilerin, İmam Müslimlerin, İmam Tirmizilerin o yoluyla yürüyüp gelmiş olduğumuzdan, Kur’ân-ı Kerîm’e, sünneti seniyyeye uygun sapasağlam yoldayız.

Allah’a hamdü senalar olsun. Allah-u Teâlâ hazretleri bizi; ilim irfan yolundan, mârifetullah yolundan, muhabbetullah yolundan ayırmasın.

Tasavvufla ilgili söylenecek çok sözler var. En son sözü söyleyeyim. Tasavvuf, sevgi ve aşk yoludur. Bu işler kuru bilgiyle, hiçbir zaman hiçbir yerde olmamıştır. Ancak islama en büyük hizmeti, aşık-ı sadıklar yapmıştır. Öyle aşk olmadan, sevgi olmadan ne fedakarlık olur, ne sabır olur, ne cihat olur ne de başka bir şey olur.

Aşk olacak ki, Allah sevgisi olacak ki; insan canını görmeyecek. O sevgi nasıl hasıl olur? Zikrullahla, tasavvufla hasıl olur. Onun için tasavvuf aşk yoludur, sevgi yoludur. Sevgi söz olarak küçük kalır. İslâm’da aşk yoludur. İnsanda kuru bilgi; ha öyle mi? Pekala. Öteki alimde böyle demiş ama diyerek insanda münakaşa uyandırır. Münakaşa fikri uyandırır. O öyle demiş, bu böyle demiş. Kuru bilgi insanda; kıyl-ü kâl uyandırır.

Onun için büyüklerimiz “kıyl-ü kâle fazla dalmayın. Münakaşanın içinde fazla bulunmayın. Çünkü insan şaşırır” demişlerdir.

Biz, bizim fakültede eğitim metodunu incelerken ilk çağ felsefesi...Neler öğretiliyor burada? Sümerlilerin  Yunanlıların dinleri, mitolojileri... Bilmem neler... Ortaçağ felsefesi, yakın çağ felsefesi, yeni çağ felsefesi, dinler tarihi...E ne olacak? Budizmi, hrirstiyanlığı vesaireyi inceleyecek. E sonra? Mezhepler tarihi, islamda çeşitli yollar, ekoller... Yahu sen bunları şöyle bir kenara it. Önce islamın aslını esasını bir öğretsene! Hayır o öğretilmiyor! Her türlü teferruat, her türlü dinler, her türlü felsefeler öğretiyor öğretiliyor, öğretiliyor... Çocuk dört, beş sene okuyor, okuyor sonra “evladım haydi bir aşr-ı şerif oku. Evladım sen ne biçim ilahiyat fakültesi mezunusun.”

Ben askerliğe Tuzla piyade okuluna doçent olarak gittim. Beni talebelerim karşıladı. “O Hocam hoşgeldin. Seninle beraber askerlik yapacağız” Biz böyle askerlik yaptık.

Bazı talebelerim Tuzla piyade okulunda başka bölükte ki öğrenci benden kaçıyorlardı. Neden? Namaz kılmıyor, içki içiyor. İlahiyat mezunu. Neden? Bir insana, birçok şeyi öğretirsen aklı dağılır. İlk önce gerçeği bir öğret bakalım. Hakkı bir öğret. Ana konuyu bir öğret. Bizim medreselerde usul öyleymiş. Senelerce hakkı öğretirlermiş en son senelerde mezhepler arasında ki ihtilafları bahis konusu ederlermiş. Adam kendi mezhebini bildiği için onların değerlendirmesini yaparmış. Falanca sapık bir fırka diyebilirmiş.

Kuru bilgi insanda bir şey meydana getirmiyor. Aşk lazım! Onun için şair ne diyor?

İlim kesb-i ile paye-i rif’at

Ârzû-yı muhâl imiş ancak

Aşk imiş her ne var alemde

İlim bir kîl-ü kâl imiş ancak

Hayatta ne varsa işin aslı, özü aşkmış diyor. Ötekisi dedikoduymuş diyor. Sen işin özüne gel bakalım. İslamın hakikatine gel, Allah’ı bir tanı, Allah aşıkı ol bakalım. O zaman mücahit oluyorsun. Öyle olmadığı zaman islami bir görev verilse bile onu suistimal ediyor. Cebine caminin parasını atıyor. Müezzin kasayı açıyor. Neden? Aşk olmadığı zaman olmazda ondan! Kuru bilgiyle olmuyor da ondan!

İşte tasavvuf aşk yoludur. Daha söylenecek çok söz var ama hiç olmazsa söylenecek şey eksik kalmasın. Onun için islam tarihinde çok büyük hizmet eden, çok büyük başarılı işler yapmış olan kime bakarsan hepsi aşık-ı sadıklardır. Ne varsa onlarda var. Bağrı yanık, gece Allah sevgisiyle gözlerinden pınar gibi yaşlar akan, başını secdeden kaldırmayan insanlarda var.

Gece öyle. Gündüz hizmette. İbrahim ibni Ethem hazretleri; sabahtan akşama kadar çalışırmış da, akşam çalıştıklarıyla zembillerle yiyecek, içecek getirir arkadaşlarına ikram edermiş.

Tasavvuf o işte!

Tasavvufun çok tarifleri var burada. Vakit olsa okusak... Sayfalarca şiir yazmış keşke ezberlesek...Bir tanesi çok hoşuma gidiyor.

Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır.

Güli gülzâr olup hâr olmamaktır.

Ne demek?

Tasavvuf; kardeşine yâr olacaksın dost olacaksın, seveceksin ama yük olmayacaksın. Sırtından geçinmeyeceksin, kesesinden istifade etmeyeceksin.

Tasavvuf yar olup, bâr olmamaktır.

Bâr; Farsça’da yük dememek. Baygir de, yük taşıyan hayvana derler. Beygir yapmışız. Bâr; yük demek. Bâri girân, ağır yük demek. Tasavvuf gül olmaktır, diken olmamaktır. Gül güzel kokar, diken batar kanatır. Gül hoşa gider.

Tasavvuf; gül olmaktır, diken olmamaktır. Tasavvuf; dost olmaktır, yük olmamaktır. Tasavvufun çok güzel tarifleri, misalleri var.

Büyük mutasavvıflar; Abdulkadir Geylâni efendimiz, Bahaeddin Nakşibend efendimiz...

Prensiplerimiz ne kadar güzel. Halk içinde hakla olmak. Hiçbir zaman haktan ayrılmamak. Halvet der encümen olmak! Camide ibadet etmek değil de, halkın içinde daima ibadet halinde olmak. Ne güzel prensip!

Hûş der dem prensibi; her an şuurlu olmak, gafletle vakit geçirmemek, daima Allah’ı zikretmek.

Tasavvuf; islamın özüdür, aslıdır, içidir, ana çekirdeğidir. Bademin, fıstığın iç tarafıdır, orta göbeğidir. Karpuzun ortasıdır, kabuğu değildir. Cevizin dışı değildir içidir ve çok önemlidir.

Eskiden çok önemli olduğu gibi şu an da çok önemli!

Bir insanın islama güzel hizmet etmesi için tasavvufî eğitim alması lazım ki güzel hizmet edebilsin. Yoksa gösteriş olur, palavra olur. Hizmetin güzel olması, insanın güzel yetişmesinden sonradır. Temiz ahlaklı olmasından sonradır. Namuslu olmasından sonradır. Gayretli, dürüst, takva ehli olmasından sonradır.

Hepsi aldatma!

Allah-u Teâla hazretleri her şeyi çok iyi biliyor. İnsanın gönlünü en iyi biliyor. İhlaslı olan, riyasız olan, hâlisâne olan ameli kabul ediyor. Tasavvuf ihlas yoludur. Böyle olursa insan islama hizmet eder. Kâmil insan olmaya muvaffak eylesin. Kâmil insan olupta kemalli güzel ameli saliha işlemeye muvaffak eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA