İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu, Namaz, Son Sözleri

01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu, Namaz, Son Sözleri
Günün Sohbeti

01.06.1980 - Peygamber Efendimizin Uykusu, Namaz, Son Sözleri

30.07.2026
10 dk 24 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

el-Hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîren tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğî li celâli vechihî ve li azîmi sultanih. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ecmrîne't-tayyibine't-tahirîn

Emmâ ba'd.

Kâne yenâmü hattâ yenfüha sümme yekûmü fe-yüsallî ve lâ yetevedda'.

"Peygamber Efendimiz uyurdu, nefes alışları muttarip hâle gelirdi."

Solukları belli olacak şekilde uyuyormuş.

Sümme yekûmu. "Sonra kalkardı." Fe-yüsallî ve lâ yetevedda'. "Namazı kılardı, abdest almaya lüzum görmezdi."

Bu şöyle izah edilmiş:

En yütimmû salâtehû bi enne ayneyhi yenâmâni ve lâ yenâmu kalbühû ve min hasâisihî enne vudûehû lâ yenkudu bi'n-nevm.

Bu okuduğum izah. Hz. Âişe anamızdan, Âişe-i Sıddıka validemizden böyle rivayet edilmiş. Allah şefaatine erdirsin.

İzahta demek istiyor ki;

"Peygamber Efendimiz'in namaz içinde nefesi muttaripleşirdi, uyuyormuş gibi o tarzda ses duyulur olurdu. Kalkar namazı tamamlardı, çünkü uyumazdı. Çünkü onun gözleri kapansa da kalbi uyumazdı. Peygamber kalbi olduğundan, abdesti bozulmadığından namazını tamamlardı."

Peygamber Efendimiz uzun namaz kılardı, gecede iki rekât namaz kılardı. Yarı gecede bir rekâtı tamamlardı, öteki yarı gece ötekini tamamlardı. Ona uyanlar tahammül edemezdi; o Allahu Ekber diye namaza durduğu zaman kendinden geçerdi. Fâtiha'yı okurdu, Bakara sûresini okurdu, Âmene'r-resûlü'yü okurdu. Ondan sonrasına geçerdi. Arkasındaki insanlar namazı bozmayı düşünürlerdi. Ayakta durmaya tahammül edemezlerdi.

Aşktan, şevkten Resûlullah'ın salâtı, namazı böyle. Allah'ın huzurunda olmanın verdiği şevkten vakitlerin, saatlerin geçişine aldırmazdı. Kimse dayanamazdı.

Secdeye vardığı zaman; "Acaba öldü mü?" diye zevcât-ı tâhirattan merak edenler olurdu. Ayağını tutanlar olurdu. "Acaba sağ mı, yoksa vefat etti de böyle secdede mi kaldı." diye. Kıpırdayınca anlarlardı ki uyumamış, dua ediyor.

Allâhumme'rham Ümmete Muhammede rahmeten âmmeh.

O mübarek gecelerde ümmeti için böyle dua ettiğine dair rivayetler var.

Bir de insan bir yere dayanmadığı zaman uyusa da kendinden geçse de -mesela şurada namazı bekliyor, bağdaş kurmuş veya diz çökmüş kendinden geçti, hatta rüya bile gördü, uyandı, silkindi- abdesti bozulur mu?

Bozulmaz. Bir yere dayanmadığı zaman bozulmaz. Çünkü bir yere dayanmaması, abdestini muhafaza etmesinin garantili alameti oluyor. Yatmış olsa kaçırmış oluyor, kaçırır, kaçırdığının da farkına varmaz.

Ama oturarak durmak, dik bir vaziyette bir yere dayanmadan durmak, abdesti kaçacak bir çeşit hal olmamasının garantisi olduğundan büyüklerimiz bu hükmü vermişler. Efendimiz'in hâlini anlatan rivayetlerden birisini de böylece söylemiş oluyoruz.

Kâne yenzilü mine'l-minberi yevme'l-cum'âti fe-yükellimuhu'r-racülü fî'l-hâceti fe yükellimühû summe yetekaddemü ilâ musallâhü fe-y-sallî. Diğer rivayet; "Peygamber Efendimiz cuma günü oldu mu minberden inerdi, önüne birisi çıkıp bir şey sorduğu zaman cevabını verirdi, sonra geçip namaz kılardı."

Minberle cuma namazı arasında konuşmasında bir mahzur görmezdi, bir mahzuru yoktu. "Konuşabilir, ondan sonra namaz kılabilir." diye ondan rivayet edilmiş.

Ondan sonra diğer rivayete geliyoruz:

Kâne âhirü kelâmihî es-salâte es-salâh. İtteku'llâhe fî mâ meleket eymânüküm.

Hz. Ali radıyallahu anh'ten:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in ömrü nihayete erip âhirete göçmesi yakınlaşınca, vefatı zamanında, en son sözü şuydu:

es-Salâh, es-salâh. "Aman, namaza dikkat, aman namaza dikkat!"

Efendimiz'in en son sözleri; "Namaza dikkat edin!"

İtteku'llâhe fî mâ meleket eymânüküm. "Emriniz altında köleniz olan, mülkiyetinizde bulunan kimseler konusunda da Allah'tan korkun. Onlara zulmetmeyin." diye esirlerin, kölelerin hukukuna riayeti tavsiye etmiş.

Vefatından evvel, âhirete teşrifinden evvel sözleri bunlar olmuş.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Namaz dinin direğidir, İslâm'ın şiarıdır. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

"Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh deyinceye kadar, namaz kılıp zekât verinceye kadar insanlarla savaşmak bana emrolundu."

Namaz çok önemli. Kılmayanla savaşmak Peygamber Efendimiz'e emrolunmuş.

Onun için ben de bu vesile ile size şunu hatırlatmak isterim:

Namaz, Peygamber Efendimiz'in bize vefatına yakın o telaşlı zamanda en son tavsiyesidir:

"Namaza riayetkâr olun. 'Namazı terk eden, dininden çok şey kaybetmiş.' demektir, "Çok büyük tehlikede.' demektir. Ondan sonra çok daha fena durumlara düşebilir. Namazı kılın!"

Çevrenizdeki insanların, akrabalarınızın, yakınlarınızın, çocuklarınızın, aile fertlerinizin de namaza müdavim olması hususunda şu söylediğim rivayetleri hatırınızdan çıkartmayın.

Namaz kılıyor diye acımayın çocuğunuza; "Varsın uyusun zavallıcık, çok yoruldu. Okula da gidecek; kalkmasın." demeyin.

Olmaz. Orada acımıyorsun. Senin yaptığın "acımak" değil. Sen onun ateşe atılmasına razı oluyorsun. Sen onun namaz kılmayan bir insan olarak yetiştirmeye razı oluyorsun. O büyüyünce namazı hiç kılmayacak. Sen şimdi ona engel olmuyorsun.

"Kalk yavrum, sabah namazının vaktidir. Sabah namazı bu vakitte kılınır." diye onu kaldırmıyorsun, uykusunu bölmüyorsun, kıyamıyorsun ama cehenneme atılmasına razı oluyorsun.

Onun için namazın Peygamber Efendimiz'in savaş mevzusu olduğunu, namaz kılmayanla savaştığını ve en son sözünün namaz olduğunu hiç unutmayalım.

Hanımlarımız namaz kılacak; kimisi kaytarıyor, kılmıyor. Duyuyorum, biliyorum; İmam Hatip talebesi namaz kılmıyor.

Neden?

Ruh kazanamamış. İmam hatip okuluna gitmiş, ama İslâm'ın inceliklerini öğrenememiş, yüreğine İslâm'ın sevgisi yerleşmemiş, nefsini yenemiyor, şeytanı yenemiyor. Etraf da çok sıkıştırmıyor; bu onu gösterir.

Bir taraftan da ikna edeceksin:

"Bak, namaz şöyle güzeldir, Allah böyle emretmiştir. Allah'ın emrini tutmayanlar şu cezayı çekecek. Namaz kılmayan bir insan, âhirette seksen bin yıl yanarak bunun cezasını çekecek." diye cezasını öğretmek lazım.

Namaza müdavim etmeye, küçükten alıştırmak lazım. Çocuk küçükten uyanmaya, kılmaya alışsın. Ondan sonra ona mükâfât verin, para verin, hediye verin, renkli işlemeli takke alıverin, kızsa güzel başörtü alıverin, cebine para koyuverin.

"Bak, sen namazları kılıyorsun diye sana bu hediyeleri aldım" diye hediye getiriverin.

"İşlemeli seccade, bak bu senin seccaden, özel seccaden. Hadi bakalım, yavrucuğum!" diye seccade verin.

Onure edin. Gönlünü alacak şeyler söyleyin, namaza alıştırın.

Namaz dinin direğidir. Bu namaz, insanı ibadetlere bağlıyor. İbadetler insanı Allah'a bağlıyor. Böylece dünya ve âhiretin fitnelerinden, şerlerinden insan kurtulmuş oluyor. Kılmadığı zaman da şeytanın ağına düşmüş oluyor.

"Şeytan onu avlayacak, yiyecek, parçalayacak, cehenneme gitmesine sebep olacak." diye bir tehlike belirmiş oluyor. Onun için es-salâh, es-salâh "Aman, namaza dikkat, aman namaza dikkat!" demiş Efendimiz.

Âhirete göçerken bize bu tavsiyesi var.

Ondan sonra da; "Elinizin altındakilerin hukukuna riayet edin." diye tavsiye etmiş.

"Kölelerinizin hukukuna riayet edin!"

Aç bırakmayın, açık bırakmayın. İhtiyaçlarını görün, dövmeyin, sövmeyin, zulmetmeyin, haksızlık etmeyin. Hani "köle" diye Bilâl-i Habeşî radıyallahu anh'e ne zulümler yapmışlar.

Çölde ateşler yakıp sırtını bastırmışlar, işkence etmişler. "Allah'a inanma, bizim putlarımıza inan!" diye zorlamışlar. O; "ehad, ehad, ehad" "tektir, Allah tektir" diye bütün işkencelere karşı durmuş. Ebû Bekir Sıddîk Efendimiz, kat kat fazla para ödeyip onu kölelikten kurtarmış. Allah rızası için azad etmiş.

"Köledir." diye, "Karadır." diye, "Mevki makamı yoktur." diye insanlar maalesef elleri altındakilere zulmederler.

Kimse kimseye zulmetmesin. Beyler aile fertlerine, valiler belde ahalisine, devlet başkanları ülke ahalisine, kimse kimseye zulmetmesin, güç sahibi güçsüze zulmetmesin. Çünkü bir gün gelecek hak sahibi hakkını alacak.

"Boynuzsuz koyun bile boynuzlu koyundan hakkını alacak." diye büyüklerimiz bildirmiş.

O günde ana baba, evlat kardeş, karı koca birbirinden kaçacak. O günü unutmamak lazım.

Allahu Teâlâ hazretleri bizi zikriyle meşgul olan;

Ve'z-zâkirîna'llâhe kesîran ve'z-zâkirât diye methettiği, yolunda dâim, zikrinde kâim, sevdiği razı olduğu kullar eylesin.

El-Fatiha

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA