İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

01.10.1995 - Kıyamet Alametleri

01.10.1995 - Kıyamet Alametleri
Günün Sohbeti

01.10.1995 - Kıyamet Alametleri

02.06.2020
15 dk 2 sn

Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil alemin. Alâ külli hâlin vefî külli hîn. Hamden kesiran tayyiben mübarek fih. Hamden kemâ yenbeğî li celâli vechihî ve li azîmi sultanih. Hamden lâ ahire li kâlihî illâ rıdâ. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahü bi ihsânin ilâ yevmi'd-dîn.

Emmâ be'd.

Lâ tekûmü's-sâatü hattâ yezhera'l fuhşu ve't-tehaffuş. Ve sûu'l câri ve katîatü'l erhâm ve hattâ  yuhavvene'l emînü ve yü'temene'l hâinü.

Lâ tekûmü's-sâatü

"Kıyamet kopmayacak; -şunlar, şunlar olmadıkça- kıyamet kopmayacak."

Şu canım elinde olan Allah'a yemin olsun ki şunlar şunlar olmayınca kıyamet kopmayacak. Önce bunlar, bunlar, bunlar olacak, şu sayılan şeyler olacak da kıyamet ondan sonra kopacak, bunlar olmadan kıyamet kopmayacak."

Demek ki kâinatın kaderinde bu işler var. Kâinatın kaderi var. Kıyametin saati var.

"Kıyamet" demiyor, ne diyor?

Lâ tekûmü's-sâatu. "Saat ayağa kalmaz; yani kopmaz." diyor.

"Saat" dediği "kıyametin saati" yani "o feci olayların olacağı zaman" demek. Aslında şu duvardaki şeye de "saat" derler.

Kemi's-sâa?

"Saat kaç?"

Saat kelimesini Araplar bizim kullandığımız gibi kullanır ama bir de; es-sâa deyince -elif lam'lı belirli, belirleme takısıyla beraber kullanınca- "kıyamet, kıyametin kopacağı zaman, âhir zaman" demek olur.

"Şunlar şunlar olmadıkça kıyamet kopmaz."

Neler olacakmış?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yeminle söylüyor.

Hattâ yeshare'l-fuhşu ve't-tehaffuş. "Fuhşiyat yayılacak, zahir olacak."

Ne demek?

Eskiden gizli oluyordu; millet korkuyordu. Müslümanlardan, kadı efendiden, subaşından, zabitten, emniyeti tesis ve teminle görevli görevliden, kanundan korkuyordu, yapamıyordu.

İçki alenen içiliyor muydu?

Yasaktı, yoktu, içilmiyordu.

Zina alenen yapılıyor muydu?

Yasaktı, yoktu. Yapan cezasını bulduğundan yapılmıyordu. Yapılırsa gizlice yapılıyordu, fırsat kollanarak yapılıyordu.

Rıza Tevfik Bölükbaşı'nı Ramazan'da yemek yerken yakalamışlar. Şair; hece vezniyle çok güzel şiirler yazmış, edebiyat kitaplarına girmiş bir adam. Yakalamışlar.

Niye Ramazan'da yemek yiyorsun? Niye oruç tutmuyorsun?" diye yakalamışlar.

"Ben yahudiyim." demiş.

İbranice biliyormuş, Yahudiler gibi konuşarak zabitlere;

"Ben yahudiyim." demiş.

Bakmışlar bu gayrimüslim; bırakmışlar. Çünkü Müslüman olmayınca;

"Ramazan'da oruç tut." diyemiyorlar.

Yanındaki adamı yakalamışlar;

"Sen niye oruç tutmuyorsun?"

O bir şey diyememiş; kendisini kurtaramamış.

Rıza Tevfik;

"Niye böyle zorluyorsunuz?" demiş

"Bizim dinimizde Ramazan'da oruç tutmak farz; bu farzı yerine getirmeyenlere böyle yapıyoruz." demişler.

"Ben sizin dininizi çok sevdim, beğendim. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh şimdi müslüman oluyorum ama bir ricam var. 'Bunu salıverin, bu sefer cezalandırmayın.'" demiş.

Ondan sonra zabitler gitmişler, adama dönmüş;

"Bak" demiş, "Yahudi oldum, kendimi kurtardım. Müslüman oldum, seni kurtardım. Bir daha böyle alenen günah işleme!" demiş, göndermiş. Kitaplarda böyle bir şey okumuştum.

Gizli yapılıyordu. Doğrudan doğruya yapılmıyordu.

Burada ne diyor?

Hattâ yazhare'l-fuhşu fe-t-tefahhuş. "Fuhşiyat aleni yapılmaya başlayacak."

Kimse kimseden korkmuyor.

"Sana ne? Benim keyfim böyle istiyor." diyor.

Adamı yakalıyorsun;

"Sana ne?" diyor.

"Alan razı, veren razı. İki taraf da razı olduktan sonra sana ne?" diyor. Polis de "Allah Allah!" diyor, şaşırıp kalıyor.

Şimdi ben buna ne diyeyim?

Kadın komşuları ayartmak için evin içinde çıplak geziyormuş, perdeleri de açıyormuş; kötü kadın. Çırılçıplak geziyormuş. Onun için komşular polise şikayet etmişler. Polis gelmiş;

"Size ne? Evimde istediğim gibi gezerim." demiş.

Allah Allah! "Evin içinde giyinik gezecek." diye bir kanun var mı? Polis şaşırmış.

Eskiden böyle oyunlar sökmezdi; yapamazdı. Gizliydi; yapanlar da azdı. Çok edepsiz, şeytana çok uymuş insanlar yapıyorsa bile toplumun diyelim binde biri yapıyordu.

Ne yapalım? Herkes nefsine hâkim olamıyor, herkes Allah'ın sevdiği kul olmayı başaramıyor. Kendi ettiğini bulacak; ama şimdi öyle değil.

"Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin olsun ki edepsizlik, kötülük, âşikâre olmayınca kıyamet kopmaz."

Hem de bunu ısrarla yapmak; tefahhuş.

Ve sûü'l-câr.

Câr Arapça'da "komşu" demek. Câr, çoğulu cîrân geliyor; "komşular" demek.

Ne demişler?

El-câru kable'd-dâr.

"Ev almadan evvel komşu al."

Dâr "ev" demek. Evden evvel komşu.

"Ucuz satılıyor."

Neden ucuz satılıyor?

Bak bakalım! Mahalle nasıl bir mahalle?

Kötülük alenileşecek; edepsizlik, çirkin işler, fuhşiyat, artacak, meslek hâline gelecek, ısrarla yapılabilecek hâle gelecek. Manzara böyle olacak.

Sonra;

Sûu'l câr

"Kötü komşular artacak.

Allah Allah! Eski müslümanlar bu hâle şaşırıyor. Müslüman olmasa bile komşuluktan dolayı "komşuluk hakkı" vardır. O yahudi, sen müslüman. O hristiyan, sen müslüman bile olsan, komşuluk hukuku vardır.

Demek ki bu töre de bozulacak. İslâm'ın o güzel hükümleri çiğnenecek, kötü komşuluk yapan insanlar çıkacak. Ortaya kötü komşular çıkacak.

Allah Allah!

Ve kâtiatü'l erhâm. "Akrabalık bağlarını koparıp akrabalarıyla küsüşüp akrabalarıyla sıla-i rahim yapmayan, ilgisini kesen insanlar türeyecek."

Bu âdet de çıkacak. Halbuki sıla-i rahim; akrabalarla ilgi, sevgi, yardım vesairenin devam etmesi de çok önemli.

Hatta Peygamber Efendimiz;

"Sıla-i rahim ömrü arttırır." buyuruyor.

Yuammirne'd-diyâra ve yezidne fi'l-a'mâr.

Beldeleri mamûr hale getirir, insanların ömürlerini artırır.

Sadaka vermek, bir. Akrabayla sıla-i rahim yapmak, ilgiyi devam ettirmek, iki.

Çok önemli!

Sıla-i rahim çok önemli işlerden birisi.

Ne yapacaksınız?

Dayı, amca, yenge, hala, yeğen, akraba vesaire kimseleri kollayacaksınız, onlara gidip geleceksiniz. Takip edeceksiniz, yardım edeceksiniz, hizmet edeceksiniz, fakirse para vereceksiniz, hastaysa tedavi ettireceksiniz.

Neden?

Akraba, akrabalık bağları çok önemli, fevkalade kıymetli! Âhir zamanda o da gidecek, o da yok olacak. Bu bağlar kesilecek, koparılacak.

Kâtiatü'l-erham.

"Akrabalık bağlarının koparılması" ortaya çıkacak. Adam amcasını saymıyor, takmıyor. Babasıyla ilgiyi kesiyor, teyzesine uğramıyor, kardeşini aramıyor, eniştesine düşman vesaire.

Neden?

İncir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden veya sebepsiz.

"Bozuluyorum efendim, sevmiyorum. Bakışı hoşuma gitmiyor. Mirasta bana şöyle yaptı. Bana böyle dedi."

Bırak bunları! Allah; akrabalık bağlarını kuvvetli tutmayı, bu bağa riayet etmeyi emrediyor, seviyor.

Yap! Ufak tefek hesapları bırak.

Yunus Emre'nin sözü çok güzel:

Nazar eyle ituru,

Bazar eyle götürü.

Bırak öyle ıncık boncuk, ufak tefek işleri; toptan düşün, ana hatlarıyla düşün. Bırak küçük şeyleri.

"Hocam! Ben gidiyorum, gidiyorum da o gelmiyor. Ben kapısını çalıyorum da açmıyor, ben elimi uzatıyorum da reddediyor."

Tamam,! Günah onda; ama bir defayla bırakma, sen yine vaziyeti düzeltmek için gayrete devam et. Yine hediye gönder, yine git, yine tebrik yaz. O reddettiği için günah onda.

Demek ki kıyamet alametlerinden birisi de neymiş?

"Akrabalık bağlarının hiçe sayılması, koparılması."

Adam bayramda uğramıyor; hacca giderken helalleşmeye gidiyor. Diğeri hakkını helal etmiyor. Baba evladına hakkını helal etmiyor.

Hatta yuhavvenü'l-emîn ve yü'temenü'l-hâin.

"Kıyametin yaklaştığının, âhir zaman olduğunun alametlerinden birisi de nedir?

Öyle olacak ki;

Yuhavvenü'l-emîn

"Emniyetli, güvenilen insan hain sayılacak. Hainmiş gibi muamele görecek

Yü'temenü'l-hâin.

"Hain insan da itimatlı kimse sayılacak."

Allah böyle şeyleri sevmez!

Ne yapar?

Cezalandırır; milleti cezalandırır, toplumu cezalandırır, başına bela sarar. Allah saklasın! Sonra iyi insanlar dua eder de bela kalkmaz. Milletin başına toptan bela sarar.

Bir bela sarar sana; Suriye'den, Irak'tan, Hint'ten, Bağdat'tan, Yemen'den gelir, başına bela olur

Neden?

Gönderen Allah. Başına belayı salar, elin belalısını başına salar. Belalı az değil ki Kuzey'de Rus, Batı'da Bulgar, Rum var.

Batılılar İstiklâl harbinde onları başımıza salmadı mı? Balkan harbinde bütün Sırplar, Bulgarlar, hepsi birleşip Balkanlar'da çarpışa çarpışa İstanbul'a kadar dayanmadılar mı?

Nasıl oldu bunlar?

Allah müsaade etmeseydi olmazdı.

Eskiden küçücük bir orduya Allah büyük zafer veriyordu. Neden? Çünkü mü'min insanlardı, Allah'ın sevdiği kullardı. Sen Allah'ın sevmediği işleri yap yap başına işte öyle belalar gelir.

Âhir zamanda ne olacakmış?

Yuhavvenü'l emîn

"Emniyetli insan hain muamelesi görecek, sevilmeyecek, istenmeyecek, tehlikeli görülecek, hapse tıkılacak vesaire vesaire....

Ve yü'temenü'l-hâin

"Hain insana da işler güçler verilecek, emniyet edilecek, emanet edilecek, memleketin kaderi onun elinde olacak veya filanca müdürlük veya filanca müessese veya devletin, milletin filanca parası pulu böyle kimselerin elinde olacak. Yani kurda kuzu emanet edilecek, işler değişecek."

Bu, kıyamet alametlerinden biridir.

Öyle olmuş mudur?

Bu devir böyle midir?

Aşağı yukarı olmuştur. Aşağı yukarı bütün dünyada; hadîs-i şerîflerde söylenilen, kıyametin kopmasından evvelki acayip değişikliklerin, çirkinliklerin, kötülüklerin hepsi olmuştur.

Nasıl kopar kıyamet?

Muhterem kardeşlerim!

Birden kopar. Öyle aniden kopar. Çarşıda alışveriş yaparken kopar; adam malı alır da parasını ödeyemez. O kadar ani gelecek.

Yâsîn sûresinde ne diyor?

Ve hüm yahissimûn.

"Birbirleriyle muhasama edip çekişip dururken, uğraşırken, günlük hayatın koşturmacası içinde pattadak gelir kıyamet, aniden!"

Lâ te'tîküm illâ bağteten.

"Kıyamet size ansızın gelecek."

Yarın olur, öbür gün olur, beş sene sonra olur, şu olur, bu olur derken pattadak geliverir.

"Hocam! Ağzını hayra aç!"

Tamam! Allah uzun ömür versin, mutlu ömür versin. İyilikler hâkim olsun, dünyanın hayatı daha devam etsin, kıyamet kopmasın. Hepimiz korkuyoruz.

Kıyamet ancak şerli insanların başına kopacak, kıyametten evvel iyi insanların hepsi ölecek; kötüler kalacak. Tamam! Geç bir zamanda olsun ama alametleri belirdi.

Nerede İslâm, nerede âyetler hadîs-i şerîfler, nerede ahlâk edep, nerede bugünkü durum?

Kalmadı.

Kız çocuk, anasını babasını takmıyor; çete reisi gibi. Eskiden sokakta kız gördün mü âciz naçiz sanırdın. Ne mâlum? Belki çetenin reisi! Değişti.

Allah yanlıştan dönmeyi nasip eylesin! Allah bizi İslâm'ı öğrenip İslâm'a gönül veren, rızasına uygun yaşayan, başka insanlara faydalı işler yaparak hayırlı, verimli, sevaplı, faydalı, güzel bir yaşamla yaşayıp ömrünü böyle hayırlı yolda geçiren kimselerden eylesin!

 

Cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA