İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

03.07.1994 - Bizim Yolumuz En Doğru Yol

03.07.1994 - Bizim Yolumuz En Doğru Yol
Günün Sohbeti

03.07.1994 - Bizim Yolumuz En Doğru Yol

03.10.2026
8 dk 6 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn alâ külli hâlin ve fî-külli hîn. Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Hamden kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve-li azîmi sultânih. Hamden lâ âhire li-kâilihî illâ rıdâhu. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihi ve men tebiahü bi ihsânin ilâ yevmi’d-dîn.

Emmâ ba'd.

Biz hayatın her dalındaki faaliyetleri yapmalıyız. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Medine-i Münevvere'de neler yaptıysa, bu saydığım maddeler neler ise hepsinde faaliyet göstermeliyiz. Çünkü bunların hepsi, insanoğlunun Allah-u Teâlâ hazretlerine hâlisâne ibadet etmesi için gerekli çevreyi ve şartları hazırlayan faaliyetlerdir.

Askeri faaliyet olmasa müşriklerin ve kâfirlerin hücumlarından İslâm'ın hiçbir ahkâmını uygulamak ve yaşamak mümkün olmayacak. Binâenaleyh o şarttır.

Kültürel çalışmalar, eğitim çalışmaları olmasa; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in Mescid-i Saadeti bir üniversite gibi çalışmasa, Kur'ân-ı Kerîm, hadîs-i şerîf, fıkıh ve diğer bilgiler gece gündüz, 24 saat öğretilmese İslâm öğrenilmez, başkalarına nakledilmez, tebliğ edilemezdi.

Ekonomik faaliyetler olmasa; insanoğlunun büyük bir ihtiyacı karşılanmamış olurdu.

Hukuki çalışmalar olmasaydı; düzen olmazdı.

Binâenaleyh bunların hepsini biz yapmalıyız. Kalem kalem, madde madde bunları düşünerek yapmalıyız. Çünkü bunlar İslâm'ın payidar olması için şarttır, gereklidir, lüzumludur. Bunları ihmal ettiğimiz zaman İslâm'ı yaşatmamız mümkün değildir. O bakımdan biz de Peygamber Efendimiz'in bize devretmiş olduğu, bırakmış olduğu vazifeleri kendi çağımızda, zamanımızda devam ettirmekle görevliyiz. Bunları yapmaya çalışacağız.

Fakat adeta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bambaşka bir tarzda yetişmiş bir toplumun içinden çıkıp da İslâm'ı o topluma kabul ettirdiği gibi, biz de gayri İslâmî bilgilerle kafası ve gönlü tamamen karışmış olan insanlar arasında İslâm'ı anlatmaya çalışıyoruz. Durumumuz bu!

Bizim çevremizde de bir cahiliye toplumu var. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in çevresinde olduğu gibi. Bizim çevremizde de bir gafil topluluğu var. Gümüşhanevî Hocamız buyurmuştur ki:

"Bizim hadîs kolleksiyonumuzu dikkatle okursanız kısa zamanda muhakkak bir alım olursunuz."

Aynı sözü bazı kimseler hatırlayacaktır. Bizim yolumuzun -müslümanın yolunun- şeriatin  çizgisinden kaymaması için emniyet hadîs-i şeriftedir. Ona ancak hadîs-i şerîfe sarılarak, hadîs-i şerîf yolunda yürüyerek, takva yolunu yol edinerek ihlas ile hareket ederek ulaşabilirsiniz.

Onun için bizim yolumuz Allah'a hamdü senâlar olsun ki tahsis-i nimet sadedince söylüyorum:

Biz tasavvufa karşı, dine karşı, millî kültürümüze karşı, tarihimize karşı her türlü ileri geri, abuk sabuk, düşmanca sözlerin söylendiği ortamda yaşadık. Her türlü zehirli şerbeti bize sundular. Biz o şerbetlerin tatlarını tattık ama yutmadık. Dilimiz o tatları biliyor. Biz bütün bu çeşitli yollar arasında bu yolu benimsemişsek elhamdülillah bu büyük bir nimettir. Ecdadımız da öyleydi muhterem kardeşlerim.

Ecdadımız da; Orta Asya'dayken Budizm'i biliyorlardı, Konfiçyünizm'i biliyorlardı, Brahmanizm'i biliyorlardı, Totemizm'i biliyorlardı, Şamanizm'i biliyorlardı, Yahudilik'i biliyorlardı, Hristiyanlık'ı biliyorlardı. Hatta Türklerin bir kısmı eski devirlerde yahudi olmuştu. Bir kısmı Hazar Denizi'nin kuzeyinde hıristiyan olmuştu. İncil'le ilgili, Hristiyanlık'la ilgili en eski Türkçe metinler Kodeks Komenikus (Codex Cumanicus) denilen Hristiyanlık metinlerini ihtiva eden bir eserdir. O Gagavuz Türkleri dediğimiz kollar Hıristiyanlığa da aşinâ olmuşlardır. Bizim dedelerimiz İran'ı bildiği için Şiîliğide biliyorlardı.

Binâenaleyh bütün hak ve bâtıl dinleri, bütün hak ve bâtıl mezhepleri ve bütün itikatları görüp bunların içinden ehl-i sünnet yolunu seçmeleri, takvâ yolunda yürümeleri ve tasavvufa sarılmaları ecdadımızın büyük başarısıdır -rahmetullahi aleyhim ecmaîn- ki biz onların arkasından rahatlıkla bu yolda yürüyoruz. Kendimiz bir seçme zahmeti çekmeden doğru yolda gelmişiz. Ve onlar Orta Asya'daki eserleri incelersek görüyoruz ki işte Abdullah b. Mübarek hazretlerinden, hatırınızda bir misal olarak belirebilir.

Bizim ecdadımızın yaşadığı yerlerde İslâmî ilimler zirveye çıkmıştır. Fıkhın en yüksek üstadları, hadisin en büyük alimleri, itikadın en ileri gelen isimleri hep o bölgelerde yetişmiştir. Bizim ecdadımız, İslâmî ulûmların profesörlüğünü yapmış. Değil yüksek tahsilini, değil masterını, doktorasını, doçentliğini, ordinaryus profesörlüğünü yapmış büyük müçtehidlerin yaşadığı sahalarda onların tercihlerini görerek yetişmiş ve gelmişlerdir. Bu bize büyük bir mirastır, çok büyük bir avantajdır. Allah-u Teâlâ hazretlerine hamdu senâlar olsun.

Biz bu yolda yürürken, burada da şu çağın içinde de böyle sünnet ehli olmak, ama sünnet ehli olmakla beraber irfan yolundan da uzak bulunmamak gibi bir meziyete sahibiz.

Bugün ifrat ve tefrit dediğimiz çizgilerde pek çok insan vardır. Ya modernize akımlarla onlara kapılmış, kafaları dolmuş insanlar tasavvufu inkar ediyorlar.

Tasavvuf; takva yoludur, ihsan yoludur, ihlâs yoludur, Kur'an-ı Kerim yoludur, nefsi tezkiye etme yoludur, ahlâkı güzelleştirme yoludur.

Vehhabi üniversitelerinde okunduktan sonra, Mısır'da okuduktan sonra selefilik diyebileceğimiz birşeyle tasavvufî gerçekleri inkar ediyorlar. Dinin aslına sarılmak namına, dinin onda dokuzunu -yüzde doksanını- inkar ediyorlar; dinin aslından o kadar uzaklaşıyorlar.

Ya da; ananevî yolu takip ederek bütün öteki cereyanlardan bi-haber şekilde tavırları ve hareketler itibariyle dini uyguluyorlar.

Şunu vurguluyorum; Allah'a sonsuz hamdü senâlar olsun ki bizi Kur'ân-ı Kerîm yolunda, takvâ yolunda, tam olan bir yolda, ifrat ve tefritten uzak, dinin özüne, temel çizgilerine tamamen mutabık bir yolda yürüyen bir cemaat eylemiştir Allah-u Teâlâ hazretleri.

Ben bunu, "Kıyamete kadar daima hakkı tutan, hakkı destekleyen bir taife mevcut olacaktır. Onlara yardım etmeyen, çelme takmaya çalışan insanların onlara zararı olmayacaktır. Kıyamet kopuncaya kadar böyle iyi insanlar bulunacaktır." hadîs-i şerîfinde bahsedilen taife olmamızı temenni ediyorum, umuyorum.

Allahu Teâlâ hazretleri, tevfîkini cümlemize refîk eylesin. Sevdiği, razı olduğu amelleri işlemeye muvaffak eylesin. Hulâsâ-i meâl; işin sonunda sevdiği kul olmayı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulları olarak varmayı nasip eylesin. Cennetine cemaliyle müşerref olmayı nasip eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA