İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek

08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek
Günün Sohbeti

08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek

07.11.2026
11 dk 42 sn

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekatüh

Size görevinizi hatırlatan müjdeli bir hadîs-i şerîfle başlamak istiyorum. Hz. Âişe-i Sıddîka validemizden Deylemî rivayet eylemiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;.

Men serrehu en yelkiyallâhe ğaden râdiyen fe'l-yüksere's-salate aleyye.

"Kim yarın -kıyamet koptuğu zaman, bu dünya bittiği, âhiret hayatı başladığı zaman- Aziz ve Celil olan Allahu Teâlâ hazretlerine razı olur bir vaziyette kavuşmak, onun huzuruna razı bir vaziyette gitmek isterse bana salât ü selâmı çok eylesin."

Burada razı olan kim?

Kul, Allah'a, razı olduğu halde gitmek isterse -Allah'ın kendisine verdiği nimetleri, ikramları görünce razı olacak- böyle bir vaziyette Allah'a kavuşmak isterse Peygamber Efendimiz'e salât ü selâmı çok etsin, mânasına gelebilir. Aynı şekilde Allah kendisinden razı olduğu bir şekilde Allah'a kavuşmak isteyen… mânasına da gelebilir. İkisi de güzel.

Allah kuluna çok nimetler, mükâfatlar veriyor; kul hoşnut ve razı oluyor, vaziyetten son derece hoşlanıyor, böyle bir vaziyette Rabbine kavuşmak için Peygamber Efendimiz'e salât ü selâmı çok getirmesi lazım. Bu çok güzel! Allah kendisinden razı olduğu bir şekilde Allah'a kavuşmak isterse Peygamber Efendimiz'e salât ü selâmı çok etsin, diye alırsak bu mâna da çıkabilir bu Arapça cümleden; ikisi de mümkün. Râziyen; yâ Allah kendisinden razı ya kendisi Allah'tan razı, mânasına gelebilir. İkisi de güzel.

Hz. Âişe validemizin bize müjdelediği bu güzel hadîs-i şerîfin yorumuna geçelim.

Biz de Allah'a; O bizden razı vaziyette yahut biz O'nun verdiği nimetlerden, mükâfatlardan, âhiretteki lütfundan razı vaziyette kavuşmak istiyorsak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e çok salât ü selâm eyleyelim.

Cuma günü salât ü selâmı daha çok etmek hakkında Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfleri var. Zaten her zaman salât ü selâm getirmek Allah'ın bize Kur'ân-ı Kerîm'de âyet-i kerîmeyle emrettiği bir emir. Ama özellikle cuma günleri Peygamber Efendimiz'e salât ü selâmı çok getirmek gerektiği dinî bir emir.

O bakımdan salât ü selâmı çok edin; elinizde tesbih, dilinizde salât ü selâm. Peygamber Efendimiz'e sevginizi, saygınızı, bağlılığınızı ifade eden, onun da size şefaat etmesini sağlayacak olan salât ü selâmı çok eyleyin diye size dünyada, âhirette fayda sağlayacak müjdeli bir konuyu hatırlatmakla başlamış oldum. Zaten bir insanın Peygamber Efendimiz'in anıldığı bir yerde, adının geçtiği yerde ona salât ü selâm getirmesi lazım, getirmezse burnu yerde sürter. Dünyada, âhirette durumu iyi olmaz.

Peygamber Efendimiz'i bütün müslümanların kendisinden, ana-babasından, evlatlarından, bütün insanlardan daha çok sevmesi gerekiyor. Çünkü gerçekten güzeller güzeli, zaten âşık olunacak, sevilecek bir insan. Ama ayrıca bu güzelliğin ötesinde bir gerçek var ki; İslâm dininin bütün inceliklerini Resûlullah'tan öğreniyoruz. Kur'ân-ı Kerîm Resûlullah'a inmiş ve Kur'ân-ı Kerîm'i en iyi anlayabilen, en derinden yaşayan ve en güzel uygulayan Peygamber Efendimiz. Ve o bakımdan Peygamber Efendimiz'i sevmek, tanımak, onun hadislerini okumak, sünnetlerine âşinâ olmak, onun yolunda yürümek Allah'ın sevgili bir kulu, mükemmel, olgun, kâmil bir insan olmak için, çok iyi bir kul olmak için vazgeçilmez bir yol. Vazgeçilmez, ikincisi olmayan tek yol olduğu için müslümanlarda Peygamber Efendimiz'e sevgi saygının çok derin olması lazım.

Çocuklarımızı da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e sevgi duygusu ile yetiştirecek her türlü tedbiri [almamız], eğitimi yapmamız, sağlamamız gerekiyor. Çocuk Peygamber Efendimiz'i tanıyacak, sevecek, çok sevecek, çok candan sevecek Peygamber Efendimiz'in sünnetine bağlanacak; birinci hadîs-i şerîf bu.

Cuma gününde salât ü selâmı çok edelim. Her zaman çok salât ü selâm getirelim diye hatırlattığım bir konu.

Size nakletmek istediğim müjdeli hadîs-i şerîflerinden ikincisi Abdullah b. Ömer radıyallahu anhümâ tarafından rivayet edilmiş, Taberanî'de var. Peygamber Efendimiz'in müjdesi şöyle:

Men selleme ala işrîne raculen mine'l-müslimîne fî yevme cemâaten ev ferâdî sümme mâte fî yevme zâlike vecebet lehu'l-cennete ve fî leyletihi misle zâlike.

Bu çok güzel, müjdeli bir şey. Çok hoşuma gitti. Ben kendi kendime bir karar verdim, herhalde siz de aynı kararı verirsiniz hadîs-i şerîfin mânasını dinledikten sonra.

Peygamber Efendimiz, Abdullah b. Ömer radıyallahu anhümâ'nın rivayet ettiği bu hadîs-i şerîflerinde buyuruyorlar ki;

"Kim 20 kişiye, -20 adama diyor ama bu adam da olur hanım da olur, büyük de olur küçük de olur, 20 kişiye veyahut 20 adama diyelim biz hadîs-i şerîfin tam anlamını vermek için- müslümanlardan 20 adama bir günde selam verirse;

Cemâaten ev ferâdî sümme mâte; "O 20 adam isterse bir arada olsun -siz de onlara selam veriyorsunuz- veya tek tek olsun…"

1, 2, 3, 4, 5… 20 tamamlarsınız rakamı…

Sümme mâte fî yevme zâlike; İnsanın bir eceli var, vadesi yetti diyoruz. "20 adama selam vermiş bu güzel işi yapmış olarak o gün vefat ederse" vecebet lehu'l-cennete; "Cennet ona vacip olur. Mutlaka cennete girer." Ve fî leyletihî misle zâlike; "Bir gecede 20 kişiye selam verirse aynı şekilde aynı mükâfata erer."

Şimdi ben çok iyi anlıyorum; hadisi rivayet eden Abdullah b. Ömer radıyallahu anh'ın çok önceden bir menkıbesini dinlemiştim. Bir arkadaşına buyurmuş ki;

"Gel seninle çarşıya pazara gidelim!.."

"Ey Ömer'in oğlu! Ben senin halini, huyunu bilirim. Nasıl bir insan olduğunu tanıyorum. Sen çarşıyı pazarı pek sevmezsin. Çarşıda hileli tartılar, ölçmeler olur, yalan yere yeminler olur, aldatmacalar olabilir; dinî bakımdan güzel olmayan şeyler olabilir. Şeytan oralarda çok dolaşır. Onun için sen çarşıyı pazarı pek sevmezsin ama niçin çarşıya pazara gitmek istiyorsun?" diye sormuş.

Merak etmiş yani bu iştiyakı. Neden? Sevmediği bir yer olduğu halde. Niye çarşıya gitmek istiyor? O da demiş ki;

"Orada insan çoktur; selam verir, sevap kazanırız." buyurmuş.

Şimdi bu rivayet ettiği hadiste de biraz daha önümüz aydınlanıyor. Demek ki 20 kişiyi tamamladı mı bir insan… Tabi bu sokakta olmayabilir. Medine'nin o zamanki nüfusunu düşünelim. İnsanlar o zaman belki şimdiki gibi izdihamlı kalabalık değil, sokaklarda çok yürümüyorlar ama çarşı pazarda o insanları bulmak mümkün. Demek ki 20 rakamını yakalamayı düşünüyor, çarşıya pazara gidiyor. Tabi selama bu kadar mükâfat verilmesi belki biraz dikkatinizi çekmiştir, garipsemişsinizdir.

Neden?

Selam tanışmayı, tanışma muhabbet etmeyi, dost olmayı, dost olmak da güzelce, dostça, güzel işler yapmayı sağlıyor ya kademe kademe; onun için selam güzel bir başlangıç, güzel bir kapı. Bir yolun başlangıcı, yolun sonu çok güzel bir noktaya gidiyor. Onun için mükâfatı, sevabı çok fazla. Onun için biz bu selama müslümanlar olarak çok değer veririz.

Tanımadığımız insana da selam veririz biz. Ben Almanya'ya gittiğim zaman Almanlarda da -belki Türkler'den etkilenmedir, bilmiyorum- gördüm. Apartmanda merdivenlerden iniyoruz, tanımadığım bir Alman bana selam veriyor. "Bu yabancı." demiyor. Giyinişimizden, kuşamımızdan, dış görünüşümüzden belli. Onlara da din adamları belki "selamlaşın" diye tembihlemişler. Herkes yolda, tanımadığı kimseye bile selam veriyor. Bu bizim dinimizde İslâm'da çok önemli bir şey.

Peygamber Efendimiz "Tanıdığınız, tanımadığınız kim olursa olsun selam verin." diyor. Tabi selam bir dua. Çok derin bir dua. İnsan bir selam verdiği zaman sadece bir merhaba demiş olmuyor. Selam sözünün derin mânası âhirete kadar gidiyor. O insanın cennetlik olmasını, cennet nimetlerine ermesini istiyoruz, o mânaya da geliyor. Dârusselâm olan Selam diyarı, yurdu olan cennete girmesini de, Allah'ın selametliğine ermesini de, Allah'ın selamına mazhar olmasını da temenni etmiş oluyoruz. Aslında biz bir insana "Selam olsun sana!" dediğimiz zaman çok derin bir mânası var. Başka kelimelerle bu mânayı sağlamak mümkün değil. Bu hadîs-i şerîf; müjdeli, çok güzel bir hadîs-i şerîf.

Bunu okuyunca ben de "Bu hadîs-i şerîfi uygulayayım." diye kendi kendime karar verdim. 20 kişiyi nasıl tamamlayabilirim, diye kalabalıklara gitmem lazım. Bütün herkese selam vermem lazım ki dostluk, muhabbet, ahbaplık, kardeşlik, sevgi, saygı böylece toplumda yayılmış olur, tabi ki çok güzel bir âdet.

Dilerim ki Allah sizi çok çok sevaplara mazhar eylesin, çok büyük mükâfatlara erdirsin. Hem bu dünyada mutlu, gönlünüzce şen ve esen -ama Allah'ın yolunda şen ve esen- olarak yaşayın hem de âhirette Allahu Teâlâ hazretleri sizi sevdiği, razı olduğu kulları arasına alsın. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin, çoluk-çocuğunuzla, büyüklerinizle, akrabalarınızla, dostlarınızla sevdiklerinizle beraber.

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekatüh.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA