İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

09.05.1997 - İslamın Diğer Dinlerden Üstünlüğü

09.05.1997 - İslamın Diğer Dinlerden Üstünlüğü
Günün Sohbeti

09.05.1997 - İslamın Diğer Dinlerden Üstünlüğü

08.09.2026
15 dk 3 sn

el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ecmaîne't-tayyibîne't-tâhirîn.

Emmâ ba'd:

Muhterem kardeşlerim!

İslâm dinini biliyoruz. Bir insan kısaca; eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûluhû derse bu dine girer. Mesela bir İsveçli İslâm'ı merak ediyor, inceliyor, İslâm'a girecek; ne yapması lazım?

Eşhedü en lâ ilâhe illallah desin, "Ben Allah'ın bir olduğunu; şerîki, nazîri, eşi, benzeri olmadığını kabul ediyorum. Doğru olan budur." desin, "Muhammed-i Mustafâ da O'nun resûlüdür, elçisidir, onu bize Allah göndermiştir, O'nun peygamberi olduğunu tasdik ediyorum." desin; tamam, müslüman olur.

Bu icmâlî imandır. İcmâlî, "çok özet bir şekilde" demek. Müslüman oldu, İslâm gemisine bindi, kendisini kurtardı, uçuruma düşmekten kurtuldu. Tamam...

"Allah bir, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem O'nun elçisi."

İslâm bu.

Peki, İslâm'ın teferruâtı ne, amacı ne, sonucu ne? Bu din ve bütün dinler, ne yapmak istiyorlar? "Din" diye bir içtimâî teşkilat niçin var, niçin olmuş? Asırlar boyu, insanlığın ilk çağlarından beri niye böyle bir yol var? Bu yolun özellikleri nedir? Din nedir? Dinlerin amaçları nelerdir? İslâm dini bu dinlerin içinde hangi noktadadır?

Bu soruların cevaplarını biz müslümanlar biraz bilebiliriz. Çünkü Türkiye'den geldik, az çok İslâm'la ilgili kitaplar okuduk. Annemiz babamız bizi yetiştirdi, bu hususta bizi bilgilendirdi. Allah onlardan razı olsun. Biz de biraz İslâm'ı biliyoruz. Bir hoca kadar bilmesek bile kendimize yetecek kadar biliyoruz. İbadet diye emredilen şeyleri yapıyoruz.

Bu İslâm'ın içinde tasavvuf diye de bir şeyden bahsediliyor. Bazısı da bu tasavvufu çok seviyor. Hayran, bağrı yanık âşık... "Yunus" deyince yüzünde tebessümler yayılıyor. "Mevlânâ" deyince kalbi sevgi doluyor. Böyle meşhur mutasavvıfları, tasavvuf yolunun büyüklerini duyduğu zaman çok seviniyor, memnun oluyor. Onlarla ilgili konular olursa ilgiyle takip ediyor.

Tasavvufun taraftarı var, hasımları var; sevenler var, kızanlar var; müdafaa edenler var, tenkit edenler var...

"Ya Allah aşkına, bu işin aslı esası, özü nedir? Hocam sen ilâhiyat fakültesi profesörüsün, şu işi bir bilelim bakalım. İslâm'ı bilelim, İslâm'ın içinde tasavvufun yerini, konumunu, durumunu bilelim. Biz de senin anlattıklarına göre bir sonuca varalım."

Tabii, şu ana-temel sözü söylememiz lazım:

Biz müslümanız.

 "Müslümanız" dediğimiz zaman biz Allah'ın birliğine inanıyoruz. Bu çok önemli! Allah bir; şerîki nazîri yok. Kâinatın, âlemlerin sahibi, rabbi Allah... Biz O'na ibadet ediyoruz, O'na inanıyoruz. el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. Âlemlerin rabbi; yerleri, gökleri, yıldızları, ayları, güneşleri, kehkeşanları yani samanyoluları, nebülözleri yaratan, bütün bu âlemin sâhib-i hakîkîsi, yöneticisi Allah'a inanıyoruz. Bunu çok candan, çok severek, çok içten bir inançla benimsemişiz. Allah için canımızı veririz. Allah bizi yarattı; canımızı veririz, malımızı veririz, her şeyimizi veririz. Bu en önemli... Allah'a, Allah'ın birliğine inanıyoruz.

"Başkaları da inanıyor..."

Hayır! İşi iyice birbirinden ayıralım, belli olsun:

God ile Allah aynı değil.

Neden aynı değil?

Çek bir hıristiyanı karşına, God dediği zaman o neyi kastediyor, sor. Maksudu ne, kastettiği ne?

O God dediği zaman Hz. İsa'yı kastediyor; benim düşündüğüm âlemlerin Rabbini düşünmüyor. Jesus -ingilizcedeki teleffauzu neyse- onu düşünüyor, "tanrı" diye ona tapınıyor.

Demek ki o benim inancımda değil, ben onun inancında değilim. Ben Hz. İsa'yı tanıyorum ve seviyorum ama onun gibi değil... O Hz. İsâ'nın tanrı olduğunu sanıyor; ben Allah'ın kulu olduğunu biliyorum. Meryem validemizin oğlu, Allah'ın kulu. Meryem validemiz de Allah'ın kulu. Çok büyük fark var. O müşrik, o Allah'a tam inanamıyor. Allah'ın kullarından bir tanesini tanrı sanıyor. Onun anası, Meryem'i de "tanrı doğuran ana" diye yarı tanrı tanıyor. Allah'ın bir meleğini, Cebrail'i de yine tanrı sanıyor. Trinite diyor, Arapçası teslis... Biz öyle şeylere [inanmıyoruz.]

Budistler Buda'ya tapıyorlar. O da olmaz. Heykelini kendileri yapıyorlar, karşısına geçip kendileri tapıyorlar. Gözümle gördüm; halının üstünde, karşısına geçti, yere secde etti...

Ben şu kâinatı yaratan, beni yaratan, şu kâinatın sahibi, bu kâinatı yöneten Allah'a inanıyorum. Bizde bu çok kuvvetli bir inanç! Çok sağlam bir inanç, en doğru inanç ve tam doğru inanç! Başkaları ile mukayese bile edilmez!

Bu bir. Biz müslümanız.

Biz bunu güzel anlatırsak bütün kâinat müslüman olur. Yani bütün dünya üzerindeki insanlara bunu güzelce anlatabilirsek hepsi müslüman olur.

Şimdi bir kısmı Müslümanlığa düşman. Niye kızıyorsun, niye korkuyorsun?

İslâm, Allah'ın razı olduğu din.

İnne'd-dîne inda'llâhi'l-İslâm.

Allah'ın sevdiği din!

Sen Allah'ın sevdiği dine niye kızıyorsun? Ne kusur gördün?

İslâm'ı biliyor musun?

Yok

Çünkü bizim gibi doğrudan doğruya açık mantıkla meseleyi ortaya koymuyorlar. Açık mantıkla yenileceklerini bildikleri için minderden kaçıyorlar, İslâm'la kapının arkasından uğraşıyorlar. Doğrudan doğruya karşısına çıkamıyorlar. Müslümanı kötü gösterme dalavereleri yapıp televizyonlarda, radyolarda, okullarda, "Kendi kültürümüzü öğretiyoruz. Örftür, kültürdür, yaldızdır, boyadır, balondur, çamdır, pastadır, bilmem nedir diye oyun oynuyorlar. İslâm'ı da kötü gösteriyorlar. Doğrudan doğruya mantıkla çıkamıyorlar. Mantıkla İslâm onların karşısına çıktı mı yok oluyorlar, kayboluyorlar, kaçıyorlar. Tarihte bunun misalleri çok... Ne zaman müslümanlarla hıristiyanlar karşılıklı gelmiş bu meseleyi konuşmuşlarsa müslümanlar yenmiş.

Mesela Hindistan'da İngilizler'in düzenlemesiyle, papazlarla müslüman alimler arasında dinî konuları müzâkere ve münâzara etmek için büyük bir toplantı tertiplemişler. Demişler ki;

"Bir tarafa biz geleceğiz, bir tarafa siz adamlarınızı çıkartın, şu meseleleri konuşalım:

1. Tanrı; mâbud, ibadet edilen varlık hakkında siz ne diyorsunuz, biz ne diyoruz, ortaya koyalım.

2. Peygamber; Allah'ın gönderdiği vazifeli kimseler hakkında siz ne diyorsunuz, biz ne diyoruz, bunu müzâkere edelim.

3. Kitap; Allah'ın indirmiş olduğu, vahyetmiş olduğu kitap konusunda siz ne diyorsunuz, biz ne diyoruz?

4, 5, 6, 7... çeşitli konularda [tartışmışlar].

Yenilmişler, münâzaradan kaçmışlar. Kilise papazlara tamim, genelge göndermiş; "Bundan sonra müslümanlarla halka açık konuşma yapmayın, sakın ha!"

Neden?

Yenilirsiniz, dayanamazsınız; müslümanların sağlam inancı karşısında, pırıl pırıl bilimsel mantığı karşısında tutunamazsınız.

Amerika'da bir hahamı, bir piskoposu, bir hocayı halkın huzurunda konuşmaya davet etmişler. Gün tespit etmişler. Salon hınca hınç, tıklım tıklım dolmuş. Haham konuşmuş, piskopos konuşmuş, hoca konuşmuş... Mısırlı bir hocaymış. Sonuç: İslâm'ın zaferi! Ötekilerde bir şey yok; zaten kalmamış, zaten değiştirilmiş. İslâm'ın kesin zaferiyle bitmiş.

Haham konuşmaya başlamış, âhireti inkâr etmiş.

Yahudiliği kendim incelemedim. Ne diye inceleyeyim?

İslâm bana yeter!

Ama haham orada çıkmış, âhiret inancı olmadığını söyleyince piskopos ayağa kalkmış;

"Aziz kardeşim, sen bunu nasıl inkâr edersin? Ahd-i Atik'te..."

-Yani Kitâb-ı Mukaddes'in Tevrat kısmı, birinci bölümünde... Onlar şimdi Tevrat'la İncil'i yan yana [koyuyorlar]. Yahudiler'in ayrı [kitabı] var ama İncil'in başında da Ahd-i Atik var, Tevrat bölümü var.-

"... orada şu âyet var, bu kelime var. Sen âhireti nasıl inkâr edersin?" demiş, kapışmışlar.

Haham âhirete inanmıyor!

Biz Allah'ın varlığında ve birliğinde, elhamdülillah bilimsel olarak cümle cihanı ikna ederiz. Hatta bizim bir profesör vardı, hocalık yapmış. Sonra bize geldi, dinler tarihi profesörü oldu. Allah rahmet eylesin, mûtekid bir insandı. "Allah'ın varlığını matematik denklemleriyle tahtada ispat ederdim, orada çocuklara anlatırdım." diye söylerdi rahmetli...

Allah fizikle de ispat edilir, matematikle de ispat edilir, kimyayla da ispat edilir, ilm-i hey'et astronomi ile de ispat edilir... Bütün ilimler insanı Allah'a götürür. Tıpla da ispat edilir. İnsanın vücuduna bak, vücudunun teşkilatını gör, yaratılışını gör; küçücük bir hücreden koca bir insan hâline gelişini düşün, oradan bile anlarsın. Tıp da Allah'ın varlığını gösterir, tarih de gösterir; her ilim Allah'ın varlığına götürür.

Alim olan, ilimle ilgisi olan, ilimden nasibi olan, bir de insafı olan bütün alimlerin dönüp geleceği yer İslâm'dır. Misal: Roger Garaudy, Profesör Maurice Bucaille, Muhammed Ali Clay, Amerikan senatosunda senatör bilmem kim...

Niye bu adamlar başka yerlerde yetiştikleri halde müslüman oluyor?

İlimden nasibi var, kalbinde de insafı var. İnsaflı olunca "Bu haklı." diyor.

Peki, niye öteki insanlar müslüman olmuyor?

Biz iyi anlatamıyoruz, yanlış anlatıyorlar; o da iyi incelemiyor, öyle gidiyor işte... İncelese, anlatılsa "Sen haklısın." diyecek.

Biz Avustralya'da çayırda, deniz kenarında cemaatle namaz kılıyorduk. Alman'ın birisi geldi, bizi seyretti. Cemaatle namazı kıldık, bitirdik. "Siz doğru yoldasınız. -Alman, ihtiyar bir adam- Papazlar iyi değil... Ben bütün diyarları dolaştım, Sudan'da bulundum; siz doğru yoldasınız." dedi. Biliyorlar.

Allahu Teala Hazretleri hepimizi sevdiği kul eylesin. Tevfikini cümlemize refik eylesin. Sevdiği razı olduğu amelleri işlemeyi nasip eylesin.  Huzuruna sevdiği, razı olduğu kul olarak varmayı nasip eylesin. Cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA