26.12.1997 - Ramazan Ayının ve Oruç Tutmanın Fazileti

26.12.1997 - Ramazan Ayının ve Oruç Tutmanın Fazileti
Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh! Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.
Ramazan'ın özellikleri nelerdir?
"On bir ayın sultanı" diyoruz; davullarla, mahyalarla, ışıklarla karşılıyoruz; âlem-i İslâm'a büyük bir sevinç yayılıyor, herkes memnun, herkes heyecanlı... Nedir Ramazan'ın güzellikleri, özellikleri, onları biraz hadîs-i şerîflerden hatırlatalım:
Şehrü bereketin. Bir kere Ramazan bereket ayıdır; Peygamber Efendimiz "Bereket ayıdır." diye buyurmuş hadîs-i şerîfinde. Bereket yağar, bereket fışkırır.
Fîhi hayrun yuğaşşîkümu'llâhu. "Allah sizi hayırla kaplar; müslümanların, ümmet-i Muhammed'in üzerine hayır yayılır. Allahu Teâlâ hazretleri hayra mazhar eder, müslümanların her tarafını hayırla kaplar."
Fe-yünzilü'r-rahmete. "Ve rahmetini indirir."
Allahu Teâlâ hazretleri kullarına lütfunu, rahmetini bahşediyor bu ayda.
Ve yahuttu fîhi'l-hatâyâ. "Ramazan ayında suçluların, günahkârların, âsi mücrim kulların, müslümanların hataları, tevbe ederlerse affolunur; tevbe ettiği takdirde reddedilmez, affolunur."
Tabi tevbe etmezse, günaha devam ederse kendisi bilir; o kendisinin suçudur, cezasıdır. Tevbe etmeyene bir şey yok. "Ağlamayana süt yok, meme yok." dedikleri gibi... Tevbe etmiyor, günaha devam ediyor; onun hataları affolmaz. Herkesin toptan silinmiyor. Ağlayıp, yalvarıp, Ramazan'ın kadrini kıymetini bilip Ramazan'ı ihyâ edenlerin, geceleri namaz kılanların, yalvarıp yakaranların, gündüzleri oruç tutanların günahları affoluyor.
Ve yestecîbu bihi'd-duâ'. "Allah bu Ramazan gününde duaları kabul eder."
Kul dua eder de kulun duasının kabulü Allah'ın bileceği bir şeydir; ya kabul eder ya kabul etmez. Kulun kusurundan dolayı, birtakım suçlarından dolayı duasının kabul olmama durumları vardır. Mesela "Yediği haram, giydiği haram; Allah onun duasını nasıl kabul etsin?" buyuruyor Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfte. "Yâ Rabbi! Yâ Rabbi!" diyor ama yediği haram, giydiği haram. Demek ki haram yiyip haram giydiği zaman; harama daldığı, bulaştığı zaman duası kabul olmuyor. Bazı insanların işlediği suçlardan dolayı kırk sabah namazı kabul olmaz, duası kabul olmaz. Suç işlemiştir, günah işlemiştir, harama bulaşmıştır; o zaman duası kabul olmaz. Ama "Ramazan'da Allah duaları kabul eder." buyuruyor. Demek ki bir müsamaha başlıyor; günahkâr kulların günahlarını bağışlıyor, dualarını kabul ediyor.
Sonra dualar kabul olunduğundan başka, Allahu Teâlâ hazretleri kullarının ibadete düşkünlüğünden, gayretinden, salâhından, güzel hallerinden memnun olur ve meleklerine bu ibadet eden mü'minleri metheder, gösterir:
Ve yubâhi biküm melâiketehû. "Meleklerine sizinle iftihar eder." diyor Peygamber Efendimiz.
Demek ki böyle güzel şeyler var.
Bir başka hadîs-i şerîfte de -şu özelliklerini ekleyebiliriz o hadîs-i şerîften alarak- buyuruyor ki Peygamber Efendimiz;
Tüftehu fîhi ebvâbu's-semâ'. "Ramazan'da semanın kapıları açılır."
Semanın kapıları teftiş içindir, gerekmeyenleri geçirmemek içindir. Eğer kul suçlu, günahkâr, riyakâr, kendini beğenmiş, kibirli vs. hataları olan bir kimseyse, ibadet yapsa bile gökteki kapıdaki melek, o kulun o ibadetini öbür tarafa geçirmez. Çünkü Allah emretmiştir; "Kibirlilerin ibadetlerini öbür tarafa geçirme! Riyakârların ibadetini üst tarafa bırakma!" diye. Onun için geçirmezler. Ama artık engelleme olmuyor Ramazan'da; semanın kapıları açılıyor, dualar, ibadetler engelsiz Allahu Teâlâ hazretlerine ulaşıyor. Bu da güzel bir şey.
Ve tuğlaku fîhi ebvâbu'l-cahîm. "Cehennemin kapıları da kapatılır Ramazan'da."
Bu da bir güzel durum. Günah işleyip cehennemlik olma ihtimali, insanın cehenneme düşmesi de Ramazan günü olmuyor. Müslümana "Oraya gitmesin." diye cehennemin kapıları kapatılıyor.
Ve tuğallu fîhi meredetü'ş-şeyâtîn.
Bir özelliği de nedir?
"Ramazan ayı içinde azılı, iri, reis, koca şeytanların elleri, ayakları, boyunları zincirlere vurulur, hareketleri engellenir. İnsanları kandırma, aldatma, saptırma, azdırma işlemlerini yapamazlar."
Onun için Ramazan'da bakarsınız, başka zamanlarda hatalı yaşayan kullarda bile bir düzelme görürsünüz. Gülersiniz, tebessüm edersiniz, memnun olursunuz. Çünkü şeytanlar bağlanmış da onları saptıramıyorlar, onun için hak yola gelebiliyor.
Ramazan'ın bir özelliği daha vardır, pek çok güzelliği arasında mühim bir özelliktir bu: İçinde bir Kadir gecesi vardır ama hangi günü belli değil. Saklanmış olan bir mükâfat. Saklanmış olan bir gece.
Ramazan'ın hangi gecesi?
Belki her yıl aynı gecede de olmayabilir. Yıldan yıla değişebilir. Gizli bir güzel gece var. Kim o geceye isabet ederse,
Leyletü'l-kadri hayrun min elfi şehr, bin aydan daha hayırlı bir geceyi yakalamış olur. O bakımdan Ramazan, içinde Kadir gecesi -bin aydan daha hayırlı bir gece- olan bir ay olması dolayısıyla da çok büyük kıymet kazanıyor.
İçinde.
Neresinde?
Kul arayıp bulacak, bulmaya çalışacak. Ramazan'ın son on gününde olma ihtimali yüksek. Ramazan'ın son on gününde itikâfa girecek, ibadet edecek, o geceyi yakalamaya ve ihyâ etmeye azmedecek. Siz de şimdiden, "İnşaallah ben de yakalarım." diye azmedin.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ın rivayet ettiğine göre, bu hususta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki;
Men sâme ramadâne îmânen va'htisâben ğufire lehû mâ tekaddeme min zenbihî. "Kim Ramazan ayında oruçlarını Allah'a inanarak, sevabını Allah'tan umarak, ümitli ümitli, bekleye bekleye, Allah rızası için Ramazan orucunu tutarsa, o zamana kadarki geçmiş günahları afv u mağfiret olunur."
Ramazan afv u mağfiret ettirici bir aydır.
Yine devam buyuruyor Efendimiz hadîs-i şerîfine;
Ve men kâme leylete'l-kadri îmânen va'htisâben ğufire lehû mâ tekaddeme min zenbihî. "Kadir gecesine de isabet edip Kadir gecesini de imanlı olarak, sevabını Allah'tan bekleyerek ibadetle geçirirse bir insan…" Kâme demek, "namaza kalkmak" demek. Namaza kalkar, namaz kılarak geceyi geçirirse o zaman geçmiş günahları affolur demek.
Ramazan'ın her akşamı teravih namazı kılıyoruz; bu bir geceyi ihyâdır. Yatsı namazından ayrı -8 kılanlar da var- bizim ülkemizde 20 rekât kılmak sünneti devam ettiriliyor. 20 rekât tatlı tatlı namazlar kılınıyor, hafızlar güzel güzel Kur'ân-ı Kerîm ezberlerini tazelemiş oluyorlar. O bakımdan her gece biraz ihyâ edilmiş oluyor.
Kadir gecesi biraz daha fazla çalışmak uygun olur. Onu yakalamak için de Ramazan'ın son on gününde, ilgili müftülüklerden izin alarak, mahallenin camisine girer, geceleri de orada yatarak itikâf ederse, bu Peygamber Efendimiz'in sünnetidir; o zaman Kadir gecesini de güzelce yakalar.
Allahu Teâlâ hazretleri Ramazanımızı güzel geçirmeyi cümlemize nasip etsin. Sıhhat afiyetle, huzur ve saadetle, devlet ve nimetle nice nice yıllar güzel Ramazanlara ulaşmanızı, makbul ibadetler yapmanızı, bayramlara erişmenizi, sıhhat afiyet kesbetmenizi -çünkü oruç bir taraftan mânevî sevap kazandırır, bir taraftan da insanı sıhhatlendirir- hem maddeten hem mânen, hem dünyevî bakımdan hem uhrevî bakımdan, hem bedenî bakımdan hem ruhî bakımdan azamî derecede kârlı ve istifadeli olmanızı temenni ederim.
Allahu Teâlâ hazretleri hepinizden razı olsun.
Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berakâtüh. Aziz ve sevgili dinleyiciler.
29.05.1987 -
Ramazan Bayram Sohbeti
26.12.1997 -
Oruç Ayetleri, Ramazan
