İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

29.05.1987 - Ramazan Bayram Sohbeti İslamın Azizliği, İman ve Küfür Mantığı

29.05.1987 - Ramazan Bayram Sohbeti İslamın Azizliği, İman ve Küfür Mantığı
Günün Sohbeti

29.05.1987 - Ramazan Bayram Sohbeti İslamın Azizliği, İman ve Küfür Mantığı

03.12.2019
14 dk 35 sn

Dua ediyorlar:

Allahümme eizze'l-islâme ve'l-müslimîn…

İslâm zaten aziz, İslâm zaten aziz!

"Yâ Rabbi! İslâm'ı ve müslümanları aziz eyle…"

İslâm'ın kendisi aziz!

Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten

İslâm bugün ayaklar altında kalmışsa bir yakut, bir zümrüt, bir zebercet, bir pırlanta çamurun içine düşmüş.

"Tamam, çamurlandı; at onu!" der misin?

"Elmastır, ne olacak hocam, bir siliverirsin pırıl pırıl, ışıl ışıl ışıldar…"

Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten

Bu devrin nâdanları, zamane cahilleri, zamane edepsizleri, Allah'ın nimetlerini yiyip de utanmadan Allah'a âsi gelen insanlar Allah'ın bize en büyük ikramı olan İslâm'ın kadrini kıymetini bilmiyorlarsa İslâm'ın izzetine bir eksiklik gelir mi?

Hâşâ, hâşâ sümme hâşâ! İslâm pırıl pırıl orada durur. Güneş balçıkla sıvanmaz. Ona küfreden ona âsi gelen ona karşı gelen ona şirk koşan o zelil olur, hem dünyada zelil olur hem âhirette zelil olur. Karun gibi zengin olsa konağı başına yıkılır, Firavun gibi orduların başı olsa denizin dibini boylar.

Eleyse lî mülkü misra ve hâzihi'l-enhâru tecrî min tahtî. "Şu mülk-ü Mısır, Mısır'ın uçsuz bucaksız koca arazileri benim değil mi? Şu alt tarafından şaldır şaldır akan Nil nehri kolları vs. benim hükmümde değil mi?" dedi.

Tanrılık davasında iddiasında bulundu.

"Size benden daha uygun ilah olmaz, o Musa'nın -aleyhisselam- iman edin dediği şeyin birtakım tasvirleri olması lazım değil mi, heykelleri olması gerekmez mi? Görünmeyen şeye mi tapılır, görünse ya!.." dedi.

Mantığa bak!

Muhterem kardeşlerim!

İki tane mantık var: Bir iman mantığı var, bir küfür mantığı var. Eskiden de vardı, şimdi de var, kıyamete kadar da var olacak.

İman mantığı: Allah insana hakiki iman gözlüğü vermişse hakkı görür. Allahu Teâlâ hazretleri bir kavmi doğru yola hidayet etmek için peygamber gönderiyor. Kavim ona diyor ki;

"Sen cahilsin, sende sefahat görüyoruz, akıl noksanlığı görüyoruz. Sende dalalet görüyoruz."

Sübhanallah! Kavim dalalette! Allah Peygamber göndermiş, kavim peygamberlerine diyor ki;

"Biz seni ancak dalalet üzeri görüyoruz, sen sapıtmışsın!"

Bugün de müslümanlara aynı şeyi diyorlar. Tarih tekerrürden ibaret, değişen hiçbir şey yok! Adam bugün müslümanlara kurnaz kurnaz gülüyor. Çok bilgiç gibi, tahsil yapmış, Avrupa görmüş filan bir kimse olarak gülüyor; kendisini doğru yolda sanıyor, ötekisini yanlış yolda sanıyor. Dünya için çalışıyor, anlayacak. Temenni ederiz ki bizim de çalışmamız lazım. İslâm'ı öğrenecek bir zaman gelecek, inşaallah anlayacak.

Mademki Allahu Teâlâ hazretleri bayram gününde lütfunu, ihsanını, rahmetinin kapılarını açmış, deryâ-yı keremi cûşa gelmiş, müslümanları bağışlıyor, dünya ve âhiretin hayırlarını müslümanlara ihsan ediyor; o hâlde biz müslümanlar da;

Tehallekû bi-ahlâkillâh. "Allah'ın o güzel ahlâkı ile ahlâklanması lazım."

Müslümanların da Allahu Teâlâ hazretlerinin işaret ettiği tarzda olması lazım. Kesesini açacak, Allah yolunda fedakârlık yapacak. Bedenen koşturacak, malî bakımdan yardım yapacak. Müslümanları aziz edecek.

İslâm zaten aziz, müslümanlar zelil! Çalışmamışlar, müesseselerini kurmamışlar, asra intibak edememişler. Mehmet Akif'in şiirlerini alın, geçtiğimiz asrın İslâm mütefekkirlerinin konuşmalarını alın: hepsinin aklı fikri asrın ilmine müslümanların intibak etmesi! "Yahu âhiret de lazım ama şu dünyanın şu tekniğini de teknolojisini de öğrenin!" filan diye boyuna bunu söylemişler.

Bir asırdır, iki asırdır konuş konuş konuş; bu millete tesir etmemiş, hâlâ iptidai. Türkiye'yi demiyorum. İslâm sadece Türkiye'den ibaret değil ki! Birçok diyarlar var: Afrika var, Asya var, Hindistan, Pakistan, Endonezya, Malezya var… Her yerde müslümanlar zelil, her yerde mağdur, her yerde aldatılmış, ezilmiş, sömürülmüş, her yerde zulme uğratılmış! Tarih boyunca yaşadıkları ülkelerde nereye gitsen, çoğunluk oldukları ülkelerde bile- baskı altında! Azınlık olduğu ülkelerde zaten tozunu çıkartıyorlar. Halıya vurup da tozunu çıkartır gibi canını çıkartıyorlar.

Müslümanlar için bir rahat, bir tek rahat yol var: İslâm'dan vazgeçti mi, İslâm'dan ayrıldı mı rahat! Müslüman İslâm'dan vazgeçti mi rahat! Komünist ülkede komünizme razı oldu mu rahat! Komünist partisine kaydoldu mu şerefli, itibarlı! Camiden kesildi mi, imanından koptu mu alkışlanıyor. Bayraklaştırılıyor, radyolarda konuşturuluyor. Başka ülkelerde mevcut emperyalist şeylere ayak uydurdu mu rahat!..

İslâm için çalıştı mı, Allah'ın yolunu sevdi mi, Resûlullah'ın muhabbeti gönlüne yerleşti mi?

Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Dağdan aşağı güldür güldür inen seller gibi belalar üstüne yağıyor!

Ne yapacağız?

"Yâ Rab!" diyeceğiz.

Ne yapacağız?

"Yâ Rab!" diyeceğiz, bir de yardımlaşacağız. Mü'minler birbirleriyle yardımlaşacak. Çünkü Allah bu dünyayı imtihan dünyası yapmış.

Velev şâe rabbüke le âmene men fi'l-ardı küllühüm cemîân.

Şu âyet-i kerîmedeki tekitlere bakın:

Velev şâe rabbüke le âmene men fi'l-ardı. "Eğer Rabbin isteseydi muhakkak ki yeryüzünde ne kadar akıllı mahlûk, akıl sahibi varsa hepsi iman ederdi!" Küllühüm cemîân. "Eksiksiz, hepsi, toptan mutlaka iman ederdi!"

Rabbimiz öyle yapmamış, imtihan için serbest bırakmış. İmtihan oluyoruz. İmtihan oluyorsunuz, imtihan oluyorlar...

Parayı saklarsan hesabını verirsin. Gayretten geri durursan, tembellik edersen hesabını verirsin. Orada müslümanlar mağdur, sen burada rahat. Senin burada yediğin yemekler buzdolaplarına sığmıyor. Fazlaları çöp tenekelerine atılıyor, çöp tenekeleri az geliyor. Bidonlar konuluyor, bidonlar yemek artıklarıyla dolu. Öbür tarafta Afrika'daki insanlar derileri kemiklerine yapışmış. Açlıktan susuzluktan kırılıyor…

Kim?

Müslüman! Zaten hristiyan olsa misyonerler oraya yardımı yağdırıyorlar.

Neden?

Hristiyanlar, yahudiler birbirlerine yardım ediyor; Allah'ın dostu olan müslümanların birbirinden haberi yok!

Böyle dostluk olur mu, böyle kardeşlik olur mu?!.. Allahu Teâlâ hazretleri;

İnneme'l-mü'minûne ihvetün. "Müslümanlar ancak ve ancak kardeştir!" buyurmadı mı? Biz birbirimizin kardeşi değil miyiz?

"Hocam, ben ne bileyim dünyanın öteki ucundaki insanlar ne hâldedir?.."

Bugün dünya senin eskiden sandığın kadar büyük değil! Sabah namazı Mekke-i Mükereme'de kılıyorsun, öğle namazını İstanbul'da! Eskiden üç ayda gidilir, üç ayda gelinirdi; altı ay! Gittikten sonra geride [mağdur] olmasın diye hacca gidecek insanın ailesinin bir yıllık nafakasını bırakması gerekirdi. Çöllerden geçilirdi. Deveyle gitse deveye ot lazım, su lazım; yaya gitse ayaklar patlar, topuklar yarılır, insanlar çöllerde hac yollarında telef olurlardı. On sekiz saat yürümek zorunda oldukları yerler olurdu.

Ak aksakallı kambur, ihtiyar amcalar oralardan nasıl geçecekler?

Su yok!

Bazı yerleri anlatıyorlar: "Kazarsın su çıkar ama tuzlu su, hayvan bile içmez!" Beyaban çölden on sekiz saat hadi bakalım, yürü!

Hasbünallâhü ve nime'l-vekîl.

Tevekkeltü alallâh.

Yürüyecek yürüyecek yürüyecek de hac edecek!

Şimdi öyle mi?

Uçağa atlıyorsun. Önüne meşrubat geliyor, onu içiyorsun; su geliyor, onu içiyorsun; canın sıkılırsa yürüyorsun, abdestin sıkışırsa abdest alıyorsun; yemek getiriyorlar, etli mi istersin sütlü mü istersin tatlı mı istersin; hepsi üzerinde… Sonra aşağı iniyorsun, her türlü konfor hazır. Uçaktan indikten sonra insanı serin bir yere sokuyorlar. Körüklü yoldan iki katlı otobüse geçiyorsun. Otobüsün altı makaslı, ikinci kata kadar çıkmış. Seni oradan aldıktan sonra makası toprak seviyesine iniyor. Oradan püfür püfür serin [hava] esiyor.

Dışarıda çok korkunç sıcak var ama içerde üşüyorsun. Serin hava esiyor. Hava soğutuluyor. Oradan Harem-i Şerîf'e gitsen Harem-i Şerif'te her köşede buzlu zemzem. Hizmetçiler harıl harıl çalışıyor. Bidonların içine boyuna buz atıyorlar, oraya bedava bardaklar koymuşlar. Altından düğmesine basıyorsun, buz gibi zemzemi içiyorsun.

Bu hac, bu umre nerede dedelerimizin yaptığı haclar umreler nerede?..

Cihattan üstün, cihat yapmamış insan için bir hac ve umre cihattan daha sevaplı! Cihat yapmış, hac vazifesini yapmamış bir insan için hac önemli oluyor. Hac vazifesini yapmışsa tabii cihada gitmek harp varsa harbe gitmek daha sevaplı oluyor. Çünkü meşakkat bakımından yakın! Düşmanın karşısında o vadi senin bu tepe benim; ineceksin, çıkacaksın çarpışacaksın, kılıç savuşturacaksın, vuruşturacaksın, ok atacaksın, yaralanacaksın, inleyeceksin. Aman yâ Rabbi, diyeceksin…

Hac yollarında geceleri meşaleleri yakıp ya Allah diye diye yollara revan olacaksın, kumlara batacaksın, tozlara bulaşacaksın, terleyeceksin, soğuyacaksın. Saçların keçeleşecek, hacca varacaksın, döneceksin, Arafat'larda yanacaksın, yakılacaksın, geleceksin…

İkisinin meşakkati denk gibi imiş.

Şimdi her şey rahat! Bu zamane Müslümanlığı kolay ama müslümanlar öyle bir hâlde ki!.. Yahu biz senden canını istemiyoruz, malının kökünü de istemiyoruz, gıdanın kesilmesini de istemiyoruz; şu fazlasından versene!

"Sen o fazlayı nereden gördün, ben onu götürüp bankaya saklayacaktım, geldin benim fazla malıma göz dikiyorsun. Paranın fazlasını nerden gördün?.."

Ne yapacaksın?

Karnın tok, evin var, imkânın yerinde; niye bunu Allah yolunda vermiyorsun?

Demek ki madem bayramda Allahu Teâlâ hazretlerinin ikramı, ihsanı cûşa geliyormuş, üstümüze saçılıyormuş, zengin fakir herkes istifade ediyormuş. Hepimiz de istiyoruz ki bize de isabet etsin!

"Ben zenginim." deyip de geri durmak isteyen var mı?

Herkes Allah'ın rahmetinden, fazlından, kereminden bol bol almak istiyor. O hâlde sen de cömert ol. Hem de gelip geçici yaz yağmuru gibi değil! Bu tarafa yağar öbür tarafa yağmaz. Şaldır şaldır biraz yağar. Ondan sonra bir geçer, yine yağmur yağdığı yağmadığı anlaşılmaz.

Devamlı ol, aşağıdaki toprağı besle, bitkiler büyüsün, ortalık yeşillensin, hayrını daimi yap! Ramazan'da müslüman ol, Ramazan'dan sonra müslümanları yakalayabilirsen aşk olsun! Hadi bakalım.

"Camiler sabaha kadar dolar taşardı, [cemaat] nerede?"

Koca camileri diyorum:

"Burası dolardı, nerede o cemaat?.."

"Hocam, okullar tatil olunca hepsi yazlığa gidecekler. Okullar da tatil oldu, yoruldular. Yazlığa gidecekler. Orada denize girecekler. Deniz şifalıymış hocam doktorlar öyle söylüyor. Güneşin ultraviyole ışınları varmış, vücuda çok faydalıymış…"

Müslüman camide zor müslüman. Tam değil. Camide zor müslüman!..

Birazcık aralık görür de; "ben de şuraya sığıyım. Kalabalık safı Allah sever, Peygamber Efendimiz tavsiye etmiş. Şuraya sığayım…" dediğin zaman bir sağdaki bir soldaki hışımla bir bakıyor ki eriyorsun. "Ama nemelazım en arka safta kılayım, yeter ki bu kardeşim bana darılmasın." diyorsun.

Ne oldu muhabbet?

Müslüman camide bile müslüman değil! Zar zor müslüman! Anadan-babadan, dededen görme âdetleri zar zor yaparsa yapıyor. Tespihi çekiyoruz, duaları yapıyoruz vs.

Muhabbet yok! Caminin o cemaati ona dargın, bu cemaati buna dargın, müezzin imama dargın, iki tane üç tane imam varsa o imam o imama küskün, vaiz geldiği zaman selamlaşmaz… Müslümanlar caminin içinde böyle, dışarıda Müslümanlık yok!

Hâlbuki bir müslüman camide de müslümandır. Caminin kapısından çıktığı zaman İslâm'dan soyunulmaz ki! Bu, camideki imam cübbesi değil ki! Çıkart çengele as, insanın dışarıda imam olduğu belli olmaz. Başa takılan sarık ve kavuk değil ki dolaba koyduğun zaman kapıdan çıkarken cemaatten bir fert gibi anlaşılmasın!

Müslümanlık insanın kalbinde olacak, kalbinde olmazsa kıymeti yok, dilinde olsa kıymeti yok! Kalbinde olacak, insanın kalbine kökleşmiş, temellenmiş, yerleşmiş olacak. Kapıdan çıktığı zaman da müslüman, ticarethanesine gittiği zaman da müslüman, sokakta yürürken de müslüman, otobüse bindiği zaman da müslüman, ailesinin yanına vardığı zaman da müslüman! Her işinde bir İslâm'ca olmak var bir de küfürce olmak var!

İki ihtimal:

Bir imanın mantığı var bir küfrün mantığı var. Bir menfaat kaygısı var bir iman endişesi var. Bir Allah'ın rızasını kazanma çalışması var bir de dünyanın sonu, ardı arkası gelmez kesilmez endişeleri, hesapları, kaygıları vs. var.

Allah bizim imanımızı hakiki iman eylesin.

Gelinin yüzünü gelin süsleyiciler allıkla süslemiş. Gözünü boyamış, kirpiklerini sürmelemiş. Saçlarını taramış, üstüne elbiseleri giymiş, vs. Ama bu yıkandı mı gider. Yüzünü yıkadığı zaman yüzünün ziyneti gider.

Allah insana yıkandığı zaman gitmeyen, hakiki, tabii güzellik versin.

İnsanın; içinden kazınmayan, silinmeyen hakiki bir müslüman olması lazım, has müslüman olması lazım!

Efendimiz'in sevgisine, teveccühüne, iltifatına nail eylesin. Sünnet-i seniyyesine ittiba eyleyip Ümmet-i Muhammed'e hizmet eyleyip şehit sevapları kazanmayı nasip eylesin. Allahu Teâlâ hazretlerinin cemâlini müşahede eden has, halis, bahtiyar kulların arasına Rabbimiz bizi de ıslah eyleyip lütfuyla keremiyle dâhil eylesin.

Bi-hürmeti esmâihi'l-hüsnâ ve bi-hürmeti habîbihi'l-müctebâ Muhammedini'l-Mustafâ ve bi-hürmeti esrâr-ı sûreti'l-Fâtiha.

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA