İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

07.02.1997 - 4 Amel Vardır ki Bunların Mükafatı, Ramazanın Son Günleri

07.02.1997 - 4 Amel Vardır ki Bunların Mükafatı, Ramazanın Son Günleri
Günün Sohbeti

07.02.1997 - 4 Amel Vardır ki Bunların Mükafatı, Ramazanın Son Günleri

19.03.2026
15 dk 15 sn

Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri;

Allah ibadetlerinizi kabul eylesin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlar ki:

Erbeun yüsebbeâtün "Dört güzel -amel, ibadet- iş vardır ki bunların mükâfatını Allah bire, yedi yüz misli olarak verir."

Bunlar nelerdir?

Nafakatüke fî sebîlillâhi. "İnsanın Allah yoluna harcadığı paralar." Allah yoluna harcanan paraların mükâfatı bire yedi yüzdür. Kur'ân-ı Kerîm'de bu bildiriliyor. Bu hadîs-i şerîfin söylediği husus âyet-i kerîmede var.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Meselü'llezîne yünfikûne emvâlehüm fî sebîlillâhi. "Mallarını Allah yolunda sarf eden, hayırlara veren, fî sebîlillâh parasını harcayan kimseler..." Ke-meseli habbetin enbetet seb'a senâbile fî külli sünbületin mietü habbetin. "Bir tahıl tanesini yere dikmiş, o tahıl tanesinden yedi başak çıkmış, her başakta da yüz tane tane var."

Yani yedi yüz tane. Yedi başak yüz tane olursa, yedi yüz tane eder. Ona benzer, diyor âyet-i kerîme.

Allah yolunda malını sarf edenler yere bir tohum ekip de -yedi başak ama her başakta da yüz tane o tohumdan var- yedi yüz kazanmış insanlar gibi olur. Kur'ân-ı Kerîm'de bu bildiriliyor.

Demek ki Allah yoluna canlarımız, mallarımız, kazançlarımız verilecek, infak edilecek, sarf edilecek ki o büyük mükâfata erilsin. İşte bu Ramazan ayında da böyle hayırlar çok büyük mükâfatlarla mükâfatlandırılıyor. Başka aylarda yapılanlara göre daha çok mükâfat veriliyor. Onun için hatırlatmak istediğim bir husus;

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Ramazan geçiyor. Geçtikten sonra aynı parayı vereceksin, aynı hayrı yapacaksın ama Ramazan'ın içindeki kadar mükâfat olmayacak. Çünkü Ramazan'a mahsus özel tarifesi var; Cenâb-ı Mevlâ'nın, Allah-u Teâlâ hazretlerinin, Rabbimiz'in Ramazan'da ikramı daha çok oluyor. Zekâtlarınızı ayırın, fakirciklere verin. Onlar da o paraları alsınlar, bayrama hazırlasınlar diye bunu bir hatırlatmak istiyorum.

Allah yoluna harcananın mânasını da açıklamak gerekiyor. Allah yolunda harcanan para nedir?

Başta cihada harcanan paradır. Yani askerî cihat, harekât yapan orduya, askerlere, mücahitlere verilen paralar, teçhizat paraları, yiyecek, giyecek vesaire masraflar; işte onlar bire yedi yüz.

Fî sebîlillâh sayılan başka işler hangisi?

Hac ve umre yolculukları. Tabii bu da Allah için yapılan bir yolculuk. Onlar da bire yedi yüzdür.

Sonra, ikinci yedi yüz [kat] sevap kazandıran şey nedir?

Nafakatüke alâ ebeveyke. "İnsanın anne ve babasına verdiği paralar, eşyalar, yaptığı masraflar da bire yedi yüzdür."

Onun için anneniz, babanız sağsa Allah'a şükredin, "elhamdülillah" deyin. Annenizin, babanızın gönlünü almak için onlara -mâlî bakımdan- hizmet edin, hediyeler alın, ihtiyaçlarını görün, masraf yapın, güzel yedirin, güzel giydirin, güzel bakın, gönlünü hoş edin, duasını kazanın. Onlara yapılan masraflar da bire yedi yüz oluyor. Hem de annenin, babanın duasını aldı mı insan cennete giriyor.

"Ana babasına yetiştiği halde cenneti kazanamamış insana yazıklar olsun!" diyor Peygamber Efendimiz.

Duasını alamamış demek ki... Duasını alsa cennete girecek. Çünkü annenin, babanın çocuğu hakkında duası onun cennete girmesine sebep olur. Demek ki anne babalarımıza da çok hürmet ve riayet göstereceğiz, sevgi ve saygı göstereceğiz, ikramları artıracağız. Bayram da yaklaşıyor, "Babacığım, anneciğim al şunu." filan diyerek... Sevindirmenin çeşitli yollarını siz daha iyi bilirsiniz, düşünürsünüz. Allah buldursun, bildirsin. Güzel, anne babanıza hayırlar yapın.

Sonra, nafakatüke alâ ehlike. "İnsanın aile fertlerine yaptığı masraflar da bire yedi yüzdür."

Onun için korkmayın, sevindirecek şekilde eve bol bol yiyecek, giyecek getirin. Hanıma, çocuklara bir şeyler alın. Çünkü o masraflar da bire yedi yüz sevap kazandırıyor. Evde bir muhabbet olsun. Hanımefendi beyefendiyi sevsin, saysın, hürmet etsin, sevgi göstersin, bağlansın. Efendi hanımını sevsin. Çocuklar ana babalarına hürmet etsinler. Şahane bir müessese, aile müessesesi... Aile müessesi olmasaydı ne olurdu halimiz? İyi ki, elhamdülillah ki Allah insanoğlu denilen mahluku, böyle aile hayatı yaşayan bir mahluk olarak yaratmış. Elhamdülillah... Anne var, baba var, yuva var sıcacık, evlatlar var, hepsinin arasında çok sıkı ilişkiler var.

Ya dışarıda gördüğümüz diğer yaratıklar gibi aile şuuru olmayan mahluklar olsaydık, ne olacaktı halimiz?..

Ailenin bu muhabbetinden nice nice faydalar oluyor. Anneler, babalar yaşlandığı zaman çocuklar tarafından bakılıyor. Küçükken hiçbir şeye gücü yetmeyen yavrular, bebeler, anneler, babalar tarafından bakılıyor ne türlü faydalar var... Aile muhabbeti çok önemli.

Dördüncü yedi yüz misli sevap kazandıran şey nedir?

İşte tam bugünlerde söylemem gereken işlerden birisi. Biliyorsunuz ben sizinle yaptığım konuşmalarda, size bazı şeyleri olmadan önce, yapacağınız zamandan önce hatırlatıyorum. İyi dinlerseniz, not alırsanız, defterinize yazarsanız, akıl defterinize yazarsanız, aklınızda tutarsanız, onları yaptığınız zaman çok sevap alacağınız şeyleri söylüyorum.

Nedir, söyleyeceğim?

Yine bunu defterinize yazın, aklınıza yazın. Ramazan bayramında bir insan kurban keserse -kurban bayramında herkes kesiyor- Ramazan bayramında bir insan kurban keserse onun da sevabı bire yedi yüzdür. Siz de eğer imkânınız müsaitse bu Ramazan bayramında bir kurban kesin. Evde bir bolluk olsun, bereket olsun. Soğanları doğrarsınız, ciğer yahnisi yaparsınız. Etleri ayırırsınız, çoluk çocuğunuza pirzola yedirirsiniz. Misafirlere "buyurun" dersiniz, "soframız hazır, yemeğimiz var, gitmeyin, bizde yemeği yiyelim de ondan sonra gidersiniz." dersiniz. Misafirlere göğsünüzü gere gere davetinizi kuvvetli yapabilirsiniz. İkramlarınız olur, sevap kazanırsınız. Evde hakikaten bayramdan dolayı bir şenlik var, bir de mis gibi et kokularından, yemek kokularından bir bayram havası, misafirlere bir fazla ikram imkânı olsun. Bunu hatırlatmak istiyorum. Bu günlerde onun da tedbirlerini alın. Bunu da hatırlatmam gerektiği için size söyledim.

Ondan sonra bir de bayramdan önce söylemem gereken bir şey var:

Zekât-ı fıtr denilen, sadaka-i fıtr denilen bir miktar para fakirlere bayram namazından çıkmadan önce verilmesi lazım. Bir insanın oruçları sadaka-i fıtrın -fıtır sadakasının- verilmesine bağlıdır. Gökyüzünde durur, o verilirse o zaman iş tamam olmuş olur. Onun için sadaka-i fıtrlarınızı bol keseden ayırın. Hem de müftülükler ilan ediyor; arpadan şu kadar, buğdaydan bu kadar, kuru üzümden şu kadar, hurmadan şu kadar tutar bir fitre miktarı diye... İşte en çoğunu yüksek seviyeden tutturun, fukarâcıklara, tanıdığınız, çevrenizdeki, köyünüzdeki bildiğiniz hakiki fakirlere onları verin. Böylece sadaka-i fıtrı da sağlamış, vermiş olursunuz, o sevabı da kazanmış olursunuz.

Bunları size hatırlatıyorum.

Bu Ramazan ayı nedir, biliyor musunuz?

Ramazan ayı bir bakıma dervişlik ayıdır, tasavvuf ayıdır, tarikat ayıdır. Çünkü tarikatin, tasavvufun her şeyi yapılıyor. İbadet diye dervişlerin yaptığı her şey var; oruç var, zikir var, Kur'an var, geceleri ibadet etmek var, her şey var. Tabii nefsi terbiye etmek de var. Nefsin terbiyesi, yani tezkiye-i nefs deniliyor, nefsi temizlemek. İnsanın nefsi, nefs-i emmâre olduğu zaman insanı kötülüklere sürükler; taştan taşa çalar, yerden yere vurur, yüzünü kara eder, Rabbinin huzurunda istenmeyen bir kul haline getirir.

"Bu Ramazan ayı nedir?" diye bana sorsanız:

"Ramazan ayı dervişlik ayıdır, insanın ahlâkını düzeltmesi, nefsini ıslah etmesi ayıdır." diye tarif etmek mümkün.

Allah-u Teâlâ hazretleri bizi senede bir ay dervişçe yaşamaya böyle farzlarla, sünnetlerle alıştırmış oluyor. Nefsimizin ıslah olması lazım.

Artık şunu bir sorun kendinize;

Bak, oruç tutabildiniz. Karnınız acıktığı halde yemek yemediniz, su içmediniz, eşinize yaklaşmadınız; Ramazan ayında iradenize hâkim oldunuz. Bundan sonra nefsiniz mi sizi istediği tarafa sürükleyecek, nefsinizin hevasına uyup o azgın nefsin peşinden mi gideceksiniz, sürükleneceksiniz; yoksa bundan sonra nefsiniz sizin emrinize girecek de, nefsinizi siz mutmainne nefis yapmış olacaksınız da hayırlara mı koşturtacaksınız, onu hayırda mı kullandıracaksınız?

Bunu bir ölçün bakalım, Ramazan sizin üzerinizde tesirini yapmış mı, yapmamış mı?

Bunu yapmamış ise Ramazan'dan sonra yine eski günahlara, haramlara bağlı olarak kalacaksanız. Tabii o zaman da bu bir mânevî işarettir; Ramazan'dan hiç istifade etmemiş. Ramazan geçtikten sonra, bayramdan sonra Ramazan'dan önceki insan gibi oldu, eski halleri devam ediyor. "Eski hamam, eski tas" dediği gibi değişen bir şey yok.

Bu neyi gösterir?

Bu bir göstergedir. Ramazan'dan sonra bir insanın halinin iyiye dönmemesi, daha güzele yükselmemesi bir göstergedir. Ne göstergesidir? Bir alarm, ikaz sesidir, işaretidir.

Neyi gösteriyor?

Ramazan ibadetleri tutmamış, kabul olmamış; onu gösteriyor.

Ramazan kabul olsaydı Ramazan'dan sonra insan Ramazan'daki güzel ibadetlerini, alışkanlıklarını bir tarafa koymayacaktı. Artık Ramazan'dan önceki halinden daha güzel bir hâli kazanmış, iktisap etmiş olması gerekiyordu. Edememişse o zaman oruçlarda kusur var, namazlarda kusur var. Orucu boşuna tutmuş, aç susuz kalmış. Namazı boşuna kılmış, uykusuz kalmış. O Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfindeki durum kendi üzerinde görülmüş. Bir kusur var.

Hani elektrikçiler şebekeyi eve bağlıyorlar da, her şey tamam fakat siz düğmeyi çeviriyorsunuz, yanmıyor. Şebekeden cereyan geldi. Çeviriyorsunuz düğmeyi, yanmıyor. Bir kusur var; döşemede bir eksiklik var, kablolarda bir kopukluk var, bağlamada bir yanlışlık var, düğmede bir şey var, prizde bir kusur var ki olmuyor. İşte o kusur sizde. Eğer değişmediyseniz kusur sizde. Çünkü çok güzel bir ay geçti, çok mübarek bir ay geçti, çok faziletli bir ay geçti. Buna da dikkat edin.

Ben şöyle söyleyeyim:

Ramazan'dan sonra mutlaka değişmiş bir insan olmanız gerektiğini aklınıza kuvvetle yerleştirin. "Ben artık Ramazan'dan sonra başka bir insanım." İsminiz Ahmet'se, "Ramazan'dan önceki Ahmet -Ramazan'dan sonraki Ahmet" demelisiniz. Hani "milattan önce - milattan sonra" der gibi... Ramazan'dan sonra mutlaka başka bir insan olun.

Nasıl başka bir insan?

Daha dindar, daha kâmil, daha olgun, daha sevimli, daha sabırlı, daha güleç yüzlü, daha hayırlara koşan, daha vazifelerini güzel yapan bir insan. İşte bu hâle gelmek lazım.

Bu da çok çok önemli bir husus!

Orucun maddî faydaları da var, sıhhî faydaları da var. "Oruç tutun ki sıhhat bulasınız." diye buyuruluyor.

Allah vücutlarınıza sıhhat afiyet versin, dinçlik versin, neşat versin, bir şevk ve zindelik ihsan eylesin. Sevdiklerinizle, çoluk çocuğunuzla, büyüklerinizle, dostlarınızla nice nice Ramazanlara, Kadir gecelerine ermeyi nasip eylesin. Nice nice bayramlara kavuştursun. Tabii bayramların en kıymetlisi, bayramların en önemlisi de âhiretteki bayramdır. Allah-u Teâlâ hazretlerinin affettiği kullardan olduğu anlaşıldı mı bir insanın, mahkeme-i kübrâdan sonra cehennemden âzat olduğu, cennetlik olduğu anlaşıldı mı, asıl bayram odur. O en büyük bayrama da Allah-u Teâlâ hazretleri sevdiği kul olarak ulaşmayı, o bayramı da görmeyi, Allah-u Teâlâ hazretlerinin ikramlarına ermeyi, cennetiyle, cemâliyle müşerref olmayı Allah cümlenize nasip eylesin.

Bayramınız mübarek olsun. Her şey gönlünüzün dileğince olsun. Allah dileklerinizi, muratlarınızı kabul eylesin azîz ve sevgili Akra dinleyicileri.

Esselâmü  aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA