10.12.1999 - 4 Şey Vardır ki Orucu Kuvvetlendirir

10.12.1999 - 4 Şey Vardır ki Orucu Kuvvetlendirir
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.
Aziz ve sevgili dinleyiciler;
Allah-u Teâlâ'nın selamı, rahmeti, ihsânı, ikramı dünyada ve âhirette üzerinize olsun. Allah bu güzel ayın her türlü mânevî ikrâmâtına, cümlenizi sevdiklerinizle beraber erdirsin. Sebeb-i mağfiret eylesin, sebeb-i duhûl-i cennet eylesin. Bu Ramazan'daki ibadetleriniz cennete girmeye vesile olsun. Nice nice Ramazan'lara da sağlıkla, afiyetle, dostlarla, sevgililerle erişmeyi Cenâb-ı Hak nasip eylesin.
Enes radıyallahu anh'ten Deylemî hazretleri ve Hâkim Müstedrek'inde neşretmiş ve kaydetmiş ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlar:
Erbaun men faale hünne kaviye alâ siyâmihî en yekûne evvelü fıtrihî alâ mâin ve lâ yedau's-sahûr ve la yedeu'l kâile ve en yeşümme şey'en min tîyb.
Bu hadîs-i şerîf yine oruç konusuyla ilgili. Oruç tutmakla ilgili Peygamber Efendimiz'in bazı tavsiyelerini bize bildiriyor.
Nedir bu tavsiyeleri?
Anlayacağız.
Erbaun. "Dört şey vardır." Men faale hünne. "Bu dört şeyi kim yaparsa." Kaviye alâ sıyâmihî. "Orucuna güç yetirir, kuvvetli olur, yapmaya muktedir olur, orucunu sağlam tutabilir, dinç olabilir. Elhamdülillah dünyanın her yerinden kardeşlerimiz sesimizle dinliyorlar.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem "dört şey vardır ki kim onları yaparsa orucuna kuvvet kazanır."
Bayılmaz, halsizleşmez orucunu sağlam sağlam, kuvvetli kuvvetli tutar.
En yekûne evvele fıtrihî alâ mâ. "İlk orucunu bozması su ile olursa." Zemzem varsa zemzemle içmek daha güzel. Zemzem yoksa hurma da güzel, Suud'da umreye gitmiş olanlar zemzemle hurmayla açıyorlar ama sair kimseler suyla orucunu açarsa, bu orucuna kuvvet kazandırır. Yalnız bir şeyi ben kendim tecrübeme dayanarak size hatırlatmak isterim; su soğuk olmayacak "hararet bastı." deyip buzdolabından suyu alıp bir bardak suyu midenize indirirseniz biraz sonra hasta olursunuz. Yatağa bile düşersiniz, boğazınız şişer, sesiniz kısılır. Suud'da bile olsanız, Arabistan'da bile olsanız böyle olabilir. Su soğuk olmayacak; hele boş mideye, aç karnına soğuk su olmayacak. Aksine sıcakta ısınmış ılık bir su olacak ki soğutulmamış bir su olacak ki, mideye dokunmasın.
Ve lâ yedeu's-sahûr. "Oruçlu sahuru terk etmeyecek."
Umumiyetle gecesi kısa olan yerlerde kardeşlerimiz; "sahura kalkmayayım; akşamdan yerim, dayanırım." diyorlar. Bu doğru değil. Çünkü sahura kalkmayı Peygamber Efendimiz tavsiye ediyor; "sahurda bereket vardır." diyor. Hayır var, bereket var, mânevî fayda var, sevap var.
Sahura kalktığı zaman teheccüd namazını kılacak. O vakitlerde uyanık olmak, dua etmek çok sevap. Onun için sahurun önemli bir iş olduğunu unutmamak lazım.
Sahur bizim ile başka milletlerin oruçları arasında önemli bir farklılıktır; biz sahura kalkarız. Gecenin o vaktinde kalkmak da nefsi ıslahın bir yoludur. Oruçla nefis ıslah oluyor, irade terbiye oluyor. "Hadi bakalım, o vakitte kalk da nefsin uyku bakımından da terbiye olsun" diye düşünmeli.
Orucun kuvvetli ve iyi tutulması için de sahura kalkmak lazım. Sahurda bir şeyler yenildiği için elbette herkes kabul ediyor, edebilir, doğru anlayabilir, Efendimiz'in sözlerinin doğruluğunu tasdik eder.
En lâ yedea's-sahûr ve lâ yedau's-sahûr. "Sahuru terk etmeyecek."
Bu en başında geçti.
En yekûne evvelü fıtrihî alâ mâ ve ellâ yedea. mânasına olduğundan ben üstün okudum. Yine öyle o takdirce ve lâ yedau'l-kâile. Kâileyi de terk etmeyecek.
Kâile ne demek?
Kaf, elif, hemze, lam, te; kâile. Kâile; "gündüz uykusu" demek. Öğleden önce veya öğle namazından sonra oruçlu bir ara uyursa rahat eder.
Bu arada söylememiz lazım; müslüman, bir kere sabah namazında camiye gidip namazını camide kılmaya dikkat eder. Daha iyi müslüman, sabah namazından önce sahurda kalkmış olur, teheccüd namazı kılar. Demek ki gece daha bitmeden, sabah girmeden uyandı. Teheccüd namazını kıldı, camiye gitti, sabah namazını kıldı. İyi müslüman olduğu için işrak vaktine kadar da bekledi, sonra dükkânı, işi gücü varsa oraya gitti. Öğle vakti olduğu zaman artık onun gününde bayağı bir faaliyet olmuştur, bir kaç saat çalışmıştır. Bir ara da uyuyacak.
"Ben memurum."
Tamam, sen de dairende uyukla. Ayağını biraz masaya koy, arkaya sandalyene yaslan, gözlerini kapat. 15-20 dakika hareketsiz, sessiz, gözün kapalı dur. Hele bir de uyku gelir de bir dalar çıkarsan bu gündüz uykusu çok faydalı. Hem insana sıhhat kazandırır hem de gece ibadetine kuvvet verir. Orucu da kolay tutar insan.
Onun için kâile denilen kaylule de deniliyor buna, çok faydalıdır. Bunu yapana kâilün deniliyor ve hüm kâilün "onlar gündüz uykudayken" demek. Âyet-i kerîmede geçiyor. Gündüz uykusunu da bir ara uyuyacak; memur da olsa işçi de olsa usta da olsa namazını kıldıktan sonra bir kenarda biraz dinlenecek. Zaten Ramazan'da yemek olmadığı için başkalarının yemek vaktinde bu biraz uzansa çok iyi olur.
Ve en yeşümme. Bakın burada “en” yine geldi.
Ve en yeşümme şey'en min tîyb. "Güzel kokudan da bir şeyi koklarsa güzel koku koklarsa." Güzel koku da insanın ruhunu rahatlandırır, gönlünü açar; güzel kokuyu da Peygamber Efendimiz tavsiye buyuruyor. Oruçlunun oruç tutmasına yardımcı olur. Onun için bu hususlara mümkün olduğu kadar siz de riayet etmeye çalışın. Orucunuzu neşe ile -neşat ile- tatlı tatlı, rahat rahat, dinç dinç tutarsınız. İbadetin neşat ve dinçlik ile yapılması, şevkle yapılması iyi olur. Teravihte uyuklamazsınız, güzel olur.
Allah-u Teâlâ hazretleri şu güzel ayda şu zalim nefislerimizi hizaya getirmeyi, terbiye etmeyi; olgun, kâmil, tatlı, hayırlı, sevimli, güzel müslüman olmayı cümlemize nasip eylesin aziz ve sevgili dinleyiciler.
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekatühû.
10.12.1999 -
5 Şey Vardır
10.02.1995 -
Oruç, Teravih, İtikaf
