10.12.1999 - Ramazana Girdik, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar

10.12.1999 - Ramazana Girdik, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.
Aziz ve sevgili dinleyiciler;
Allah-u Teâlâ'nın selamı, rahmeti, ihsânı, ikramı dünyada ve âhirette üzerinize olsun. Mübarek ramazan ayına girdik, oruç tutuyoruz. Allah bu güzel ayın her türlü mânevî ikramâtına, cümlenizi sevdiklerinizle beraber erdirsin. Sebeb-i mağfiret eylesin, sebeb-i duhûl-i cennet eylesin. Bu Ramazan'daki ibadetleriniz cennete girmeye vesile olsun. Nice nice Ramazan'lara da sağlıkla, afiyetle, dostlarla, sevgililerle erişmeyi Cenâb-ı Hak nasip eylesin.
Oruç çok güzel bir ibadet.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Buhârî'nin Müslim'in, Tirmizî'nin, Neseî'nin, Ahmed b. Hanbel'in, Tahâvî'nin rahmetullahi aleyhim ecmaîn -çok kıymetli hadis âlimleri bunlar - Ebû Saîd el-Hudrî hazretlerinden rivayet ettikleri bir hadîs-i şerîfte şöyle buyuruyor ki:
Men sâme yevmen fî sebîlillâhi ba'ade'llâhu beynehû ve beyne'n-nâri bi-zâlike'l-yevm seb'îne harîfâ.
"Kim Allah yolunda -fî sebîlillâh- bir gün oruç tutarsa Allahu Teâlâ hazretleri bu gün hürmetine bu günün sevabı, mükâfatı olarak bugüne karşılık olarak onunla cehennemin arasını 70 mevsim, 70 bahar uzaklığı kadar –harif; ilkbahar demek ama bir bahardan bir bahara bir sene olduğu için 70 sene denmek isteniyor, 70 bahar demek, 70 sene- cehennemle arasını 70 sene uzaklığa kadar uzaklaştırır ve cehennemden kurtuluşuna vesile olur. Geçmiş günahları affolunur."
Bir hadîs-i şerîfte okuduğumu hatırlıyorum. Sonra başka rivayetler var. İbn Asâkir, Câbir radıyallahu anh'ten rivayet etmiş ki:
Men same yevmen fî sebîli'llâhi azze ve celle câlellâhu beynehû ve beyne'n-nâr seb'a hanadika külli handekın kemâ beyne’s-seb'i semâvâtin ve seb'i aradîn.
Bilgiler burada da aynı noktaya geliyor. Hadîs-i şerîfler birbirlerini teyit ediyor. Efendimiz buyuruyor ki:
"Kim Allah yolunda -fisebilillah- bir gün oruç tutarsa Allah onunla cehennemin arasına yedi tane hendek koyar yani cehennemi uzaklaştırır."
Hendekler, büyük mani. "Düşman gelmesin." diye Peygamber Efendimiz hendek kazdırdı, savunmayı öyle yaptı. Böyle korunmak için Cenâb-ı Hak 70 tane hendek yaratır. Her hendeğin arası, her bir hendek yedi semâvat, yedi kat gök ve yedi kat yer gibi. O kadar geniş. Bu güzel ay; günahlardan kurtulmaya, cehennemden kurtulmaya, uzaklaşmaya, cennete yaklaşmaya, iyi kul olmaya vesile olmuş oluyor.
Yalnız burada önemli olan, çok önemli olan, ilk günden beri söylediğim her vesile ile geçtiğimiz yıllarda da hatırlattığım bir husus var; yapılan şeyin güzel olması lazım. Çürük çarık olmaması lazım, eksik gedik olmaması lazım, tam olması lazım, mükemmel olması lazım. Zaten müslümanın her işinin mükemmel olması gerekiyor. Hüsn ile olması gerekiyor.
Hüsn ne demek?
"Güzellik" demek, güzel olması gerekiyor. İbadetin, kulluğun, mesleğin güzel olması gerekiyor, mesleğindeki ortaya koyduğu eserin güzel bir eser olması gerekiyor, yaptığı her işin güzel olması gerekiyor.
Buna ne diyoruz?
İhsan, yani "güzel yapmak, hüsn'lü yapmak. İhsan da hüsn mastarından çıkmış if'al bâbından.
Ramazan orucunun tutulması, o sevapları kazandırıyor ama ne şartlarla?
Ebû Saîd el-Hudrî hazretlerinden radıyallahu anh -sahabeden bu zât-ı muhterem- İbn Abdilber, İbn Hibban, Hulvânî Beyhakî gibi alimlerin Ahmed b. Hanbel gibi alimlerin rivayet ettiği bir başka hadîs-i şerîften bunun biraz daha teferruatını öğreniyoruz. Onu okuyayım, anlatayım.
Men sâme Ramadan fe-arafa hudûdehû ve yetehaffazü mimmâ yenbeğî en yetehaffeze minhü küffire mâ kablehû. "Kim Ramazan'ı oruçlu olarak geçirir, orucunu tutarsa hadlerini bilirse…"
-Hudut; "hadler, sınırlar" demek. Bir işin nasıl yapılacağını belirleyen çizgiler var, sınırlar var, onun aşılmaması lazım. O aşıldığı zaman "Haddi tecavüz etti." demek, olmayacak bir iş yaptı, taşkınlık yaptı, bozdu demek.-
Orucun çizgilerini, sınırlarını hududunu bilip onları çiğnememek. Onların ötesine geçmemek.
Ve yetehaffazu. "Ve kendisini korumak." Mimmâ yembeğî en yutehaffaze minhü. "Nelerden korunulması gerekiyorsa onlardan kendisini korumak."
Şimdi burada men sâme Ramadân ve arafe hudûdehû diyor, sonra yetehaffazü denmiş. Herhalde burada "y" var ama tehaffaza mâzi olsa daha uygun olur. Herhalde mimmâ yenbeği en yutehaffaza minhü ikinci yutehaffaza'ya bakarak belki hattat bir kalem hatası yapmış olabilir. Sakınılması gereken her sakıncadan, çekinceden, günahtan, haramdan, haddi aşma, tecavüz, azgınlık ve taşkınlıktan korunursa, kendisini korursa, o durumlara o hatalara düşmezse bu Ramazan orucunu tutan kimse sınırları iyi bilip de sakınması gereken şeylerden güzel sakınırsa o zaman geçmiş günahları affolunur.
Demek ki orucun güzel tutulması isteniyor, tarif ediliyor. Peygamber Efendimiz böyle bildiriyor. O bakımdan orucun sınırlarını, çizgilerini, şartlarını, oruçluyken nelerden sakınılması gerektiğini, bütün kardeşlerimizin çok iyi bir şekilde öğrenmesi lazım. O zaman "Ramazan orucu nasıl tutulur?" diye bütün ilmihal kitaplarındaki Ramazan bahsini okumalı. Bütün hadis kitaplarındaki Ramazan'la ilgili hadisleri okumalı, Kur'ân-ı Kerîm'deki oruçla ilgili âyetleri bilmeli; ona göre ayağını denk almalı.
Hacca gidecek. Ramazan bittikten iki ay sonra kurban bayramı gelir. Tavsiye ederim; hacca gidecek kardeşlerim şimdiden hac kitaplarını okusunlar, haccın âdâbını öğrensinler. İmam Gazzâlî gibi. "İbadetlerin Allah tarafından kabul edilmesi için ne gibi mânevî şartlar gerekli, ne gibi gönül şartları gerekli" bunları yazan kitaplardan okuması, iyice hazmetmesi, yaptığı işi bilerek yapması uygun olur.
Allah-u Teâlâ hazretleri şu güzel ayda şu zalim nefislerimizi hizaya getirmeyi, terbiye etmeyi; olgun, kâmil, tatlı, hayırlı, sevimli, güzel müslüman olmayı cümlemize nasip eylesin aziz ve sevgili dinleyiciler.
Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekatühû.
11.02.1994 -
İtikaf ve Kadir
10.12.1999 -
5 Şey Vardır
