17.03.1994 - 4 Vasıf Vardır ki O Kişinin Mutluluğunun Göstergesidir

17.03.1994 - 4 Vasıf Vardır ki O Kişinin Mutluluğunun Göstergesidir
Azîz ve sevgili Akra dinleyenleri;
Allah sıhhat, âfiyetle nicelerine eriştirsin. Mutlu Ramazan Bayramını yaşadınız o bayram günlerinin mutluluğu, tatlılığı ömrünüz boyuna devam etsin.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu hadîs-i şerîfin de buyuruyor ki:
Erbau hısâlin min saadeti'l-mer'i "Dört vasıf vardır. Bunlar kişinin mutluluğunun göstergesidir, alâmetidir." Kişi bunlara sahipse o mutlu bir kimsedir, mes'ud bir kimsedir.
“En tekûne zevcetehû sâlihaten. Ve evlâdühû ebrâran. Ve hulatâuhû salihîne ve maîşetehû fî beledihî” hadîs-i şerîfin tamamı bu!
Birincisi;
En tekûne zevcetühû sâlihaten "Hanımının saliha bir hatun olması kişinin mutluluğundandır." Çok güzel bir vasıftır. Bunu geçtiğimiz hadîs-i şerîfte de konu olarak karşımıza geldiği için, biraz açıkladığımız için hatırda tutarak geçiyoruz. Birincisi bu.
Ve evlâdühû ebrâren. "Ve yavrularının, çocuklarının -kız olsun, erkek olsun- kendilerine itaatli, iyi evlatlar olması."
Bu Kur'an-ı Kerim'de;”berren bi-vâlideyhi” diye geçen bir sıfat.
"Anne ve babasına karşı evlatlık vazifesini güzel yapan çocuğun vasfıdır bu." İyi, dindar, müslümanca evlatlık yapıyor ve itaat ediyor, asi olmuyor, karşı gelmiyor. Karşı gelmeyen, asi olmayan, iyi, dindar evlatları olması; bu da mutluluğun ikinci sebebidir. Hanımı saliha, evlatları da dindar, itaatli ve güzel evlatlar.
Ve huletâuhû sâlihîn. "Konuşup görüştüğü, sohbet ettiği, münasebetlerini sürdürdüğü çevresi, arkadaşları salih kimseler olması."
Bunu kendimiz seçebiliriz, hazırlayabiliriz, kendi çevremizi kendimiz kurabiliriz. İyi insanları seçeriz, onların yanına yanaşır, onların dostluğunu kazanırız. Böylece çevremiz salih insanlarla dolu olur. Kötülerden uzaklaşırız. Çünkü kötü arkadaş insanı çeker. Kötülüğe, günaha, kumara, zinaya, felâkete götürür. Onun için, kötü tanıdıklar varsa onlardan kesilmek, iyi dostlar edinmek lazım. Çevremizi kendi kendimizi koruyacak şekilde, destekleyecek şekilde salih insanlarla kurmak lazım.
Mesela etrafınıza bakarsınız; beğendiğiniz, ahlâkını hoş gördüğünüz, duyduğunuz bir kimseyle tanışırsınız. Arkadaşınız birisinden bahsediyorsa; “beni de onunla tanıştır." dersiniz.
Her gün iyi bir salih arkadaş edinerek, kendi kendinize salih insanlarla kurulu bir çevre tesis edebilirsiniz, etmelisiniz. Böyle hareket etmemiz lazım.
Hem de, Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinde müjde vardır ki:
"Bir insan yeni bir dost hayatında edinse, o gününde; o yeni dosttan dolayı, Allah ona çok büyük bir mükâfat verir, cennette derecesini yükseltir. Başka hiç bir sebeple o dereceye çıkamayacağı, yeni bir dereceye yükseltir."
O bakımdan sevgili dinleyicilerime, her gün yeni bir dost edinmek için etraflarına dikkatle bakmalarını ve salih insanlardan oluşan çevrelerini genişletmelerini bu vesileyle tavsiye etmiş oluyoruz. Çünkü salih insanlar, insana samîmî hareket ederler, davranırlar; hakkı söyler, kusuru varsa tatlı tatlı ikaz ederler. Unuttuğu güzel şeyler varsa yapmasını hatırlatırlar. Yapmakta olduğu güzel şeylere destek, yardımcı olurlar.
"Pekiyi ben de sana yardımcı olayım!" derler, yanına gelirler. Böylece insanın toplum içinde yeri kuvvetlenmiş olur. O bakımdan salih bir çevre kurmaya, salih insanlarla arkadaşlık köprüleri tesis etmeye çalışın, bunun büyük sevabı olduğunu unutmayın.
Ve maîşetehû fî beledihî. "İşinin gücünün beldesinde, yakın yerde olması."
Bu da güzel. Çünkü bazı insanlar var; evinden bir çıkıyor, dört ay, beş ay, altı ay sonra geliyor. Çocuğu ona, kendisi çoluk çocuğuna hasret, hanımından, beyinden ayrı. Bunlar pek uygun şeyler değil. Çeşitli yönlerden uygun olmuyor. Onun için Peygamber Efendimiz, insanın işinin de böyle yakın yerde olmasını işaret etmiş oluyor. İşimizi kurarken buna dikkat etmemiz, mümkün olduğu kadar böyle yapmaya çalışmamız lazım. Eğer uzak bir yerde işimiz varsa hanımımızı da, çocuğumuzu da götürmenin çaresine bakmalıyız.
Ben hatırlıyorum, üniversite tarafından Almanya'ya altı aylığına gönderildiğim zaman, kendi kendime:
"Yalnız giderim, Almanya'da çalışır gelirim." diye düşünüyordum. Değerli Hocamız, rahmetli Mehmed Zâhid Efendi Hazretleri:
"Hayır, beraber gideceksiniz. Çoluk çocuğunu da yanına al." dedi.
Çok memnunum. O tavsiyesi, nasihati hadîs-i şerîfe, dinin aslına, esasına uygun olduğundan, çok da bereketli oldu, hayırlı oldu diye düşünüyorum. İnsan böyle uzak bir yere gittiği zaman da, eşini yanından ayırmamalı, onunla beraber gitmeli diye düşünüyorum.
Ramazan'da kazandığınız güzel hasletler devam etsin. Allahu Teâlâ Hazretleri sizi, sevdiği kulları zümresine dahil eylesin. Sevdiği, güzel işleri yapmaya muvaffak eylesin. Ömrümüz mutlu geçsin. Çevreniz mutlu olsun. Evlatlarınız hayırlı olsun. Zevceniz, eşiniz hayırlı kimse olsun. Şu hadîs-i şerîflerde duyduğumuz güzel hususları yapmayı nasib etsin. Diliniz zikirle meşgul olsun. Gönlünüz şükür dolu olsun. Herhangi bir sabredilecek durum olursa, sabrederek sevap kazanın.
Allah-u Teâlâ hazretleri dünya ve âhiretinizi mâmur eylesin. Sonunda da cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin. Habîb-i edîbi, Muhammed-i Mustafâsı sallallahu aleyhi ve sellem'e sizleri ve bizleri komşu eylesin değerli ve sevgili dinleyicilerim.
Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh!
00.08.2000 -
Bu Gece Miraç
17.03.1985 -
Ramazan Orucunun Şartları,
