08.12.1994 - Recep Ayında Oruç Tutmak, Resullullaha Uymak

08.12.1994 - Recep Ayında Oruç Tutmak, Resullullaha Uymak
Sevgili dinleyicilerim,
Allah'ın en yüksek kulu, en sevgili kulu peygamberlerin serveri, kâinatın gözbebeği, eşref-î mahlukât, insanların seyyidü'l-evvelîne ve'l-âhirîn, geçmişlerinin, geleceklerinin efendisi Muhammed-i Mustafâ, Habîbullah, Allah'ın sevgili peygamberi ve peygamberlerin de hepsinin "Ah, ümmeti olsaydım!" diye temenni ettikleri âhir zaman peygamberi ve en yüksek makam olan Makâm-ı Mahmûd'un sahibi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.
Peki, o Allah'ın sevgili kulu, Makâm-ı Mahmûd'un sahibi, kâinatın efendisi, eşref-i mahlukât, eşrafü'l-verâ ekremü'l-rusül Muhammed-i Mustafâ nasıl Allah'ın en sevgili kulu olmuş? Ahlâkı neydi? Sünnet-i seniyesi, tavsiyeleri, günlük hayatı, ibadeti, taati neydi?
İşte bizim için en güzel örnek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bizim için en güzel örnek. Hem de İslâm'ın eğitimi o kadar güzel bir şey ki Allahu Teâlâ hazretleri kitap gönderip de, gökten meleklerle kitap indirip de, "Ey insanlar, bu kitabı okuyun, işte buna göre hayatınızı tanzim edin." diyebilirdi, biz de tabii ona göre kulluğumuzu güzel yapmak durumunda olurduk ama Allahu Teâlâ hazretleri diyor ki; Kullarımın bir kısmı okur okumaz, bir kısmı anlar anlamaz, ben bir model insan, örnek insan göndereyim, nasıl yaşanacağını ona bakarak görsünler; komşuluk nasıl yapılır, aile reisliği nasıl yapılır, babalık nasıl yapılır, bir toplumun liderliği nasıl yapılır, insanları kötülüklerden kurtarmak için çalışmalar nasıl yapılır, iyilikler nasıl teşvik edilir, yapılır, görsünler diye Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hayatı ve her sözü ve her hareketi, hayatının her günü bizim için şâhâne bir örnek.
Hadis kitapları var, kütüphanelerimizde pırıl pırıl, yaldızlı ve içinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in muhteşem, mübarek hayatı var.
Evet, işte tevbe ettik, Allah'ın yoluna girdik, nasıl bir insan olacağız?
Tevbe eden bir kulun, "Yâ Rabbi ben nasıl olayım? Sen nasıl olursam beni seversin?" diye bir soru içinden geçerse, tabii Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e ittiba edecek, onun gibi olmaya çalışacak, onun tavsiyelerini tutacak, onun sünnet-i seniyesine uyacak.
Onun için Receb Allah'ın ayı, kulların tövbesini kabul ediyor, dönüşe onları davet ediyor, tevbe kapılarını açıyor, "Gelin ey kullarım, benim rızam yoluna buyurun." demiş oluyor. Kul da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hayatını tanıyacak, sünnet-i seniyesini tanıyacak, onun günleri geçirdiği gibi ömrünü ona göre ayarlayacak, alışverişini, aile hayatını, sosyal hayatını, ruhî hayatını, ibadet hayatını, dinî hayatını, her şeyini Resûlullah Efendimiz'e uyduracak.
Ramazan'a da hazırlık işte buralardan başlıyor sevgili dinleyicilerim.
Onun için atalarımız hani perşembenin gelişi çarşambadan bellidir derler.
Küçükken hazırlanıyoruz, ilkokula çocuklarımızı öperek, giydirerek, kuşatarak, sevgiyle, hevesle gönderiyoruz, niçin gönderiyoruz?
Büyük insan olsunlar, benim oğlum paşa olacak, benim oğlum büyük adam olacak diye, anneler çocuklarını kucaklarına alıp yanaklarından şapur şupur öpüyorlar.
E dur bakalım, daha bu küçücük çocuk, büyük adam olmak nerede, bu yaşlar nerede?
Olsun, işte o yaşlardan başlıyor; o tahsile adımını atıyor, ilkokul bitiyor, ortaokul, lise, üniversite bitiyor, ihtisaslar, doktoralar yapılıyor. Gayet iyi bir eleman olarak yetişirse, hakikaten o küçücük bebek sonradan güzel, faydalı, kıymetli, el üstünde tutulan bir eleman oluyor. Dinî bakımdan da, her sene ne kadar güzel, Allahu Teâlâ hazretleri bize böyle bir fırsat hazırlamış, Receb ayında biz böyle bir mânevî mevsimin, iklimin, güzel iklimin içine giriyoruz.
İklim deyince aklıma geldi, biliyorsunuz dört tane mevsim var; ilkbahar, yaz, sonbahar, kış diyoruz, hepsi de üç ay sürüyor. Biz de diyelim ki bu Receble başlayan, Receb, Şaban, Ramazan aylarına, bu da mânevî bakımdan işte böyle feyiz mevsimi, sevapları kazanma, Allah'ın rahmetinin inme mevsimi, bu da üç ay. Receb ayından başlıyor;
Yudâ'afü fîhi'l-hasenât. "Bu ayda Allahu Teâlâ hazretleri yapılan iyiliklerin mükâfatlarını kat kat fazla veriyor."
O halde iyilikleri yapalım. İyilikler nelerdir sevgili dinleyicilerim? Hasenât. Hasen, Arapça "güzel" demek; hasenât da, yani yapılan güzel işler. Güzel işler neler olabilir?
Şahsen insanın ibadet etmesi güzel bir iştir; namaz kılması, Kur'an okuması vesaire. Başkalarına iyilik yapması, sadaka vermesi, hayır vermesi, iyilik yapması, dullara, yetimlere bakması, bu da bir hasenattır. Daha başka çeşitli İslâm için faydalı faaliyetlerde bulunmak, gayretlerde bulunmak; bunların hepsi hasenattır. Tabii oruç, zekât vesaire hasenattır. Onun için bu çeşit hayırlarımızı bu ayda arttıracağız, çünkü mükâfat kat kat veriliyor. Peygamber Efendimiz yudâ'afü yani kat kat, fazla fazla katlı, katlanmış olarak verilir buyuruyor.
Ve bu ayda oruç tavsiye ediliyor. Biliyoruz, farz olan orucu Ramazan'da tutacağız ama ısındırma çalışması gibi hissediyorum ben.
Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz;
Fe-men sâme yevmen min receb fe-keennemâ sâme seneten. "Receb'ten bir gün oruç tutan, sanki bir sene oruç tutmuş gibi mükâfatlandırılır." Ve men sâme minhü seb'ate eyyâmin. "Yedi gün kim oruç tutarsa.." Ğullikat anhu evvâbü cehenneme. ("Bu yedi cehennemin yedi kapısı, yedi gün oruç tutana kapanır.")
Biliyorsunuz, yedi cehennem var, her birisinin kapısı olduğu söyleniyor. Allah hiç göstermesin, hiç tanımayalım, hiç bilmeyelim, hiç cehennemin yanına bile yaklaşmayalım, Mevlamız kokusunu bile duyurmasın. Peygamber Efendimiz, "Bu yedi cehennemin yedi kapısı, yedi gün oruç tutana kapanır." buyuruyor. Ne olacak yedi gün oruç tutmak, seve seve tutarız.
Ve men sâme minhü aşrate eyyâmin. "Bu Receb ayı içinde kim on gün oruç tutarsa." Lem yes'elillâhe şey'en illâ a'tâhu. "Allah'tan ne isterse, Allah ona onu muhakkak verir."
Demek ki, kendi şahsımızla ilgili, çoluk çocuğumuzla, işimizle, sıhhatimizle, toplumumuzla, dünya ve âhiretimizle ilgili nice isteklerimiz var; biz kuluz, isteriz, Allahu Teâlâ hazretleri dilerse verir ama kim on gün oruç tutarsa, Allah'tan istedi mi Allah mutlaka verir.
Lem yes'elillahe şey'en. "Allah'tan bir şey istemez." İllâ a'tâhu. "Allah hemen onu verir." Mutlaka verir diye bir müjde var.
O halde muratları olanlara müjde, kalbinde dilekleri olan, istekleri olanlara müjde; on gün orucu tutsunlar, dileklerini, isteklerini Allah'ın dergahına sunsunlar, dilesinler, Allah'tan mükâfatlarını istesinler.
Ve men sâme minhü hamsete aşrate yevmen. "Bu Receb ayında 15 gün kim oruç tutarsa." Nâdâ münâdin mine's-sema'i kad ğufire leke mâ madâ feste'nifi'l-amel. "On beş gün oruç tutana da gökten bir melek seslenir, 'Ey oruç tutan kimse, senin geçmiş günahların affolundu, defterin bembeyaz oldu, işe hadi bakalım tertemiz olarak bir daha defterini karartmayacak şekilde yeniden başla.' denilir." Ve men zâde zâdallahü. "Kim orucu artırırsa, Allah da onun mükâfatını, bunlara göre çeşitli şekillerde arttırır." diye Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böylece buyurmuş.
Demek ki Receb ayında oruç tutmaya biraz fazlaca gayret edelim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de Receb ayında orucu çok tutardı. Yani Ramazan'ın dışında en çok oruç tuttuğu ay bu Receb ayıydı. Bir de üç ayları tutuyorlar, hani Receb Şaban'ı da tutarak, Ramazan'ı da tutarak üç ayları tutan kardeşlerimiz de var.
Allah ibadetlerini kabul eylesin.
Allahu Teâlâ hazretleri nice mübarek aylara, yıllara sıhhat ve âfiyetle, maddeten ve manen, kalben ve kâliben, ruhen ve bedenen, sıhhat ve âfiyet, huzur ve saadet üzere, sevdiklerinizle beraber erişmenizi nasip eylesin ve ömrünüzü hayırlı, sevaplı, ecirli, uğurlu, bereketli, güzel geçirip Rabbimiz'in huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak, cennetlik bir kul olarak varmayı, cennetiyle cemaliyle müşerref olmayı, sevdiği kullarıyla cennette beraber olmayı, Habîb-i Edîb'i Muhammed-i Mustafâ'sı sallallahu aleyhi ve sellem'e komşu olmayı temenni ve niyaz eylerim.
Es-Selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû,
Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.
08.12.1994 -
Recep Ayının Fazileti
08.11.1981 -
Miraçta Verilen Hediyeler
