08.12.1994 - Regaip Kandili Tebrik, Kandil Gecesi Yapılması Tavsiye Edilen İbadetler

08.12.1994 - Regaip Kandili Tebrik, Kandil Gecesi Yapılması Tavsiye Edilen İbadetler
Regaip kandiliniz mübarek olsun,
Aziz ve sevgili Akra dinleyicilerim.
Biliyorsunuz Regaip Kandili, üç ayların birincisi olan Receb ayı içindedir. Bizim kullandığımız miladi takvim güneş sistemine göredir, ama bizim ananevî, dinî takvimimiz kamere, aya göredir ve Arabî ay diyoruz bu aylara, kamerî aylar. Bunların bir kısmını tanıyorsunuz mesela Rebiü'l-evvel ayının Peygamber Efendimiz'in doğduğu ay olduğunu biliyorsunuz. Muharrem ayının Arabî ayların yılbaşısı, ilk ayı olduğunu biliyorsunuz. Ramazan ayını hepimiz biliyoruz, 12 ayın sultanıdır, başımızın tacıdır, "Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan" diyoruz.
'Şehir' kelimesi de, Arapça'da ay mânasınadır. Farsçadan gelme mânası ile şehir, belde mânasına, insanların oturduğu mekân, evlerin topluluğu, şehir. O mânaya kullanıyoruz biz ama Araplarda 'şehr' ay mânasınadır. Şehr-i Receb, şehr-i Ramazan dediğimiz zaman Ramazan ayı, Receb ayı demek oluyor.
Bu Arabî ayların içinde en kıymetlisi Ramazan ayıdır. Ramazan ayı içinde Allahu Teâlâ hazretleri bize çok önemli bir kıymetli ibadet olan orucu farz kılmıştır. Ramazan ayında oruç tutuyoruz, gecelerini ibadetlerle, teravihlerle, Ramazan Kur'ân-ı Kerîm ayıdır diye Kur'ân-ı Kerîm okuyarak ihyâ ediyoruz, onun kıymeti ortada.
Fakat Ramazan ayından başka Arap ayları içinde dört ay vardır, bunlara haram aylar denilir. Buradaki haram[ın] mânası, "içinde ibadet yapmak, kötülük yapmamak gereken muhterem aylar" mânasınadır. Bu dört ayın üçü bir aradadır, peş peşedir; Zilkade, Zilhicce, Muharrem. Yani Arap aylarının 11'incisi, 12'ncisi ve yeni senenin ilk ayı olan Muharrem, üçü peş peşedir.
Biliyorsunuz, bu haram ayların ortasındaki o Zilhicce ayında Kurban Bayramı var, hacılar hacca gidiyorlar. Hacca gitmek de eskiden kolay bir şey olmadığından, aylarca sürdüğünden, hac ayının evveli ve sonrası, her türlü cidalin, çekişmenin, ihtilafın, kavganın yasaklandığı ve herkesin uymaya riayet ettiği bir sulh ve sükun devresi oluyor. Üç ay onlar, ama bir de bunların dışında, bunlardan çok uzakta Receb ayı var, bu da haram aylardandır. Yani çok muhterem aylardan birisidir.
Allahu Teâlâ hazretleri muhtelif zamanlara şerefler vermiştir. Mesela aylar içinde Ramazan ayına şeref vermiştir, başımızın tacıdır, seviyoruz. Günler içinde cuma gününe şeref vermiştir, çok büyük sevaplar vardır. Yani bu şereflilik içinde ibadet edildiği zaman, kulun çok büyük sevaplara nâil olmasına vesile oluyor. Günün içinde mübarek saatler vardır, şerefli saatler, eşref saatler vardır. İbadetlerin çok sevaplı olduğu zamanlar vardır. Mesela seher vakitlerini hepimiz biliyoruz ve seviyoruz. Gecenin son kısmı, sabaha yakın kısmı, seher vakitleri çok kıymetlidir. Sonra güneşin doğmasından itibaren olan kısım, ibadetle, zikirle, evrat okuyarak, dua okuyarak zamanı geçirmek çok sevaplıdır. Ve bir de ikindiden sonra güneşin batacağı zamana kadarki kısım, yine böyle niyaz ve ibadet ve dua zamanıdır, çok kıymetli zamanlardır.
İşte böyle senenin içinde Allahu Teâlâ hazretleri Receb ayını da haram aylardan, mübarek aylardan birisi kılmıştır. Bu mübarekliği de çok eskiden beri köklü olan bir mübarekliktir. İslâmiyetten önce de Araplar Receb ayının kıymetini bilirlerdi ve Receb ayında duaların kabul olduğunu tecrübeleri ile öğrenmişlerdi. Hatta okuduğumuz kitaplar, "Bir zalimin zulmüne uğramış olan bir mazlum o zalimden hakkının alınmasını, ahının çıkmasını istiyorsa Receb ayını beklermiş, bu Receb ayı geldiği zaman dua edermiş ve muhakkak dualar kabul olurmuş." deniliyor.
Receb ayının kendisi mübarektir, birinci günü mübarektir ama hadîs-i şerîflerle sabit olarak Receb ayının ilk cuma gecesi, yani perşembesini cumaya bağlayan gece çok kıymetli, çok önemli bir gecedir. Bu gecenin çok sevaplı olması dolayısıyla melekler dahi bu geceye rağbet ettiklerinden, Regaip gecesi adı verilmiş. Yani, melekler dahi bunun kıymetini biliyorlar ve Allahu Teâlâ hazretleri kullarına çok büyük ikramlar, rağbet edilecek mükâfatlar, ecirler, sevaplar veriyor. Onun için bu sevapların, ecirlerin olduğu gece mânasına Receb ayının bu ilk cuma gecesi bildirilmiştir. Bu gecenin içinde hem Receb ayının mübarekliği var hem de cuma gecelerinin geleneksel mübarekliği var. Her cuma gecesi mübarektir. Cuma gecesi mübarektir. Cumanın gündüzü mübarektir.
Cumanın gecesi, perşembenin akşam ezanı okunduğu zaman başlar, cuma günü namaz kılındıktan sonra ikindi geçtikten sonra, akşam ezanı okunduğu zaman cuma günü biter. Günün takvimi böyledir, başlangıcı ve sonu böyledir. Perşembe akşam namazından sonra cuma gecesi başlıyor; yatsı namazı cumanın yatsı namazıdır, akşam namazı cumanın akşam namazıdır, sabah namazı cumanın sabah namazıdır, öğlen namazı cuma namazı kıldığımız cumanın öğlenidir, ikindi namazı cumanın ikindisidir. Ondan sonraki, artık akşam ezanı okunduğu zaman, o cuma değildir, cumartesi günüdür. Sistem, biraz bizim şimdi kullandığımız sistemden farklı şekilde düşünülmüş.
Asırlar boyunca ecdadımız böyle [bu] İslâmî [sisteme göre] yaşamışlar. Güneşin batması ile bir gün bitiyor, güneş batar batmaz bir gün bitiyor yeni bir gün başlamış oluyor. Birisi bittiğine göre ötekisi başlamış oluyor. Onun için oruç sona eriyor. Onun için eğer güneş batarken hilal görülürse, Ramazan başlamışsa teravihi kılınıp ertesi gün oruç tutuluyor. Sistem böyle.
Evet bu gece hem geleneksel, her zaman mübarek olan cumanın gecesi olması bakımından çok sevaplı bir gece, hem de çok mübarek bir ay olan Receb ayının ilk gecesi diye Peygamber Efendimiz tarafından bildirilmiş olan bir gece. Receb ayı içinde Allahu Teâlâ hazretleri hem eski peygamberlere hem de bizim Peygamber-i zîşânımıza çok büyük mükâfatlar ihsan eylemiş. Receb ayı Müslümanlar için, mü'minler için tarih boyunca çok hayırlı, güzel bir ay olmuştur.
Tabii bu Receb ayını ve Regaip Kandilini bu duygularla biz de temenni ediyoruz, diliyoruz Rabbimiz'dan, Erhamu'r-râhimîn olan Rabbimiz'den, bizler için de, şu yaşayan asrımızdaki berhayat olan mü'min kardeşlerimiz için de, cümle Ümmet-i Muhammed için de hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Mazlumlar zulümden kurtulsunlar, esirler esaretten halas olsunlar, hapistekiler hapisten çıksınlar, dertli olanların dertleri sona ersin, mücahit kardeşlerimiz zalimlere, kâfirlere karşı mansur ve müeyyed ve muzaffer ve galip olsunlar, bu ay hayır ve bereket ayı olsun diye temenni ediyoruz.
Kısaca benim ana çizgileriyle, mutlaka kaçırmamanız gereken tavsiyeler olarak söylemem gerekirse;
Mutlaka yatsı namazında bir camiye gidin, çünkü yatsı namazını cemaatle kılan, sabah namazını cemaatle kılan bütün geceyi ihyâ etmiş gibi sevap kazanır. Onu kaçırmayın. İnsan evde namaz kılıyor, "Kıldım, elhamdülillah. Allah kabul etsin." Tabii kabul eder, Allahu Teâlâ hazretleri insan namaz kıldığı zaman kabul eder, Erhamu'r-râhimîn'dir, duaları kabul edicidir, ibadetleri kabul edicidir ama insan camide kıldığı zaman 27 kat sevap alıyor. Bunu kaçırmamak lazım. Camide her zaman kılmak lazım. Bir de bu cuma gecesidir, Regaip gecesidir; özellikle bu fırsatı kaçırmamak lazım. Camide namazı kılın.
Tabii sadece namaz kılmak değil, namazın arkasından da geceyi hayırla, ibadetle, Kur'ân-ı Kerîm'le geçirmek lazım. Hocaların vazifesi camide cemaate biraz hadîs-i şerîflerden, âyet-i kerîmelerden, dinimizin emirlerinden güzel vaazlar ederek camide sevap kazanmalarını sağlamaktır ama nihayet caminin programı bir yerde bitecektir.
Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Gece siz Rabbinizle baş başa kalacaksınız, ne yapmanız lazım?
İkinci tavsiyem benim size; geceleyin yatarken abdestli yatmanızdır.
Yani kaçta yatacaksınız?
Diyelim ki 10'da, 10 buçukta, 12'de yatacaksınız; misafir gelecek, 1'de yatacaksınız. Kaçta yatarsanız, yeniden taze abdest alıp, dört rekât namaz kılıp, abdestli yatın.
Niçin?
"Abdestli yatan bir kulun bütün gecesini melekler ibadete yazarlar, melekler ve hûrî kızları gökten onun vücudunu nur olarak görüp etrafına toplanırlar, gecesi hayırlı bir gece olur." diye hadîs-i şerîflerde müjdeleniyor da onun için. İkinci tavsiyem bu. Gecenizin değerlenmesi babında, uyayacağınız zaman taze abdest alıp, dört rekât namaz kılıp öyle uyuyun.
Tabii böyle güzel gecelerde, bir de Peygamber Efendimiz'in tesbih namazı tavsiyesi var. Tesbih namazı 300 tesbihli, ‘Sübhânallâhi ve'l-hamdülillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-âliyyi'l-azîm’ diye 300 tesbihi dört rekâtta belirli bir şekilde okuyarak kılınan bir namazdır. İlmihal kitaplarında tesbih namazının tarifi vardır. Şahsen kılabilirsiniz. Bilmeyenler bilsin, öğrenmeyenler öğrensin, tecrübe olsun diye cemaatle kılmak da caizdir ve öylece sevap kazanmış olurlar.
Sonra sevgili dinleyicilerim, geceleyin de uykuyu bölüp Allah rızası için tatlı uykudan fedakârlık edip gece namazına kalkmak lazım. Gece namazına teheccüd namazı diyoruz; Peygamber Efendimiz'in âdeti idi, Kur'ân-ı Kerîm'de de kendisine;
‘Ve mine'l-leyli fe-tehecced bi-hî nâfileten leke’ diye emrolunmuştu. Peygamber Efendimiz'in bu güzel âdeti salihlerin de itiyadıdır, âdetidir, onlar da gecelerin o seher vakitleri dediğimiz son zamanlarında, yarısı, üçte ikisi geçtikten sonra uykuyu bölüp kalkar, güzelce abdest alır, seccadelerini yayar, kendi evlerini tek başlarına gözyaşları içinde Mevlâ'ya ibadet edip zikr ü tesbihler ile namazlar, niyazlarla o seher vakitlerini değerlendirirlerdi. Yunus Emremiz merhum, cennetmekânın;
Dağlar ile taşlar ile,
Çağırayım Mevlam seni
Seherlerde kuşlar ile,
Çağırayım Mevlam seni
dediği gibi, böyle bir coşkulu tarzda gece namazlarını kılarlardı.
Size tabii bu mübarek gecede, bu teheccüd namazını da, saatinizi kurarak, birbirinizi uyandırarak, bu namazı da kılmayı tavsiye ederim. Çünkü seher vakti göğün kapıları açıktır, dualar makbuldur, Allahu Teâlâ hazretleri ibadetlerinizi kabul eder, isteklerinizi ihsan eyler. O vakti de kaçırmamanızı tavsiye ederim.
Sonuncu tavsiyem de, geceyi böyle geçirdikten sonra, sabah namazını da camide cemaatle kılmaya mutlaka ve mutlaka dikkat edin. Büyüklerimiz diyorlar ki; "Bir insanın bütün gece ibadet edip de ondan sonra evinde namazı kılıp pat diye yatmasından, bütün gece uyuyup da sünnet-i seniyeye uygun olarak kalkıp vazifesi olduğu üzere camide sabah namazını kılması daha sevaplıdır, daha hayırlıdır." Yani sünnete uygun olan az ibadet, sünnete aykırı olan çok ibadetten önde gelir, daha çok sevaplıdır. Onun için sabah namazını camide kılmak mü'minlerin şânıdır. Münafıklar sabah namazına, yatsı namazına camiye gidemezler, tembellenirler denildiği için hadîs-i şerîflerde; aman ben münafıkların pozisyonuna düşmeyeyim, onların hali bana bulaşmasın, onların hali gibi halim olmasın diye sabah ve yatsı namazında camide olmaya bu gecenin ihyasının bir parçası olarak bakın ve ihmal etmeyin.
Geceleyin de uykunuzu bölüp, kalkıp teheccüd namazı kılın. Tabii herkes çalışabiliyor, işi oluyor, öğrenciler oluyor, belirli saatlerde belirli şeyleri yapmak istediği için, böyle tavsiye ediyoruz ama durumu müsait olanlar, keşke mümkün olsa da bu geceyi daha uzun saatler ihyâ etseler, gece uyumasalar, sabahlara kadar Allahu Teâlâ hazretlerine ibadetle, taatle vakitlerini geçirip hem kendileri, hem Müslüman kardeşleri için, bütün Ümmet-i Muhammed için dualar eyleseler. Çünkü mü'minin mü'mine duası makbuldür ve Allahu Teâlâ hazretleri en büyük süratle kabul eder. Mü'minin mü'mine yaptığı dua en çabuk kabul olunan dualardandır aziz ve sevgili Akra dinleyicilerim.
Hepinize tekrar tekrar tebriklerimi arz ediyorum. Allahu Teâlâ hazretleri nice mübarek kandillere, nice mübarek aylara, yıllara sıhhat ve âfiyetle, maddeten ve manen, kalben ve kâliben, ruhen ve bedenen, sıhhat ve âfiyet, huzur ve saadet üzere, sevdiklerinizle beraber erişmenizi nasip eylesin ve ömrünüzü hayırlı, sevaplı, ecirli, uğurlu, bereketli, güzel geçirip Rabbimiz'in huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak, cennetlik bir kul olarak varmayı, cennetiyle cemaliyle müşerref olmayı, sevdiği kullarıyla cennette beraber olmayı, Habîb-i Edîb'i Muhammed-i Mustafâ'sı sallallahu aleyhi ve sellem'e komşu olmayı temenni ve niyaz eylerim.
Es-Selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû,
Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.
09.01.1992 -
Recep Ayında Oruç,
08.12.1994 -
Recep Ayının Fazileti
