İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

09.01.1992 - Recep Ayında Oruç, Kıymetli Günler

09.01.1992 - Recep Ayında Oruç, Kıymetli Günler
Günün Sohbeti

09.01.1992 - Recep Ayında Oruç, Kıymetli Günler

06.01.2025
10 dk 32 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm

El-Hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîne ve senedinâ ve mededinâ ve üsvetine'l hasenete Muhammedini'l Mustafa. Ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ecmaîn.

Emmâ ba'd:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Râmuzu'l-ehâdîs'in 288. sayfasında, 13. hadîs-i şerîfinde bize nakledildiğine göre Receb ayı hakkında şöyle buyurmuşlar:

Recebü şehrun azîmün. "Receb muazzam bir aydır, ulu bir aydır, büyük bir aydır." Yüdâifu'llâhi fîhi'l-hasenât. "Allah celle celalüh bu ayda yapılan haseneleri, iyilikleri, ibadetleri kat kat mükâfatlandırır. Katlandırır, çoğaltır." Fe men sâme yevmen min recebin fe-keennemâ sâme seneten. "Kim Receb'te bir gün oruç tutarsa sanki bütün sene oruç tutmuş gibi mükâfat alır." Ve men sâme minhü seb'ate eyyâmin. "Receb ayında yedi gün oruç tutana" Gullikat anhü evvâbu cehenneme. "Cehennemin yedi kapısı kapanır." Ve men sâme minhü semâniyete eyyâmin. "Kim Receb ayı içinde sekiz gün oruç tutarsa." Fütihat lehû semâniyetü ebvâbi'l-cenneti. "Sekiz cennetin kapıları o mübarek kula, o oruçlu kula açılır." Ve men sâme minhü aşerete eyyâmin. "Tuttuğu oruçlar on güne ulaşırsa." Lem yes'eli'llâhe şey'en illâ âtâhü. "Allah'tan ne dilerse, ne isterse, ne murat ederse, Allah istediğini ona ihsan eder." Ve men sâme minhü hamsete aşrete yevmen. "On beş gün oruç tutmaya muvaffak olursa." Nâdâ münâdin mine's-semâi: Kad gafertü leke. "Gökten bir melek ona; ‘Sen muhakkak ki Allah'ın mağfiretine erdin, affolundun.' diye seslenir." Mâ mâdâ. "Geçmiş günahların, şimdiye kadar işlediğin günahlar mağfiret olundu." diye müjdelenir. Fe'ste'nifi'l-amele. "‘Haydi! Geçmiş günahların affoldu. O halde işe yeniden başla. Dikkat et! Defterin temizlendiğine göre bir daha kirlenmeden, günahlara düşmeden, günahlarla karalanmadan öyle yaşa!' denilir." Ve men zâde zâdehu'llâh. "Daha fazla oruç tutana Allah'ın mükâfatı da daha ziyade olur." Ve fî Recebin hamela'llâhu nûhan fi's-sefîneti.

Receb ayının geçmişinde, mazisinde de çok şâyân-ı şükran hadiseler meydana gelmiştir.

"Allah tufandan korumak için Nuh aleyhisselam'ı gemiye Receb ayında bindirmiştir." Fe-sâme Receb. "Ve Nuh aleyhisselam da şükür olarak Receb ayında oruç tutmuştur." Ve emere men meahû en yesûmû. "Etrafında, gemisinde bulunan ashabına; "Siz de oruç tutun." diye tavsiye etmiştir."

Veceret bihimü's-sefînetu sittete eşhürin. "Gemi onları altı ay tufanın üzerinde, suyun üzerinde gezdirmiştir." İlâ âhiri zâlike yevmu âşûrâ. "Bu işin sonu; Muharrem ayına, aşûre gününe tesadüf etmiştir." Uhbita ale'l-cûdi. "Ve gemisi Cûdî Dağı'na inmiştir." Fe-sâme Nûhun ve emrun min meahû en yesûmû ve'l-vahşu şükren li'llâhi azze ve celle. "Onlar artık bu tufandan kurtulup, tufan bittikten sonra, gemi Cûdî Dağı'na oturduktan sonra şükür olarak, aziz ve celil olan Allahu Teâlâ hazretlerine şükür sadedinde Nuh aleyhisselam ve yanındaki ashabı ve gemisine almış olduğu ehlî ve vahşî hayvanlar, hepsi oruç tutmuşlardı."

Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfini okuduk. Receb ayıyla ilgili bilgileri size nakletmiş olduk. Burada Peygamber Efendimiz Receb ayında eski zamanlarda, eski peygamberler zamanında onların hangi güzel lütuflara erdiğini bize anlatıyor. Demek ki bizden önceki ümmetlere de bu mübarek ayda Allah'ın rahmeti ermiş, lütfu ermiş, yardımı nusreti vâsıl olmuş, hayırlara nâil olmuşlar, tehlikelerden kurtulmuşlar.

Efendimiz başında da ifade ediyor ki bu mübarek, büyük bir aydır ve bu ayda yapılan hayırlar, iyilikler kat kat katlandırılır. Ve burada en çok orucu tavsiye ediyor ve kul ne kadar oruç tutarsa o kadar büyük mükâfat alacağı hadîs-i şerîften anlaşılıyor.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle bildirmiş:

Recebü şehrullah. "Receb ayı, Allah'ın ayıdır. Şaban ayı, Peygamber Efendimiz'in ayıdır. Ramazan ayı, biz Ümmet-i Muhammed'in ayıdır."

Şimdi başını gökyüzüne kaldırmışsa kardeşlerimiz, mavi gökyüzünde incecik, nazlı hilâli gördük. İşte o Recep ayının hilâli…

Allahu Teâlâ hazretlerinin hikmetinden ki bazı yerleri mübarek eylemiş. Mesela Mekke'nin mübarekliği, taşının toprağının mukaddesliği âyetlerle sabit.

İnne evvele beytin vüdıa li'n-nâsi le'llezî bi-bekkete mübâreken ve hüden li'l-âlemîn.

Âyet-i kerîmeyle sabit bir mübarek belde. Dünya yaratıldığı zamandan, Hz. Âdem aleyhisselam'ın devrinden beri Kâbe'nin olduğu yer ibadetgâh olarak şerefli.

Dinimiz oraya girişi bile sıradan bir giriş gibi kabul etmiyor. Orası Allah'ın beytullahının olduğu mübarek yer olduğundan oraya girerken bir nizama göre giriliyor. Belli hudutları var. Çok uzaklardan; 20-30 kilometre, bazı yerlerde daha fazla, bazı yerlerde 400 kilometre mesafeden "Mekke'nin hududu oradan başlar." diye insanın tavrını takınması gerekiyor. Üzerindeki elbiseleri, ayağındaki pabuçları çıkarması gerekiyor. Allahu Teâlâ hazretleri; baş açık, yalın ayak, bir beyaz örtüye veyahut tek bir örtüye, bir üst örtüye sarınıp çok mütevazı bir şekilde, sanki mahşer günü gibi, sanki kabirden kalktığı zamandaki gibi üzerinde kefenleri varmış gibi, dünya süsünden, ziynetinden sıyrılmış bir şekilde oraya gelmeyi emretmiş. Harem mıntıkası. Allahu Teâlâ hazretlerinin mukaddes beldesi.

Orada cidal yasak, mücadele etmek, savaşmak yasak; vuruşmak, dövüşmek yasak; kan dökmek yasak; ihramlıyken yasaklar konusunda dikkatin daha da artması gerekiyor. Mübarek bir yer olduğundan; meşru olan, helal olan, tabii olan birtakım şeyler bile tamamen yasaklanıyor.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in şehri olan Medine şehri de mübarek yerlerden birisi. Onun da şerefi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den geliyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem insanların eşrefi, peygamberlerin ekremi olduğundan, nebiyyi ekrem, resûl-ü muhterem olduğundan, onun dokunduğu her şey, baktığı her şey, iltifat ettiği her şey, bastığı her yer, yaşadığı her yer mübarek oluyor. Kendi de mübarek, medfeni de, kabr-i şerîfinin bulunduğu belde de.

‘Tefevvüd kerde-i arş-ı Cenâb-ı Kibriyâdır bu’ diye söylemiş şair. Arş-ı Âlâ'dan daha kıymetli oluyor çünkü Habibullah'ın kabrinin olduğu yer mekân olarak kıymetli. Arafat kıymetli bir yer. Kuds-i Şerîf, Müslümanların mübarek kıymetli bir yeri.

Zamanlardan da kıymetli zamanlar var.

İki bayram; Ramazan bayramı, Kurban bayramı, mübarek zaman.

Haftanın içinde cuma günü, mübarek bir zaman. Hem de her hafta tekerrür ediyor. Perşembe günü akşam ezanı okunduğu zaman bu mübarek zaman başlıyor, cuma günü akşam, cumartesiyle cuma arasındaki akşam ezanı okununcaya kadar devam ediyor. Bu gece ve bu ertesi gündüz mübarek bir zaman. Her altı günde bir karşımıza gelen bir büyük nimet. Çok büyük, çok kıymetli bir zaman.

Bir de senenin ayları içinde Allahu Teâlâ hazretleri bazı ayları mübarek aylar kılmış. Bu mübarek ayların birincisi Receb ayı. İkincisi Şaban ayı. Onun arkasından gelen üçüncüsü Ramazan ayı. Eski tarihlerden beri Allahu Teâlâ hazretlerinin bu aylarda lütufları, ihsanları, rahmeti, ikramı çok olduğundan, cahiliye zamanının Arapları bile Receb geldi mi her türlü mücadeleyi bırakırlarmış. Silahları kınlarına sokarlarmış, mızraklarını bir kenara bırakırlarmış. Kanlı bıçaklı, kavgalı oldukları insanları bile görmez, duymaz olurlarmış. Aralarında kan davası var; başka zamanlarda o kabileden bir kimse öteki kabileden bir kimseyi bulsa öldürüyor ama Receb geldi mi görmezlikten gelirlermiş. "İşte buraya senin düşmanın falanca geldi." dense de duymazlıktan gelirmiş.

Receb'in isimleri var, sıfatları var. Bir tanesi receb el-esam, "sağır Receb." Yani insanlar bu ay içinde sanki düşmanlarının geldiğini duymuyormuş, onlardan intikam alacağını bilmiyormuş gibi davranıyor. Cahiliye devrindeki Araplar bile Receb oldu mu mücadeleyi bırakırlarmış. O zamandan beri var. Tabii daha önceki zamanlardan da anlaşılıyor ki eski peygamberlerin hayatlarından beri Receb ayının mübarekliği böyle başlıyor.

Allahu Teâlâ hazretleri dünyanın ve âhiretin sevaplarına, hayırlarına nail eyleyip, muradlarımıza vasıl eylenip iki cihanda cümlemizi aziz ve bahtiyâr eylesin. Cennetiyle cemâliyle müşerref eylesin.

 

Bi hürmeti esrâri sûreti'l fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA