İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

10.10.1997 - Ölümden Sonra Dirilmek, Müminler Çok Şanslı

10.10.1997 - Ölümden Sonra Dirilmek, Müminler Çok Şanslı
Günün Sohbeti

10.10.1997 - Ölümden Sonra Dirilmek, Müminler Çok Şanslı

03.12.2025
9 dk 9 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve be rekâtüh!

Allahu Teâlâ hazretleri dünyanın ve âhiretin her türlü hayırlarına lütfuyla keremiyle cümlenizi erdirsin. Yolunda daim eylesin. Sevdiği kul eylesin. Sevdiği güzel hayırları, icraatı yapmayı nasip eylesin. Ömrünüzü bereketlendirsin, hayırlı eylesin. Hâsılı, Allahu Teâlâ hazretleri iki cihan saadetine sevdiklerinizle beraber cümlenizi nâil eylesin.

Allahu Teâlâ hazretleri âhirette bu dünyada ölen, kabre gömülen, yok olan insanları tekrar diriltecek. Bunu inkar edenler, münkirler, müşrikler, kâfirler ne yapmış oluyorlar? Allah'ı yalanlamış oluyorlar, O'na yalan isnat etmiş oluyorlar, "Yalan söylüyorsun." demiş oluyorlar ki bu da çok büyük suç, çok büyük cürüm. Bunun için kafirlerin suçları, edepsizlikleri çok büyük olduğundan çok büyük cezalara çarptırılacak. Halbuki Allahu Teâlâ hazretlerine zor değil. Bir kişinin tekrar diriltilmesiyle milyarlarca insanın tekrar diriltilmesi arasında bir fark yok, bir zorluk yok. Bir insanın yaratılmasıyla kâinatın yaratılması arasında bir fark yok. Allahu Teâlâ hazretleri öyle kâdir-i mutlaktır ki bizim gözümüzde büyüttüğümüz her şey onun için gayet kolayca olur.

Nasıl olur?

Yâsin sûresinin son sayfasındaki âyet-i kerîmeyi hatırlayın:

İnnemâ emruhû izâ erâde şey'en en yekûle lehû kün fe-yekûn. "Bir şeyin olmasını istediği zaman Allahu Teâlâ hazretleri o işin olmasını emreder; neyse olacak olan şey, ona ‘ol!' der, o olur."

Demek ki murad ettiği şeye "ol" dediği zaman olabiliyor.

Allah'ın kudreti sonsuz olduğundan, amennâ ve saddaknâ, biz biliyoruz ki bu eşsiz kâinatı, bu yüce kâinatı, bu yıldızları, bildiğimiz bilmediğimiz, görünen görünmeyen âlemleri, gözümüzün göremeyeceği kadar küçük mikrokozmoz dediğimiz atom âlemlerini, toprağın altını, denizlerin derinliklerini, fezaları, fezalardaki varlıkları, yaratıkları, maddeleri, şekilleri, hepsini yaratan kâdir-i mutlak Allahu Teala hazretleri her şeye kâdirdir. Yaratmada bir zorluk yoktur, yaratır.

İnkâr eden;

"Yok canım, öldükten sonra dirilmek yok. İnsan bu dünya hayatını ne kadar yaşıyorsa yaşıyor. Ondan sonra ihtiyarladı, öldü mü toprak olup gidecek. Toprak olduktan sonra onu kim diriltebilir?"

Almış eline kâfir, eski bir çürümüş kemiği, parmakları arasında ezmiş, ufalamış, ondan sonra Peygamber Efendimiz'in karşısına küstah bir şekilde dikilmiş;

"Yani bu kum haline gelmiş, ufalanmış kemiği kim diriltir?" diye sormuş.

Kul yuhyîhe'llezî enşeahâ evvele merratin. "Ey Resûlüm, o edepsiz kâfire, o müşrike, o azılı terbiyesize söyle, onu ilk yaratan yine tekrar yaratacak." diye Yâsin sûresinde bildiriliyor.

Tabi yaratacağı zaman görecekler, âhiret olduğu zaman,

Eleyse hâzâ bi'l-hak, "Bu âhiret hayatı hak mıymış, gerçekten olmuş mu?" diyecek Allah onlara.

Kâlû belâ ve rabbünâ. "Rabbimize and olsun ki evet, gerçekmiş. Tamam, şimdi anladık, gördük." diyecekler. Ama o zaman iş işten geçmiş olacak.

Allahu Teâlâ hazretleri neden olmadan önce haber veriyor insanlara âhiretin olacağını?

Ayağını denk alsın diye, rahmetinden, lütfundan, kereminden... Yani günah işlemesin, cürüm işlemesin, suç işlemesin, yanlış yollara sapmasın, Allah'ın sevdiği kul olarak yaşasın, sevdiği yollarda yürüsün, yasaklardan kaçınsın, haramları terk etsin, günahları bıraksın, sevaplı işler işlesin, ömrünü hayırlı, faydalı, iyi bir insan olarak geçirsin diye bunu önceden bildiriyor.

Önceden bildirmeyip de birden öldürüp sonra birden diriltseydi, o da olurdu, Rabbimiz'e kim hesap soracak?

Lâ yüs'elü ammâ yef'alü ve hüm yüs'elûn. İnsanlar sorgu suale tâbi ama Allah'a kimse sorgu sual soramaz ki... "Öyle murad ettim, öyle yaptım." derdi. Öldükten sonra insanlar bir de bakarlardı ki ve'l-ba'sü ba'de'l-mevti hakkun, diriltilmişler, Allah sorgu sual ediyor; "Dünyada niye bunu böyle yaptın? Niye bunu böyle yaptın?" Gizli kamerayla insanların takip edildiği gibi öyle de olabilirdi. Ama Allah celle celâlüh Erhamürrâhimîn olduğu için insanlara âhireti bildiriyor. Cennet var, cehennem var, azap var, hesap var; "Hesabının iyi çıkması için ayağını denk al, kendine dikkat et, günah işleme, haram yeme." diye Allah dünyadayken bildiriyor.

124 bin peygamber göndermiş. Sayısını Allah bilir, hadîs-i şerîflerde böyle bir rakam var. Her beldeye bir peygamber göndermiş, her insana duyurmuş.

Belki Peygamber Efendimiz âhir zaman peygamberi ama bana da böyle Amerika'dan bu vaazı verdirten hiç şüphe yok ki Allahu Teâlâ hazretleri. Cümle cihan halkı bunu duyuyor. Bunlar teyplere yazılıyor. Teyplerden kağıtlara geçiyor. Kağıtlardan tercemesi oluyor. Sonunda herkes duyuyor. Duyuruyor Allah celle celâlüh, her şeyi duyuruyor.

O halde olacak

Tabi istikbale ait bir şeyin olup olmaması hususunda insanlar tereddüt eder; "Acaba yarın yağmur yağacak mı yağmayacak mı? Acaba on sene sonra şu olacak mı, bu olacak mı?" Tahmin yürütür. Kabul eder veya etmez ama insanoğlu kesin bir karar veremez. Fakat Allahu Teâlâ hazretleri buyuruyor ki;

 

"Âhiret olacak. Bu dünya hayatından sonra âhiret hayatı olacak. Öldükten sonra insanlar dirilecekler."

İslâm inancının en önemli bölümü âhiret inancıdır. Öldükten sonra dirileceğiz. Onun için ölümden korkmuyoruz, şehit olmaya can atıyoruz.

Biz, elhamdülillah müslümanlar olarak bozulmamış din, tahrip edilmemiş kitâb-ı ilahî Kur'ân-ı Kerîm'in bildirdiği, âhir zaman peygamberi Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bildirdiği bu gerçeği çok iyi anlamış durumdayız, anlamış bulunuyoruz. Amentümüzde ve'l-yevmil-âhiri diye âhirete inancı beyan ediyoruz; ve'l-ba'sü ba'de'l-mevti hakkun, "Öldükten sonra dirilmek haktır." diyoruz.

Tabi akıllıca, mantıklıca bunun gereği nedir?

Öldükten sonra dirilmek hak olduğuna göre, mahkeme-i kübra, hesap, mizan olduğuna göre, sırat, cennet, cehennem olduğuna göre; mahkemede suçlu düşmeyecek şekilde yaşamak, cenneti kazanacak işler yapmak, cehenneme düşmeyecek işleri yapmak esastır. İşte bunları yapmak lazım.

Hem müslüman kardeşlerime sesleniyorum hem de dünyadaki bütün Âdem aleyhisselam'dan kardeşimiz olan insan cinsine sesleniyorum: Böyle hareket etmek lazım.

Allahu Teâlâ hazretlerine hamd ü senâlar olsun ki bizi doğru inanç, rızasına uygun hakiki din olan İslâm'a mensup kıldı. Hangi diyarda olursak olalım; Avrupa'da, Amerika'da, Avustralya'da veyahut Afrika'da, herhangi bir diyarda, nerede yaşarsak yaşayalım, Allah bizi bu iman üzerine yaşamayı, ibadetlerimizi yapmaya muvaffak eylesin, nasip eylesin. Müslüman olarak yaşatsın. Hayırlı uzun ömürler versin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varmamızı ihsan eylesin.

Müslüman olduğunuza çok hamd ü senâlar edin. Dedelerimize çok dualar edin ki bize İslâm'ı öğrettiler, bizi müslüman yetiştirdiler diye. Dinimizin esaslarına sımsıkı sarılın çünkü Allah'ın rızasını, sevgisini kazanmak, dünyada- âhirette mutlu ve bahtiyar olmak ancak o şekilde olabilir. Dünyanın neresinde olursanız olun, Allah'a iyi kulluk etmeye çalışın. Dünya hayatı fânidir, bir gün gidip Cenâb-ı Mevlâmız'ın huzurunda duracağız, hesap vereceğiz. Mahkeme-i kübra olacak. Ve sevaplar, günahlar tartılacak. Allah bizi çok güzel yaşayanlardan, hatta hesaba tâbi olmadan bi-gayri hisâb, bahtiyar, yüksek kulları olarak doğrudan doğruya cennete girenlerden eylesin.

Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin. Sizlere ömür versin. Evlatlarınızı iyi kullar olarak yetiştirmenizi, tam müslüman olarak yetiştirmenizi nasip eylesin. Aman evlatlarınızı İslâm'dan kopuk yetiştirmeyin! Aman evlatlarınızın iyi müslüman olmasına çok dikkat edin! Çünkü onların sorumluluğu size yüklenilir. Onları iyi müslüman yetiştirirseniz sevabı size gelir.

Allahu Teâlâ hazretleri evlatlarımızı da imandan sonra küfre düşürmesin. Şeytanın yollarına saptırmasın, gaflete, delalete, cehalete düşürmesin. Sevdiklerimizle beraber iki cihanda aziz ve bahtiyar eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA