İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

05.01.1996 - Berat Kandiliniz Mübarek Olsun, Bu Gece Neler Yapmak Gerekir, 8 Cennet Kapısı

05.01.1996 - Berat Kandiliniz Mübarek Olsun, Bu Gece Neler Yapmak Gerekir, 8 Cennet Kapısı
Günün Sohbeti

05.01.1996 - Berat Kandiliniz Mübarek Olsun, Bu Gece Neler Yapmak Gerekir, 8 Cennet Kapısı

24.02.2024
16 dk 38 sn

Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri;

Berat Kandiliniz mübarek olsun. Şaban ayının yarısı gecesidir. “Leyletün nısfü min Şaban” diye geçer. Arapca kitaplarda bir de Beraat Gecesi diye geçer. Biz biraz Beraat Gecesini, Berat Gecesi diye kısaltarak söylüyoruz. Allah-u Teâla Hazretleri, Berat Gecenizi mübarek eylesin. Allah-iki Teâla Hazretleri bu güzel fırsatın, bu güzel kandilin, güzel günün feyzinden bereketinden, rahmetinden en yüksek derecede istifade etmenizi nasip eylesin.

Allah'ın rahmeti ne kadar geniş! Kul ne kadar günahkâr olsa yine bir kurtuluş yolu var. Yeter ki tevbe etsin, hatasından vazgeçsin; ne kadar büyük günah işlemiş bile olsa Allah, "umit kesmeyin!" diyor. Ama bazı şeyleri de kesin olarak beyan ediyor: Şirk koşmayacak! Allah'ın varlığını birliğini bilecek, günahkârsa günahına tevbe edecek!

Felemmâ kâne rubua'l-leyl. "Gecenin dörtte biri olunca…"

Muhterem kardeşlerim!

Gece ne zaman başlar?

Akşam ezanı okununca güneş batınca gece başladı. Birinci saniyesi akşam ezanıyla beraber -kronometre- çalışmaya başladı.

Gece ne zaman biter?

Sabah vakti gelince! Sahur vakti bitince, imsak gerekince o zaman artık gece biter.

“Hiye hattâ matlai'l-fecr” deniliyor.

Fecir atınca artık gece o zaman bitmiş oluyor.

Bir kimse; "Hocam, ortalık biraz daha karanlık…" diyebilir.

Olsun, karanlık da olsa doğu tarafına baktığımız zaman orada o karanlığın dağların arkasından artık beyazlanmaya başladığını gördün mü dağların silueti belli olmaya başladı mı fecir atmış demektir, tanyeri ağarmaya başladı demektir. Türkçe'de "tan yeri ağarmaya başladı" diyoruz.

Artık oradan karanlık yavaş yavaş açılmaya başlıyor. Dağların çizgisi belli oldu, hafif bir beyazlanma başladı; artacak, artacak, artacak… Artık insan etrafı daha iyi görmeye başlayacak. Nihayet bir buçuk saat geçtikten sonra -bu, mevsimine göre değişiyor- güneş oradan kaşını kaldıracak, görünecek; güneşi göreceksiniz, güneş doğacak. Demek ki fecir, güneşin doğmasından biraz erken oluyor. Bir buçuk-iki saate yakın bir zaman önce fecir olayı oluyor. O zaman artık gece bitmiş oluyor.

Demek ki gecenin zamanı akşam ezanından fecre kadarmış. Bu zamanı dörde bölersek, dörtte bir zaman tabii mevsimine göre uzanır kısalır. Kış geceleri uzundur. Gecenin dörtte biri geçince Cebrail aleyhisselam Peygamber Efendimiz'e tekrar geldi ve; "Başını kaldır yâ Muhammed!" dedi.

İrfa' re'sek ferefea re'sehû fe izâ ebvâbu'l-cenneti meftuhâ.

Peygamber Efendimiz'e, "tekrar başını kaldır" deyince Peygamber Efendimiz bakmış ki cennetin kapıları açılmış! Allah, Peygamber Efendimiz'e peygamber olduğu için cennetin kapılarını açılmış olarak gösteriyor!

Acaba kaç tane cennet var?

Sekiz tane cennet var. Cennetin muhtelif kapıları var. Mesela; oruçluların gireceği Reyyan denilen kapısı var, bunları hadîs-i şerîflerden biliyoruz.

Allah, Peygamber Efendimiz'e cennetin kapılarının açık olduğunu bu gecede gösteriyor. Cebrail; "başını kaldır yâ Resûlallah!" deyince açık olduğunu görmüş.

Peygamber Efendimiz burada sekiz tane kapının üzerinde ne yazılı olduğunu beyan ediyor, bu ifadeler bize bu gecede ne yapmak gerektiğini gösterecek:

Ve ale'l-bâbi'l-evvel melekin yünâdî tûbâ li-men rekea fî hâzihi'l-leyle.

Bâb, "kapı" demek.

Cennetin birinci kapısında bir melek var, "ne mutlu bu gece rükû edenlere!" diye sesleniyor.

Demek ki melek sesleniyormuş, yazılı değil! "Ne mutlu bu gece rükû edenlere!.." [diye] melek sesleniyor. Demek ki bu gecede rükû etmek iyi!

Tûbâ li-men rekea. "Bu gece rükû edenlere ne mutlu!" Tabii rükû namazın içinde oluyor.

Ve ale'l-bâbı's-sânî melekin yünâdî tûbâ li-men secede fî hâzihi'l-leyle. İkinci kapıdaki melek; "ne mutlu bu gecede secde edenlere!" diyor. Demek ki rükû edip, secde edip namaz kılanlara melekler müjde veriyorlar. Ne mutlu, onlar büyük sevap alacaklar! Demek ki bu gece namazlar kılmamız lazım.

Ve ale'l-bâbı's-sâlis melekin yünâdî tûbâ li-men deâfî hâzihi'l-leyle. "Ne mutlu bu gece dua edenlere!"

Muhterem kardeşlerim!

Üçüncü kapıda da dua etmenin sevap olduğunu bir melek seslenerek bildiriyor, müjdeliyor. Dua bir ibadettir. Belki bilmiyorsunuz bilinemez! Bilmeyenler bilsin. Namaz ibadet olduğu gibi, oruç ibadet olduğu gibi dua da ibadettir! İnsan; "artık namazımı kıldım, sonunda dua ediyorum, bir şeyler istiyorum…" diye sanmasın; dua ile meşgul olmak da ibadettir.

Duanın iki faydası var:

Dua hâli, ibadet hali olduğundan insan ibadet etmiş oluyor. Duada istemiş olduğun şeyleri Allah verecek, bir de oradan kârı oluyor.

O bakımdan bu gecede çok dua etmemiz lazım.

İnsan kimlere dua etmeli?

Evvela anne-babasına duadan unutmamak lazım. Peygamber Efendimiz evladın, anne-babasına dua etmesini tavsiye ediyor. İnsanın hocası da annesinden-babasından önce geldiğinden hocasını da unutmaması lazım. Kendisine dua eder, kendisinin dünyasına âhiretine dua eder. Evlatlarına, akrabalarına, arkadaşlarına, dostlarına dua eder, kendisinden başkasına dua ettikçe Allah memnun olur, kulunu sever ve melekler de ona dua ederler, onun duasına âmin derler, "O kardeşin için istediğin şeyi Allah sana da versin." derler. Onun için bu gece çok dua etmemiz gerektiği anlaşıldı, o müjdeyi de aldık.

Ve ale'l-bâbı'r-râbî melekin yünâdî tûbâ li'z-zâkirîne fî hâzihi'l-leyle.

Dördüncü kapıda da melek ne diye sesleniyormuş?

"Ne mutlu bu gece Allahu Teâlâ hazretlerini zikredenlere!" Demek ki bu gece elimize tespihimizi alacağız, güzel güzel zikirlerimizi yapacağız. Gördünüz mü?! Dervişliğin tasavvufun hadîs-i şerîflerde olduğunu Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiğini buradan da anlıyoruz!

Ve ale'l-bâbı'l-hâmîs melekin yünâdî tûbâ li-men bekâ min haşyetillâhi fî hâzihi'l-leyle.

Beşinci kapıda da bir melek şöyle müjdeliyor:

"Ne mutlu bu gece Allah korkusundan gözleri dolup ağlayan kullara!" Haşyetullahtan, havfullahtan, takvâsından, ihlâsından dolayı ibadet eden insanlar şıpır şıpır inci gibi gözyaşı dökerler. Allah bu gözyaşlarını sever: "Allah için, Allah korkusundan ağlayan göze cehennem ateşi gelmeyecek, yakmayacak; onun sahibi cehenneme girmeyecek!" diye müjde vardır.

Sevgili kardeşlerim!

Bu gece günahlarımızı düşünelim, ağlayalım; cenneti özleyelim, ağlayalım… "Yâ Rabbi! beni Cennetine sokmazsan benim hâlim nice olur, o güzel yeri kaçıracak mıyım?.." diye ağlayalım, yalvaralım, dua edelim. Bu gece ağlamak da güzel! Beşinci kapıdaki melek böyle müjdeliyor.

Ve ale'l-bâbı's-sâdîs melekin yünâdî tûbâ li'l-müsellimîne fî hâzihi'l-leyle.

Altıncı kapıda da bir melek;

"Ne mutlu selam veren kullara!" diye müjdeliyor. Demek ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e salât u selâm getireceğiz, peygamberlere salât u selâmlar getireceğiz, ümmetin selametini isteyeceğiz.

Ve ale'l-bâbı's-sâbî melekin yünâdî hel min sâilin fe-yu'tâ su'luhû.

Yedinci kapıdaki melek;

"Allah'tan isteyen hiçbir istekli kul var mı ki istediği verilsin?.." diye soruyor. Bu da Allah'tan bir şeyler istemeye teşviktir; isteyene bu gece istediği verilecek, demektir. Biz de elimizi açacağız, ilk önce diyeceğiz ki; "Yâ Rabbi! Benim adımı eğer sevmediğin kulların listesine yazmış isen ben orada isem o listede isem beni oradan sil, benim ismimi o defterden al; sevdiğin kulların defterine yaz yâ Rabbi! Önümüzdeki yıl, bir daha ki Berat gecesine kadar olan bir yıllık mukadderât madem bu gece tespit ediliyor, benim hakkımda hayırları mukadder eyle, hayır takdir eyle yâ Rabbi! Şerleri benden uzak eyle, Ümmeti Muhammed'e hayırlar ver" diye isteyeceğiz.

Allah istemeyi sever! Allah öyle bir rahmeti geniş Mevlâ'mız, şanı öyle yüce ki isteyeni seviyor, istemeyene kızıyor!

Onun için bu gece bol bol isteklerimizi sunacağız. Bu, yedinci kapıdaki meleğin seslenişi.

Ve ale'l-bâbı's-sâmîn melekin yünâdî hel min müstağfirin fe yuğferu lehû.

Sekizinci kapıdaki melek de;

"Yok mu kendisine tevbe istiğfar edip de mağfiret dileyen yok mu ki mağfiret olunsun?" diye sesleniyor. Demek ki demek ki sekiz cennetin ana kapılarındaki meleklerin kulları neye teşvik ettiğini, "ne mutlu!.." diyerek neleri yapmaya işaret ettiğini bu ifadelerden öğrendik.

Fe kultü yâ Cibrîli ilâ metâ tekûnu hâzihi'l-ebvâbu meftûhaten.

Peygamber Efendimiz göğe bakıp da cennetin kapılarını görünce meleklerin böyle nida ettiğini, peygamberlik nuruyla peygamberlik gözüyle görüp peygamberlik kulağı ile işitince Cebrail aleyhisselam'a;

"Bu güzel kapılar, bu cennetin kapıları ne zamana kadar açık duracak yâ Cebrail kardeşim?" diye sorduğunu hadîs-i şerîf söylüyor.

Kâle ilâ tulûi'l-fecir. "Fecir atıncaya kadar, tanyeri ağarmaya başlayıncaya kadar!" Takvimlerdeki imsak [vaktine] kadar. Ondan önce bu işleri yapmak lazım, uyumamak lazım.

Min evveli'l-leyli. "Gecenin evvelinden itibaren!" Gecenin evveli de akşam ezanı okunduğu zamandı.

Demek ki bu akşamdan itibaren kollarımızı sıvayacağız, gayretimize bir başka neşe vereceğiz. Şu anlatılan, işaret edilen şekilde aşk ile şevk ile Allahu Teâlâ hazretlerine tazarru ve niyaz edip ibadet ve taat edeceğiz.

Sümme kâle yâ Muhammedi innellâhe teâlâ inne lillâhi teâlâ fî hâ ütekâu mine'n-nâr bi-adedi şaari ganemi kelb.

Cebrail aleyhisselam Peygamber Efendimiz'e; "ya Muhammed! Bu gece Allahu Teâlâ hazretlerinin cehennemlik olmayı hak etmiş olduğu hâlde cehennemden âzat ettiği o kadar insan vardır ki cehennemlik olacaktı ama bu gece affediyor. Affı cûşa geliyor, mağfiret ediyor, bağışlıyor"

O kadar insan vardır ki bunların sayısı nedir?

Bi-adedi şeari ganemi kelb. "Benî Kelb kabilesinin koyunlarının postlarının kılları sayısınca!" diyor. Ne kadar çok olduğunu bu hadîs-i şerîfi dinleyen Resûlullah Efendimiz'in sözünü dinleyen anlasın diye.

Sevgili kardeşlerim! Biliyorsunuz Türkçe'de bir söz vardır: "Bana pösteki saydırma!" derler.

Pöstekinin üstündeki, koyunun derisinin üstündeki kılları saymak ne kadar uzun, zor bir şey, rakam ne kadar büyük!

Bunun matematikte kolay yolları vardır: Bir santimetrekarede kaç kıl olduğunu sayarsın, pöstekinin kaç metre kare olduğunu bulursun; onunla onu çarparsın: "Takriben şu kadar kılı var!" dersin. Şu kabilede de şu kadar koyun var, bunla bunu çarparsan; "Şu kadar koyun var…" dersin.

Ama Allah-u Teâlâ hazretlerinin hududu yoktur!

Allah-u Teâlâ hazretlerinin çok kullarını afv u mağfiret, Benî Kelb kabilesinin koyunlarının kılları adedince kimseyi cehennemlik duruma düşmüş pozisyonda iken affedeceğini müjdelemiş oluyor.

Sevgili kardeşlerim! Bu gecede beni heyecanlandıran bir şey var:

Bu gece bir daha ki Berat kandiline kadarki mukadderât tespit edileceğine göre, kesinleşeceğine, -insanların anlayacağı kelimeleri kullanarak- onaylanacağına göre; bu çok önemli oluyor. Peygamber Efendimiz veya evliyâullah büyüklerimiz kitaplarında söylemişler:

Nice insan vardır; ölmüş olacağı, öleceği takdir ediliyor. Adam dünyada çok yaşayacakmış gibi dünyalık peşinde!.. Düğünü oluyor, hâlbuki ölecek. Yola çıkmış, hâlbuki ölecek. Nice gülen insan var, hâlbuki kendisinin adı kötü insanlar listesinde, Allah'ın sevmediği grubun arasında!

Bu çok önemli! Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin. Hacca gidecek olanlar gidebilecek olanlar bu gecede kaydediliyor. Onun için Allah-u Teâlâ hazretlerine çok tazarru ve niyaz etmemiz lazım. Neler istememiz gerekiyorsa gözümüzü açıp istememiz gerekiyor.

Bu gece insanın aklını, zekâsını kullanıp ne isteyeceğini iyice düşünüp taşınıp "hodri meydan!" dedikleri gibi isteme gecesidir; "meydan senin!" demektir.

Farsçada hodri, hodrâ "senindir, kendine ait" mânasına geliyor.

"İşte meydan, işte fırsat, işte büyük bir nimet, işte büyük bir devlet...Hadi bakalım hazırlan, ne isteyeceksen Allah'tan iste de Allah'ın rahmetine mazhar ol, mağfiretini kazan, güzel mükâfatlara nail ol!" denmiş oluyor.

Sevgili Akra dinleyicilerim, hepinizin dualarını bekleriz. Hepinize Allah’tan dünya ve ahiretin hayırlarını niyaz ederiz.

Allah-u Teâlâ hazretleri cümlenizi saidler, zümresine dâhil eylesin, şühedâ defterine kaydeylesin. Hepinizin hakkında hayırları yazsın, takdir eylesin. Mukadderâtınız, alınyazınız güzel olsun, bahtınız açık olsun. Allahu Teâlâ hazretleri sizlerin cümlenize dünya ve âhirette hayırları ihsan eylesin. Güzel, mübarek günlerin bereketlerinden, rahmetlerinden, nimetlerinden en çok mükâfatlar alarak istifade etmeyi nasip eylesin. Cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin. Hepimizi cennette Resûlullah Efendimiz'in huzurunda, çevresinde, civarında buluştursun.

Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühû sevgili Akra dinleyicileri!

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA