İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

18.12.1998 - Şabanın Sonu, İbadetlerin Mükafatları, Namazın Önemi

18.12.1998 - Şabanın Sonu, İbadetlerin Mükafatları, Namazın Önemi
Günün Sohbeti

18.12.1998 - Şabanın Sonu, İbadetlerin Mükafatları, Namazın Önemi

25.02.2025
12 dk 38 sn

Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.

Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.

Şimdi ben asıl seçtiğim, orucun faziletini anlatan bir hadîs-i şerîfi okumak istiyorum.

Hz. Âişe-i Sıddîka validemizden İbn Abdilber, Dârekutnî ve Mevâhib-i Ledünniyye sahibi rivayet etmiş bu hadîs-i şerîfi. Uzunca bir hadîs-i şerîf ama hoşunuza gideceğine kânîyim. Müjdeleri duyunca sevineceksiniz.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu hadîs-i şerîfte buyuruyor ki;

Mâ min abdin asbaha sâimen illâ fütihat lehû ebvâbü'ssemâi ve sebbehat a'dâühû ve'stağfera lehû ehlü'ssemâi'ddünyâ ilâ en tevârâ bi'l-hicâb. Fein sallâ rek'aten ev rek'ateyni edâet lehü'ssemâvâtü nûrâ ve kulne ezvâcühû mine'l-hûri'l-în: Allâhümme'kbidhü ileynâ fekad'iştaknâ ilâ rü'yetihî. Ve in hellele ev sebbeha ev kebbera telekkâhu seb'ûne elfe melekin yektübûne sevâbehâ ilâ en tevârâ bi'l-hicâb.

Sadaka Resûlullah.

Oruçlunun her şeyinin ne kadar kıymetli olduğunu, ibadetlerinin ne kadar sevaplı olduğunu gösteren bir hadîs-i şerîf. Şimdi cümle cümle size açıklamasını söyleyeyim:

Mâ min abdin asbaha sâimen. "Hiçbir kul yoktur ki sabahleyin oruçluyken kalkmış olsun da şu mükâfatları almış olmasın."

Oruçlu olarak sabahlayan bir insana şu mükâfatlar Allah tarafından veriliyor. Nedir o mükâfatlar?

1. İllâ fütihat lehû ebvâbü'ssemâi. "Semavâtın kapıları ona açılır."

Semanın kapıları var. Miraçta Peygamber Efendimiz karşılaştı. Kur'ân-ı Kerîm'de de geçiyor; her semanın kapısı var. Bir semadan öteki semaya dualar, ibadetler, insanlar vesaire varlıklar öyle paldır küldür geçemiyorlar. Semanın vazifeli meleği soruyor:

"Sen kimsin, neyin nesisin?.." diyor. Bazısına müsaade ediyor, bazısına etmiyor.

Mesela riyakâr bir kul bir namaz kılsa, melekler sevaplarını alıyorlar, Allah'a götürecekler. Semanın kapısına gelince görevli melek diyor ki;

"Durun bakalım, ne götürüyorsunuz?"

"Falanca kul namaz kıldı da onun sevabını dergâh-ı izzete götürüyoruz."

"Götürün geriye, bu kıldığı namazı o riyakâr herifin yüzüne patlatın, kafasına çalın! Bana Allah emretti, riyakârın amelini buradan öteye geçirmem. Onun için boşuna uğraşmayın, dönün geriye!" diyor.

Semanın kapıları kapalı oldu mu vaziyet fena... Semanın kapıları açık oldu mu geçit kolay... Sınırlar, gümrük kapıları, bir yerden bir yere giderken mâniler olmadı mı, rahatça geçti mi insan seviniyor. "Oh, elhamdülillah... Kimse aramadı, yormadı, üzmedi, bavullar açılmadı. Rahatlıkla geçtik, çok şükür!" diyoruz.

Kimisi diyor ki;

"Beni didik didik aradılar, her şeyi ortaya döktüler. Çok fena oldu, toplaması zor oldu."

O bir şey değil, yine toplarsın, yerleştirirsin de, bir de ibadet yapıp da sevabı kabul olmazsa, ibadet dergâh-ı izzete gitmezse, semadan öteye geçmezse fena...

Oruçlunun ilk mükâfatlarından birisi ne oluyor?

Bir kere semanın kapıları ona açılıyor. Yani gümrük yok, teftiş yok, engelleme yok... Semanın kapılarından öteye, tâ Cenâb-ı Mevlâ'nın dergâhına kadar ibadetler, sevaplar, dualar, niyazlar gidecek... Çok güzel! Serbestlik var, bir büyük kolaylık var.

2. Ve sebbehat a'zâühû. "Oruç tutanın bütün âzâsı, eli, ayağı, hücreleri, iç uzuvları, her şeyi tesbih eder."

Onların da sevabı onların sahibi olan kişiye geliyor. Sonuç itibariyle bütün vücudunun hücreleriyle, zerreleriyle, âzâsıyla tesbih eder. Mübarek bir insan olduğundan mükâfatı çok oluyor.

3. Ve'stağfera lehû ehlü'ssemâi'd-dünyâ. "En yakın semanın ehli onun için istiğfar eder; ‘Yâ Rabbi, bu oruçlu kulunu mağfiret eyle!' diye."

Şu bizim en yakın semada bulunan melekler, mübarek varlıklar; yani dünya ehlinin halini bilen, onları takip eden sayısız melekler ona istiğfar eder. Allah'tan affedilmesini talep ediverir.

Ne zamana kadar?

İlâ en tevârâ bi'l-hicâb. "Perde ile perdelenip öbür tarafa gidinceye kadar."

Bu ne demek?

Allahu âlem, güneş batıncaya kadar demek... Oruç bitinceye kadar, akşama kadar mânasına gelebilir.

4. Fe-in sallâ rek'aten ev rek'ateyni. "Bir rekât, iki rekât bir namaz kılarsa." Edâet lehü's-semâvâtü nûrâ. "Kıldığı namazdan dolayı semalar onun için nur saçar."

Nur dolar, nurla aydınlanır.

Ve kulne ezvâcühû mine'l-hûri'l-în. "Cennetteki hûrilerden olan zevceleri başlarlar duaya:"

Allâhümme'kbidhu ileynâ fe-kad'iştaknâ ilâ rü'yetihî. "Yâ Rabbi, bu efendimize biz çabuk kavuşalım! Onu bize çarçabuk kavuştur. Cemâlini görmeye müştâkız, muhabbetimiz ziyade oldu." diye dualar ederler.

Bu da cennetteki hûrilerin kendisi için duası demek oluyor. O da güzel bir şey.

El-Hûri'l-în; hûr ve în iki tane sıfattır, çoğuldur. Hûrun tekili havrâ, înin tekili aynâdır. Havrâ; son derece kirpikleri uzun, gözünün siyahı siyah, akı ak, baktığın zaman fevkalâde güzel demek. Aynâ da gözü fevkalâde güzel mânasına geliyor. Her ikisi de göz güzelliği ile ilgili iki sıfat...

Hûrilerin çeşit çeşit evsâfı var. Gözleri çok şahane olduğundan onlar el-Hûri'l-în diye adlandırılmış. Onlar, "Yâ Rabbi şuna kavuşalım!" diye cennette artık oruçlu için tezahürâta başlıyorlar.

5. Ve in hellele ev sebbeha ev kebbera. "Eğer bu oruçlu kimse lâ ilâhe illallah derse, tesbih çeker, subhanallah derse veyahut tekbir getirir, Allahu Ekber derse..." Telkâhu seb'ûne elfe melekin. "Onun bu lâ ilâhe illallah'ını, subhanallah'ını, Allahu Ekber'ini yetmiş bin melek karşılar." Yektübûne sevâbehâ ilâ en tevârâ bi'l-hicâb. "Perde ile örtünüp saklanıncaya kadar..."

Güneş ufuktan batıncaya kadar mânasına olmalı, Allahu âlem. Yani akşama kadar yetmiş bin melek onun lâ ilâhe illallah'ını, subhanallah'ını, Allahu Ekber'ini yaza yaza devam ederler.

Bu konuda daha pek çok hadîs-i şerîfler var.

Bu hadîs-i şerîflerden anlıyoruz ki oruç çok muazzam bir ibadet ve oruçlunun her işi çok büyük mükâfatlarla taltif ediliyor. Kendisine çok özel bağışlarda ve özel muamelelerde bulunuluyor.

Onun için aziz ve sevgili kardeşlerim, Ramazan'da -artık şimdiye kadar kusurlu olan kardeşlerimiz de varsa içinizde- "Efendim doktor bana tutma dedi de... Biraz zayıflıyorum da, benim işim ağır da..." vesaire bahanelerle oruç tutmama durumuna düşmeyin!

Bunların bir kısmı gerçekten doğru ise doktor hakikaten tabîb-i müslim-i hâzık olacak, mü'min bir doktor olacak ki buna şeytanlığından engelletmek istemesin. Hakiki mü'min bir doktor, "Tutabilirsin, o kadar çok mühim değil!" diyorsa o zaman olmaz. Bazıları işte böyle beynamaz özürü dediğimiz gibi, küçük sebeplerden şeytanın aldatmacası olarak bu güzel ibadetten geri duruyorlar.

Oruç ibadetine çok büyük bir aşk ile, şevk ile geçtiğimiz senelerden çok daha güzel bir şekilde sımsıkı sarılalım! Bu Ramazan'ı çok güzel tutmaya gayret edelim! Bakın, ne kadar büyük mükâfatlar var... Güzel tutulursa ne kadar muazzam mükâfatlara ulaşılıyor, sonuç ne kadar güzel oluyor. Kendimiz oruç tutalım, hane halkımıza tutturalım, yakınlarımıza sevabını söyleyelim! İnşaallah ümmet olarak ibadetle, taatle, dualarla çok güzel bir Ramazan geçirmeye gayret edelim!

Dualar müstecâb, duaları unutmayacağız. Zikirleri, namazları unutmayacağız. Haramlardan korunmayı unutmayacağız. Güzel bir Ramazan geçireceğiz.

Cenâb-ı Hak'tan dilerim ki; Ramazanınızı rızasına uygun, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in sünnetine muvâfık, kitaplarımızda anlatılan âdâbına riayetle güzel bir şekilde tutmayı; gündüzleri oruç tutmayı, akşamları da gece ibadetini, teravihi ihmal etmemeyi, takvâ ile onları kılmayı, hayr u hasenâtı çok yapmayı nasip eylesin, muvaffak eylesin. Tevfîkini refîk eylesin. Güzel kulluk yapmayı nasip eylesin. Çok büyük mükâfatlara nâil eylesin. Evvelâ afv ü mağfiret eylesin. Ondan sonra da cennetiyle, cemâliyle cümlemizi müşerref eylesin...

Nice nice Ramazanlara sıhhat ve âfiyetle erişmenizi nasip eylesin. Hele Ramazan'ın içinde saklı olan Kadir gecesini de -bütün Ramazan'ı ihyâ edince, elbette bir akşam da o olacak- ibadetle geçirip bin aydan daha hayırlı bir geceyi ihyâ etmiş olmayı da nasîb ü müyesser eylesin. Allah hepinizden razı olsun.

Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA