İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

27.12.1996 - Allah Rızası, Sevgisi, Ramazana Doğru İbadetlere Dikkat, Şaban Ayı

27.12.1996 - Allah Rızası, Sevgisi, Ramazana Doğru İbadetlere Dikkat, Şaban Ayı
Günün Sohbeti

27.12.1996 - Allah Rızası, Sevgisi, Ramazana Doğru İbadetlere Dikkat, Şaban Ayı

27.01.2026
12 dk 21 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Aziz ve sevgili değerli Akra dinleyicileri.

Her dakikası, her işi ibadet olabilir.

"Nasıl ibadet olur hocam? Bir insanın bütün ânı, bütün ömrü ibadet olabilir mi?"

Evet, olur.

"Nasıl olur?"

Her şeyi Allah rızası için, yaptığı zaman her ânı ibadet olur.

Onun için büyüklerimizin bize öğrettiği çok temel gaye nedir? Çok esaslı olan, en başta gelen, en büyük harflerle aklımıza, kalbimize yazdığımız ana gayemiz nedir?

Allah'ın rızasını kazanmaktır.

Onun için biz diyoruz ki;

İlâhî ente maksûdî ve rıdâke matlûbî. "Yâ Rabbi, amacım, gayem sensin. Ben senin rızanı kazanmak istiyorum."

"Amacım sensin" derken ne demek istiyoruz?

"Sana kavuşmak istiyorum yâ Rabbi. Seni tanımak, bilmek, mârifetullaha ermek istiyorum. Aşkullah, muhabettullaha dalmak istiyorum. Sevgin, gönlümü doldursun istiyorum. Sana yakın olmak istiyorum. Senin rızanı kazanmak istiyorum." diyoruz.

İnsan Allah rızâsı için yaptığı, her iş boyunca ibadette olur. Yani diyelim ki bir seyahate çıktı.

"Allah rızası için ben falanca yere gideceğim, filanca hayırlı işi yapacağım, döneceğim."

20 gün sürdü, bir ay sürdü. Bütün bu ayı, gecesi gündüzüyle ibadet olur. Çünkü İlâhî ente maksûdî ve rıdâke matlûbî dedi, Allah rızası için gitti, amacı Allah'ın rızasını kazanmak, hayır yapmak. Onun için sevap olur.

Adam sabahleyin evinden çıktı... Sizler mesela evinizden çıktınız. "Ben bugün evimden çıkayım, işime gideyim, helal iş yapıp, güzel iş yapıp, helal para kazanayım, çoluk çocuğuma helal para getireyim, helalinden yesinler. Harama bulaştırmayayım. Harama bulaştırırsam çocuklarımdan, ailemden hayır görmem. Aman helal lokma kazanayım." dedi. Sabah namazını kıldı, besmeleyi çekti.

Bismillâhi ve billâhi tevekkeltü ale'llâhi lâ havle velâ kuvvete illâ billah dedi, kapıyı açtı, yola çıktı, işine gitti. Tamam, işinden dönünceye kadar, bak o çalışması müddetince gâyesi iyi olduğundan o sevabı alır.

Bunun gibi -bunlar birer misal- her şeyi iyi niyetle yaptığı zaman, her ânı, her şey ibadet olur. Tefekkür, konuşmak, sükut, uyumak, yemek yemek, evlenmek, çocukları terbiye etmek, hanımların çocukları yetiştirmesi, çocukların gece gündüz kahrını çekmesi, üstünü başını temizlemesi, evi temizlemesi, temiz tutması ibadet olur.

Neden?

İlâhî ente maksûdî ve rıdâke matlûbî kâidesini benimseyip, öyle hareket ettiğinden dolayı.

Aziz ve sevgili kardeşlerim.

Biz de her yaptığımız işi Allah'ın rızası için yapmaya gayret edelim. İşi yaparken, başında düşünelim;

"Yapalım mı, yapmayalım mı?"

"Yapalım."

"Neden yapalım?"

"Bunu yaparsak Allah'ın rızasını kazanırız da ondan."

"Hadi öyleyse, yapalım." diye yapmalı insan.

Allah için sevmeli, Allah için buğzetmeli.

Tabii Allah için sevmek var. "Ben falancayı Allah için seviyorum." Hem de gidip söylemek var. Diyeceksin ki; "Kardeşim, ben seni Allah için seviyorum." Çünkü Peygamber Efendimiz; "Sevginizi sevdiğiniz insana bildirin, tebliğ edin." buyurmuş. "Kardeşim, ben seni seviyorum. Uzaktan haline bakıyorum, çalışmalarını takip ediyorum, beğeniyorum, hayranlık duyuyorum. Seni Allah rızası için seviyorum." Bunu söylemek de güzel bir şey, çünkü onun gönlü hoş olacak. O da senin sevdiğini bilecek, o da ona mukabele edecek. Müslümanlar arasında muhabbet olacak. Sevmek ibadet olur. Dostluk etmek ibadet olur.

Bazen de düşmanlık etmek, kızmak da ibadet olur. Mesela bir adam birisini dolandırıyor. Gözünüzün önünde, gözünüzün içine bakarak adamı dolandırıyor. Veyahut vasıtadasınız, kalabalıktan bilistifade adam ötekisinin cebine elini sokuyor...

Şimdi ne yapacaksın?

Allah rızası için coşacaksın, kızacaksın, asabîleşeceksin, bağıracaksın veyahut ne gerekiyorsa onu yapacaksın. "Heyt!" diyeceksin, "höt!" diyeceksin, "yapma!" diyeceksin; yaptırtmayacaksın. Yani şerri işlettirmeyeceksin. Birisi ötekisini dövüyor. Olur ya, efe, kabadayı, karşısındakini zayıf görmüş, pataklıyor. Sen oradan geçerken ne yapacaksın? "Dur!" diyeceksin, engelleyeceksin, "Ayıp değil mi, günah değil mi? Ne hakla yapıyorsun?" diyeceksin. Zayıfın yanında yer alacaksın.

Bakın bizim dedelerimiz, geldikleri yerde zayıfa yardım ederlermiş. Hangisi zayıf, zayıfa yardımcı olurlarmış.

Neden?

Mazlumlara, mağdurlara, zayıflara yardım etmek sevap, onun için. Demek ki, bazen de kızılacak şeyler olunca kızmak lazım.

"Efendim bu adam melek gibi adamdır."

Böyle diyorlar bazı kimseler için...

"Bizim mahalledeki falanca kimse melek gibi adamdır, hiç kızmaz."

Melekler öyle değil ki! Bazı melekler var, rahmet melekleri; bazı melekler var, gazap, azap melekleri. Onlar cehennemde azap edecekler veyahut Allah neyi emretmişse, kime azap götürmek gerekiyorsa azap edecekler.

Biliyorsunuz Taif halkı Peygamber Efendimiz'i kötü karşıladı, tebliğini kabul etmediler, nasihatini dinlemediler, şehirden çıkarttılar, taşladılar, topuğunu yaraladılar, kanattılar. O zaman Cebrail aleyhisselam geldi, dedi ki;

"Yâ Resûlallah, emredersen bu şehri kanadımla altını üstüne getireyim, ters çevireyim."

Peygamber Efendimiz "evet" dese Taif şehri yok olacak, altı üstüne gelecek. Zelzele mi olacak, yer mi yarılacak, ters mi dönecek; Cebrail bir şey yapacak. Cebrail, Allah'ın büyük meleği. Yani melekler azap getirebilir.

Melek gibi olmak hüner değil, Allah'ın emrini tutmak hüner. Kızılacak yerde kızacaksın, kızılmayacak yerde, kızmayacaksın. Affedilecek yerde affedeceksin, sabredilecek yerde sabredeceksin.

Peygamber Efendimiz'in hayatına bak. Peygamber Efendimiz nasıl hareket etmiş, sen de öyle hareket et. Peygamber Efendimiz'in, hadîs-i şerîflerini oku. Her zaman söylüyoruz, her vaazda söylüyoruz.

Hepinizin evinde Peygamber Efendimiz'in hadislerini ihtivâ eden, içeren hadis kitaplarınız vardır. Hem de açıklamalı kitaplar vardır. Kimisi geniş geniş açıklamalıdır, kimisi küçüktür. Olsun, küçüğünden başlarsınız, büyüğünden devam edersiniz.

Peygamber Efendimiz bazen kızmış. Kızdığı zaman alnının ortasında, iki kaşının arasında bir damarı varmış, o kabarırmış. Herkes "Efendimiz sinirlendi, bak damarı kabardı, kıpkırmızı oldu." diye kızdığını anlarmış.

Niye kızardı Peygamber Efendimiz?

Bir haksızlık olduğu zaman kızardı. Allah'ın emri, dinlenmediği zaman kızardı. Allah'ın buyruğu, çiğnendiği zaman kızardı.

Demek ki kızmak da var. Kızmamak iyi bir huy değil. Yerine göre kızacak, yerine göre kızmayacak.

Onun için aziz ve sevgili kardeşlerim, her şeyin ölçüsünü Peygamber Efendimiz'den anlayacaksınız.

Efendimiz buyuruyor ki;

İnne li-külli amelin şiddeten ve li-külli şiddetin fetreten fe-men kânet fetretühû ilâ sünnetî fekad ihtedâ ve men kânet [fetretühû] ilâ gayri zâlike fekad heleke.

Her işin/amelin bir aşk ile, şevk ile, kuvvet ile, şiddetle yapıldığı zaman vardır. Bir de fetret, gevşeme, duraklama [durumu] vardır. Yani oruç, namaz, hac, zekât, ibadet, taat, cihad vesaire, her amel-i sâlihin bir kuvvetli yapıldığı zaman vardır, bir de rahatladığı, gevşediği fetret zamanı, duraksama zamanı vardır.

Fe-men kânet fetretühû ilâ sünnetî. "İbadetteki duraklaması benim sünnetimin gösterdiği istikamette olursa." Fe-kad ihtedâ. "İnsan hidâyet bulur."

Demek ki; ibadeti yapacağız ama ibadetsiz, ibadeti yapmadığımız zaman da olabilir. Ama bu da yine Peygamber Efendimiz'in sünnetiyle ortaya çıkacak. Efendimiz, gece bazen namaz kılmış, bazen uyumuş. "Tamam, ben de uyuyacağım." Bazen oruç tutmuş, bazen tutmamış. "Tamam, bazı günler oruç tutabilirim, bazen tutmam. Çünkü Efendimiz bazen tutmamış." İbadetteki gevşeme, yapmama, duraksama zamanının da sünnete uygun olması lazım. İbadetin yapılmasının şeklinin de sünnete uygun olması lazım.

Ve men kânet ilâ gayri zâlike fe-kad heleke. "İbadeti yaparken veya ibadetteki gevşemesinde bu esaslara riâyet etmeyen helak olur."

Adam, kadın ibadeti bırakıvermiş; namaz kılıyormuş, bırakmış; tesbih çekiyormuş, bırakmış; gece namaza kalkıyormuş, bırakmış. Tabii bunlar sünnete aykırı. Her şeyin yolu, yöntemi, dinlenme zamanı, istirahatı, molası var. Mesela okullarda çocuklar eğitim görüyorlar ama arada "tenefüs" dediğimiz molaları oluyor. O olmasa çocuğun kafası şişer. Öteki derse verimli olarak kendisini veremez.

Her şeyin ölçüsünü anlamak istiyorsanız, yaptığınız zaman da sevap kazanmak istiyorsanız, yapmadığınız zaman da sevap kazanmak istiyorsanız, Efendimiz'in sünnetini öğreneceksiniz.

Neden?

İslâm'ı bize, Efendimiz getirdi, öğretti. Kur'ân-ı Kerîm'i Efendimiz, Peygamberimiz, Serverimiz, Önderimiz Muhammed-i Mustafâ anladı, anlattı ve uyguladı; bize Kur'an'ın nasıl yaşanacağını gösterdi. Demek ki, her şeyimizi Kur'ân-ı Kerîm'e uygun yapmaya çalışmamız gerektiğine göre Peygamber Efendimiz'in sünnetini, öğrenmemiz lazım.

Arabî-kamerî aylardan bu ay Şaban ayı, Peygamber Efendimiz'in ayıdır. Ben Peygamber Efendimiz'in ayı olmasını, kendim şöyle yorumluyorum: Peygamber Efendimiz'in sünnetini öğrenme ayı. Herkes Peygamber Efendimiz'in sünnetiyle, sîretiyle ilgili bir küçük kitabı bitirsin. Efendimiz'in İslâm'ı nasıl uyguladığını oradan topluca, kuşbakışı ana hatlarıyla görsün diyorum. Ne kadar hızlı okursa, ne kadar geniş okursa, çok okursa o kadar iyi ama en küçüğünden derli toplu bir kitabı okusa bile her halde kâfi gelir. Efendimiz'in ayı olan bu Şaban ayında Efendimiz'in sünnetini öğrenelim. Çünkü dinimizi yaşamanın formülü, şekli, numunesi, misali, timsali Peygamber Efendimiz'dir.

Allahu Teâlâ hazretleri hepimizi, Peygamber Efendimiz'in sünnetine en güzel tarzda uymaya muvaffak eylesin. Böylece hem Allah'ın rızasını kazanmayı nasip etsin. Hem de -Peygamber Efendimiz de sünnetini ihya edenleri sevecek, şefaat edecek- Peygamber Efendimiz'in sevgisini kazanmayı, şefaatine ermeyi nasip eylesin. Gül yüzünü, rüyamızda görmemizi nasip eylesin. Ömrümüzü yolunda geçirmemizi nasip eylesin. Âhirette ona, cennetteki köşkünün yanında komşu olmayı nasip eylesin.

Allahu Teâlâ hazretleri Şaban ayınızı da mübârek etsin. Sıhhat ve afiyet, şeref ve devlet ve saadetle Ramazan'a ulaştırsın. Allahu Teâlâ hazretlerinin lütuflarını, sizlere ve sevdiklerinize dilerim.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh…

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA