17.03.2000 - Bayramı Hudutlarda Karşılayan Asker, Kurban Kesmek İçin Harcanan Para

17.03.2000 - Bayramı Hudutlarda Karşılayan Asker, Kurban Kesmek İçin Harcanan Para
es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!..
Aziz ve sevgili dinleyiciler,
Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi, cümlenizin üzerine olsun.
Men şehide î'den min e'yâdi'l-müslimîne fî sağrin min suğri'l-müslimîn, kâne lehû mine'l-hasenâti adede rîşü külli tayrin fî harîmi'l-İslâm.
Ne kadar tatlı bir şey! Bunu basıp çoğaltıp, ev hasreti çeken, vazifeyi yaparken silah elinde bekleyen kardeşlerimize mektupla göndersinler.
"Kim müslümanların bayramlarından bir bayramı, İslâm âleminin hudutlarından bir hudutta bekçilik yaparken, nöbet tutarken, askerlik yaparken karşılarsa, o esnada bayram olmuşsa; onun hasenâtı, kazandığı sevaplar, o kadar çok olur ki..."
Bir hasene, Uhud Dağı kadar büyük bir sevap. Hasenât "çok haseneler, çok sevaplar" demek.
Adede rîşü külli tayrin fî harîmi'l-İslâm. "İslâm âleminin, müslümanların yaşadığı bölgedeki bütün kuşları,n tüyleri sayısında hasenâta sahip olur."
Demek ki onlar, Allah rızası için hudutlarda müslümanları beklediklerinden, koruduklarından dolayı bu sevabı kazanıyorlar. Niyete göre, ne kadar büyük sevaplar alıyor. Harp olmasa bile, sırf bekçilikten bile böyle sevap alıyor. Kaldı ki, dünyanın her yerinde müslümanlarla başkaları arasında harpler, darplar da var ayrıca.
Bu bayramın en büyük özelliği, kurban kesmektir. Zengin olanların kurban kesmesi gerekiyor, kurban kesmekten kaçınmaması gerekiyor. Örfünü, âdetini yavaş yavaş veya hızlı hızlı kaybetmiş olan insanlar, bu bayramları bir sıkıntı olarak görüyor. Hemen atlıyorlar tatil yerlerine kaçıyorlar. Evde bayramlaşmak, gelen misafirleri ağırlamak bir ibadet, sevap. Misafire ikram ne kadar kıymetli bir şey… Misafirin gelmesinden, misafirliğe gitmekten, ziyaretleşmekten kaçıyorlar. Halbuki; müslümanın, müslümanı Allah rızası için ziyaret etmesi, Allah'ın sevgisini kazanmanın, Allah'ın sevgili kulu olmanın vesilesi. Bunlardan kaçıyorlar, rahatı tercih ediyorlar.
Geceleyin ibadete kalkmak, rahatı terk etmektir. Oruç tutmak rahatı, keyfi terk etmektir. İslâm'da rahatı, keyfi Allah rızası için terketmenin büyük bir sevap olduğunu müslümanların öğrenmesi lazım!
Namazın az çok bir zahmeti, meşakkati vardır. Abdestin meşakkati vardır. Haramlara karşı sabretmenin meşakkati vardır. Cennetin yolu biraz böyle meşakkatlidir; cehennemin yolu çok kolaydır, tatlıdır, zevklidir. Şeytan bir de süsler, çalgılar, eğlenceler... Öyle cehenneme kolay gider insan. Bu zor ama fazîletli, güzel olan tarafı tercih etmek lazım!
Pek çok kimse "Kurbanı nerede keseceğim?" diyor, bu işten kaçınıyor.
Bu hususta iki hadîs-i şerîf okumak istiyorum. Herkese ibret olsun, kurban kesenlere müjde olsun diye birkaç hadîs-i şerîfi Râmûzü'l-ehâdîs kitabımızdan, Gümüşhâneli Ahmed Ziyâüddin Efendimiz hazretlerinin tertiplediği mübarek hadis kitabından okuyorum.
İbn Abbas radıyallahu anh rivayet ettiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki;
Mâ ünfikati'l-veriku fî şey'in ehabbe ilallâhi teâlâ min nahîrin yünharu fî yevmi î'din.
Taberânî, Dârekutnî, Beyhakî, İbn Abdi'l Berr gibi kaynaklar kaydetmişler bu hadîs-i şerîfi.
Mâ ünfikati'l-verik.
Verik, "gümüş yaprak veya gümüş para" demek. Kehf sûresinde, fî verikıküm hâzihî diye geçiyor. Ashâb-ı Kehf'in uyandıktan sonra şehre inip para harcadıkları anlatılırken.
Mâ ünfikati'l-veriku fî şey'in ehabbe ilallâhi teâlâ min nahîrin yünharu fî yevmi îyd. "Para Allah'a daha sevimli bir yere harcanılmaz; bayram gününde kesilen kurban için, harcanan para daha hayırlı bir yere harcanmış olamaz."
Önce reddediyor; başka hiçbir ihtimal yok, ancak şu var; bayram gününde kurbanı almak, kesmek, buna para harcamak, Allah'a en sevimli, Allah'ın en sevdiği iş...
Demek ki kurbanın kesilmesi, Allah'ın çok sevdiği bir ibadet olduğundan, Kurban Bayramı'nda kurban kesmeye gayret etmek lazım!.. Çünkü bunu Allah çok seviyor.
Bir başka hadîs-i şerîfi okuyayım. Hz. Aişe-i Sıddîka validemizden İbn Mâce, Tirmizî, Beyhakî, Hâkim rivayet etmiş:
Mâ amile âdemiyyün min ameli yevmi'n-nahri ehabbe ilallâhi min ihrâki'd-dem ve innehâ le-te'tî yevme'l-kıyâmeti bi-kurûnihâ ve eş'ârihâ ve azlâfihâ ve inne'd-deme le-yakau' minallâhi bi-mekânin kable en yaka'a a'le'l-ardı fe-tayyibû bihâ nefsâ.
"Âdemoğlu, Hz. Âdem'in evlâtlarından, insanlardan hiçbir insan, Kurban Bayramı günü, kurbanı kesip kurban kanı akıtmaktan daha hayırlı, Allah'a daha sevgili bir amel, icraat, iş yapmış olamaz! Bu çok hayırlı, Allah'ın çok sevdiği bir iştir." min ihrâki'd-dem “Kurbanı kesip,kurban kanı akıtmaktan daha hayırlı bir iş yapmış olamaz.”Bu çok hayırlı, Allah’ın çok sevdiği bir iştir.
Ve innehâ le-te'tî yevme'l-kıyâmeti. "Ve bu kurban, kıyamet gününde gelir…" bi-kurûnihâ ve eş'ârihâ ve azlâfihâ. "Boynuzlarıyla, yünleriyle, derisiyle, postuyla, kemikleriyle gelir ve kıyamet günü, insanın mizanına konulur." Ve inne'd-deme le-yakau' minallâhi bi-mekânin. "Ve kurbanın kanı, Allahu Teâlâ hazretlerinin huzurunda, bir makbul mekâna ulaşır." Kable en yaka'a a'le'l-ardı. "Yere daha damlası ulaşmadan, o yıldırım gibi, hatta daha hızlı bir şekilde Cenâb-ı Hakk'ın huzurunda kabule mazhar olur, makbul bir mekâna vâsıl olur."
Bu kadar kıymetli...
Fe-tayyibû bihâ nefsâ.
Binâenaleyh, "Bu kurbanı, gönül şenliği ile içiniz hoş olarak kesin ve gönüllerinizi bununla şenlendirin, bu ibadeti kaçırmayın!" diye Efendimiz tavsiye buyurmuş oluyor.
Her yönden İslâm âleminin dertlerini düşünün, dua edin ve elinizin uzanabildiği yerdeki müslüman kardeşlerimize yardımcı olun!
Kestiğiniz kurbanları yerlerine, fakirlere, muhtaçlara hediye edin, onların hakiki hayır dualarını almaya çalışın!
Geceniz gündüzünüz hayırla sevapla geçsin, Cenâb-ı Hakk'ın rızasına vâsıl olun... Allah'ın sevdiği kullar olmayı Cenâb-ı Hak nasip etsin... Allah'ın sevdiği kullar olarak yaşamayı nasip etsin... Cenâb-ı Hakk'ın sevdiği, razı olduğu, güzel, sevabı bol amelleri işlemeye cümlenizi muvaffak etsin...
Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berâkühü
Aziz ve sevgili dinleyiciler.
17.03.2000 -
Kurban Bayramı Tebriği,
13.03.1998 -
Kurban Arefesi Orucu,
