17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti, Bayram Adetleri

17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti, Bayram Adetleri
Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
Aziz ve sevgili dinleyiciler,
Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun.
Accû ve tayyibû bi-hâ enfüseküm, fe-innehû leyse min müslimin yüveccihu udhiyyetehu ile'l-kıbleti illâ kâne demühâ ve karnühâ ve's-sûfuhâ hasenâtin muhdarâtin fi mîzânihî yevme'l-kıyâmeti.
Deylemî, Hz. Aişe-i Sıddîka validemizden rivayet etmiş bu hadîs-i şerîfi. Bunun da mübârek metnini okuduk, mealini anlatalım;
"Kurbanlarınızı kesiniz ey Müslümanlar!" Ve tayyibû bi-hâ enfüseküm. "Ve bununla nefislerinizi hoşlandırınız, faydalandırınız ve şenlendiriniz. Şen olarak, gönül hoşluğu ile isteyerek, sevabını bilerek yapınız!" Fe-innehû leyse min müslimin. "Çünkü hiçbir Müslüman yoktur ki" yüveccihü udhiyyetehû ilel-kıbleti. "Kurbanını kesmek için kıbleye doğru döndürür, yatırır, keser;" İllâ kâne demühâ ve karnühâ ve's-savfuhâ. "Kurbanın kanları, boynuzları, postları, her şeyi," Hasenâtin muhdarâtin fi mîzânihî. "Hazır getirilmiş, âhiretteki mizanına konulmuş sevap olur, hasene olur," yevme'l-kıyâmeti. "Kıyamet gününde..."
Demek ki kurban her şeyiyle, boynuzunu yemiyor insan, paçalarını atıyor, boynuzunu atıyor; ama onlar bile hepsi mizanına konur.
İnsanların amelleri âhirette Cenâb-ı Hakk'ın bildiği bir vechile tartılacak. Âhirette semâvâtı ve arzı içine alacak kadar bir muazzam ölçü aletinde, terazide ameller tartılacak. Melekler bu terazinin ihtişamını, büyüklüğünü, azametini görünce kenarda titreşecekler. İnsanoğlunun günahlarını da alacak bir kefesi, sevaplarını da alacak öbür kefesi... O kadar muazzam bir şey. İşte oraya o kurbanlar böyle gelir.
Bu konudaki bir hadîs-i şerîfi daha okuyayım:
Men dahhâ tayyibeten bi-hâ nefsühû muhtesiben li-udhiyyetihî kânet lehû hicâben mine'n-nâr.
Taberânî tarafından Abdullah b. Kurt b. Hasen'den rivayet olunmuş.
Men dahhâ tayyibeten bi-hâ nefsühû. "Kim gönül hoşluğu ile şen şen, seve seve, isteye isteye ve abuk suratla değil, isteksiz değil, hoş bir şekilde kurbanını keserse…" Muhtesiben li-udhiyyetihî. "Bu kestiği kurbandan Cenâb-ı Hakk'ın kendisine sevap vereceğini düşünüp onu umarak, Cenâb-ı Hakk'ın rızası için bunu keserse;" Kânet lehû hicâben mine'n-nâr. "Bu kurban kıyamet gününde ona cehennemden hicab olur, engel olur. Cehenneme girmesine mâni olur."
Cehenneme girmez, cennete girer.
Binâenaleyh, aziz ve sevgili kardeşlerim, ne yapmamız lazım?
Kurban Bayramı'nın ne kadar mühim bir bayram olduğunu çok iyi bilmeliyiz!..
İnşaallah bundan sonraki senelerde de, sağlık afiyetle Allah nice bayramlara eriştirsin...
Bu bayramlar çok önemli! Çok önemli günlerde, çok sevaplı günlerde bulunuyorsunuz. Ziyaretleri gönül hoşluğuyla yapın, ziyaretçileri gönül hoşluğuyla karşılayın! Yorulsanız, uykusuz kalsanız bile, bunun çok sevap olduğunu bilin!
Hacca giden kardeşlerimiz Mina'da, Müzdelife'de, Arafat'ta sıcakta, toz toprak ve izdihamda, tavafta çeşitli sıkıntılar çekiyorlar. Ama o sıkıntıların karşılığında da, güzel bir hac yaparlarsa cenneti kazanıyorlar. O bakımdan biraz cennet yolunun fedakârlık istediğini düşünerek bunları seve seve yapın!
Peygamber Efendimiz Kurban bayramını böyle metheylemiş; gecesinde, gündüzünde ibadetin ne kadar güzel olduğunu bizlere bildirmiş. Kendisi bayram gecelerini, bayram gündüzlerini tekbirlerle, tesbihlerle, zikirlerle ihyâ ederdi. Bayram namazına giderken, dönerken bu zikirleri, tesbihleri, tekbirleri çekerek giderdi.
Peygamber Efendimiz'in âdetini okuyunca, bir şey daha dikkatimi çekti, size de bildirmek istedim. Peygamber Efendimiz;
Kâne lâ yekâdü yedeu' ehaden min ehlihî yevme î'din illâ ahracehû.
Âdeti şöyleymiş:
"Bayram gününde ailesinden, evinin içindeki insanlardan hizmetçi, vazifeli, çoluk çocuk, eş, kadın, erkek hepsini, neredeyse hiçbirisini bırakmadan hepsini çıkartırdı."
Camiler bazen küçük olduğu zaman, bütün Müslümanlar da bayram namazına itibar ettiğinden, hava müsaitse, yağış yoksa müsait olan ülkelerde, yerlerde sahraya, çok geniş alana çıkılır, bayram orada kılınır. Peygamber Efendimiz oraya çıkartırdı, herkesin iştirakini isterdi.
Türkiye'de bu âdet olmamış, halbuki Efendimiz böyle çıkartırmış. Peygamber Efendimiz demek ki böylece Müslümanların topluluğunu arttırmak ve ibadetin ihtişamının gönüllerde, gözlerde, hafızalarda yer etmesini sağlamak murad ediyor. Ve oradaki hayırdan, bereketten, sevaptan herkesin istifade etmesini istiyor. Evde kalmasına razı olmuyor, çoluk çocuk hepsini, "Haydi bakalım, bayram namazına gidiyoruz!" diye bayrama götürüyormuş.
Bir yoldan gittiği zaman, dönüşte öteki yoldan dönermiş ki yollar da şahit olsun diye. Biliyorsunuz, bir insan sevap da işlese, günah da işlese, çevresi, mekânı, âzâları, melekler, her şey kendisine şahit olacak. Yollar, dağlar, ağaçlar, oralarda gördüğümüz görmediğimiz varlıklar hepsi şahid olacaklar. Onun için giderken bir yoldan gitmişse, dönerken öteki yoldan döner, şahitlerin miktarlarını artırmayı murad edermiş Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.
İşte böyle Cenâb-ı Mevlâ'nın rahmetinin cûşa geldiği, sevapların bol bol dağıtıldığı günlerdeyiz. Onun için gecenizi gündüzünüzü Allah'ın rızasına uygun geçirmeye dikkat edin!
Bayramı Müslümanca da geçirmek önemli bir iş oluyor. Çoluk çocuğa da bunu sağlayacak tedbirleri almak lazım.
"Gelin bakalım, ben sizi mübarek bir yere gezmeye götüreyim de görün!" diye…
Mesela Ebû Eyyûb el-Ensârî Efendimiz'in İstanbul'da kabri ziyaret edilebilir. Daha başka mübarek zâtların, yaşayan veya vefat etmiş zâtların mübarek yerlerine gidilebilir. Beşiktaş’ta Yahya Efendi Dergâhı var, Beykoz'da Yûşâ aleyhisselam var. Her beldenin kendine göre güzel, mâneviyatı takviye eden mübarek, sevaplı yerleri vardır. Oralara giderek güzel bir şekilde geçirmeye gayret etmek lazım!
Ve bu bayramda, bu sevinçli günlerde, ıstırap çeken Müslümanlara da çok dua etmeniz, etmemiz lazım! Çünkü Müslümanlar birleşmezse, gönül birliği etmezse, birbirini desteklemezse, sonuç çok kötü olacak! Cenâb-ı Hakk'ın nusreti ve yardımı da birlik ve beraberlik içinde, sevgiyle, saygıyla, fedakârca muhabbetli düşüncelerle, birbirlerine iyi duygular besleyerek, yardım elini uzatarak çalışanların üzerine oluyor.
Onun için her yönden İslâm âleminin dertlerini düşünün, dua edin ve elinizin uzanabildiği yerdeki Müslüman kardeşlerimize yardımcı olun!
Kestiğiniz kurbanları yerlerine, fakirlere, muhtaçlara hediye edin, onların hakiki hayır dualarını almaya çalışın!
Geceniz gündüzünüz hayırla sevapla geçsin, Cenâb-ı Hakk'ın rızasına vâsıl olun... Allah'ın sevdiği kullar olmayı Cenâb-ı Hak nasip etsin... Allah'ın sevdiği kullar olarak yaşamayı nasip etsin... Cenâb-ı Hakk'ın sevdiği, razı olduğu, güzel, sevabı bol amelleri işlemeye cümlenizi muvaffak etsin...
Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh,
Aziz ve sevgili dinleyiciler.
18.04.1997 -
Kurban Bayramı, Bayram
17.03.2000 -
Kurban Bayramı Tebriği,
