İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

18.04.1997 - Kurban Bayramı, Bayram Namazı, Tekbirler, Bayram Günü Yapılması Mübah Olan Şeyler

18.04.1997 - Kurban Bayramı, Bayram Namazı, Tekbirler, Bayram Günü Yapılması Mübah Olan Şeyler
Günün Sohbeti

18.04.1997 - Kurban Bayramı, Bayram Namazı, Tekbirler, Bayram Günü Yapılması Mübah Olan Şeyler

04.12.2019
15 dk 18 sn

Bayramınız mübarek olsun; Allah’a hamdü senalar olsun ki bugün Kurban bayramındayız.

Müslümanların biri Ramazan, diğeri Kurban olmak üzere senede iki bayramı vardır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Medine-i Münevvere'ye gittiği zaman onların bazı şenlikler yaptıklarını, eğlence ve sevinç izhar ettiğini görünce bunun sebebini sormuştu.

"İşte biz de bunlara nevruz deriz. Bu eğlenceleri yaparız yâ Resûlallah." Deyince;

"Allah bu iki bayram yerine size daha hayırlı iki gün olan Ramazan ve Kurban bayramını vermiştir." buyurmuştu.

Enes radıyallahu anh'ten rivayet edilen bu hadîs-i şerîfi Ebû Dâvud, Sünen'inde zikretmiştir. Nesâî'de de, Ahmed b. Hanbel'de de vardır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in mübarek fem-i saadetinden sadır olmasıyla tescil edilmiş iki güzel, mükemmel, mübarek bayramımızdan ikincisi olan Kurban bayramını idrak etmiş oluyoruz.

Allahu Teâlâ hazretleri bu bayramı âlem-i İslâm'a hayırlı ve mübarek eylesin. Dertli kardeşlerimizi dertlerden kurtarsın. Sıkıntıda, meşakkatte, üzüntüde olan kardeşlerimizi bu sıkıntılardan, üzüntülerden kurtarsın. Her türlü maddî, mânevî nimetlere mazhar eylesin, gönüllerinin muratlarını ihsan eylesin, cennetiyle Cemâli'yle âhirette de müşerref eylesin.

Bayram kelimesi Arapçada îyd şeklinde ayn, ye, dal ile yazılıyor. Îyd kelimesi, avdet etmek, dönüp dönüp tekrar gelmek kelimesiyle ilgili âde- ye'ûdu kökünden geliyor. Her sene dönüp dönüp müslümanların karşısına çıktığından bu isim verilmiş olabilir. Bir de ihsan sahibi kişilerin, bazı kimseleri hediyeleri döndürüp vermesi dolayısı ile yapılan hediyelere de âide ve avâ'id denir. Sevinçlerin neşenin tekrarlanması, dünyevî ve uhrevî, dînî ve mânevî, İlâhî ikramların verilmesi dolayısı ile bu isim verilmiştir deniliyor. İştikakı, kelimenin çıkış noktası bu.

Bu bayramda yapmamız gereken, önemli olan bazı şeyler var.

Kurban bayramının namazının kılınması vaciptir. Namazın içinde altı tane ilave tekbir vardır: Birinci rekâtta Sübhaneke'den sonra, ikinci rekâtta da zamm-ı sûreden sonra, rükua varmadan önce, üçer üçer iki tekbir. Bunlar da vaciptir.

Bir de arife günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü günü ikindi namazını kıldıktan sonra dâhil yirmi üç vakitte, müslümanlar Kurban bayramında -erkekler açık, yüksek sesle- bir defa tekbir getirirler. Allâhu ekber Allâhu ekber lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber Allâhu ekber velillâhi'l-hamd sözünü söylemeleri vaciptir.

Bayramın mendubları da şunlardır; bayram günü müslüman erken kalkacak, gusül abdesti alacak, misvak kullanacak, dişlerini, ağzını güzelce misvaklayacak, güzel kokular sürünecek, giyilmesi mubah olan elbiselerinin en güzelini giyecek. Burada mubah sözünü bastırarak söylüyorum, giyimin İslâmî şartlara uygun olması lazım. Mesela kadın giyiminde vücudun hatlarını belli etmeyecek şekilde bol olması, altını göstermeyecek, şeffaf olmayan bir şekilde olması lazım. Kapatılması gereken kısımları örtmesi lazım. Erkeklerin de yine vücut hatları belli olmayacak şekilde giyinmesi, rükua vardıkları, eğildikleri, kalktıkları zaman, avret mahallerinin belli olmayacak şekilde olması lazım.

Güzel, İslâmî şekillere sahip elbiselerini giyecek. Temiz olmak, yıkanmış olmak şartıyla, ilk elbise olmayabilir, yepyeni de olabilir. Allah'ın nimetlerini düşünerek sevinçli ve neşeli görünecek, yüzük takacak. Bayramda yüzük takmak da mendubdur. Tatlı bir şey - mümkünse tek adet olmak üzere hurma- yiyecek. Kurban bayramında kurban kesecek olan kimselerin, kurban etinden yemek için bir şeyi yemeden namazdan sonra kurbanın kesilmesini beklemesi de mendubdur.

Sabah namazını camide kılacak. Ondan sonra bayram namazı için mümkünse daha büyük camiye gidecek veya bulunduğu camide kılacak. Acele etmeyip sükûnetle yürüyecek, namaza giderken tekbir getirecek. Allâhu ekber Allâhu ekber lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber Allâhu ekber velillâhi'l-hamd diyerek gittiği yoldan, başka bir yoldan dönecek. Dönerken mü'minlerle karşılaştığı zaman güler yüz gösterecek, selam verecek, elinden geldiğince çok çok sadaka verecek. Bunlar bayram günlerinde müslümanların yapması gereken şeyler. Ayrıca kabirleri ziyaret etmesi, âhirete irtihal etmiş olan büyüklerinin kabirlerini ziyaret ederek ruhlarına Fâtihalar okuyarak, hayırla anarak, ruhlarını şâd etmesi de lazım.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Enes radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre bayramlar hakkında buyurmuş ki;

Zeyyinü'l-îydeyni bi't-tehlîli ve't-tekbîri ve't-tahmîdi ve't-takdîsi. "Bu iki bayramı…"

Bakın burada da Peygamber Efendimiz'in iki bayramı kabul ettiğini anlamış oluyoruz.

"İki bayramı ziynetlendiriniz."

Ne ile?

Bi't-tehlîli yani lâ ilâhe illallâh lâ ilâhe illallâh diyerek. Lâ ilâhe illallâh kısasıdır. Uzunu; lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke lehu lehü'l-mülkü velehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr.

Bu, tevhid mânasını ilave cümlelerle daha da takviye ediyor.

Lâ ilâhe illallâh. "Allah'tan başka ilâh yok, sadece ve sadece âlemlerin Rabbi, Allahu Teâlâ hazretleri var." Vahdehû. "O tektir." Lâ şerîke lehû. "Şerîki, nazîri, eşi benzeri yoktur. İki değildir, üç değildir, çok değildir."

Politeizmi, düalizmi hepsini reddediyor.

Vahdehû lâ şerîke lehû lehü'l-mülkü. "Kâinatın yönetiminde güç kuvvet O'nun elindedir, mülk O'nundur, egemenlik O'nundur." Ve lehü'l-hamdü. "Hamd ü senâlar, şükürler hepsi Allah'a gider, Allah'ındır."

Çünkü her güzel şeyi yaratan Allah'tır.

Ve hüve alâ külli şeyin kadîr. "O her şeye kâdirdir."

Lâ ilâhe illallâh'ın genişçe bir izahlı ifadesi olmuş oluyor. Mufassal şekli olmuş oluyor. Âşikâr tevhiddir bu. "Allah bir" demenin âşikâre şeklidir. Bir de gizli tevhid vardır. O da lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh'tır. "Allah'tan başka güç ve kuvvet sahibi yok, güç kuvvet Allah'ın" demek. "Allah istemezse kimse bir şey yapamaz, Allah bir şeyi isterse kimse onu engelleyemez, güç kuvvet Allah'ındır." demek. O da bir mânevî zevktir, çok büyük bir tecrübedir. Onu ancak yüksek müslümanlar anlar, tevhidin inceliğine, gizlisine, gizli tevhide ancak derin imanı olan insanlar ulaşırlar. Lâ ilâhe illallâh veya böyle mufassal şekilde lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke lehu lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr diyecek, lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi'llâhi'l-aliyyi'l-azîm diyecek, bu bir.

Bayramlarınızı lâ ilâhe illallâh'la süsleyin.

Ve't-tekbîri. "Tekbir ile."

Tekbir ne demek?

Allâhu ekber Allâhu ekber lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber Allâhu ekber velillâhi'l-hamd.

Tekbir, "Allahu Ekber" demek. "Allah en büyüktür, hiçbir şeyle mukayese kabul etmez şekilde eşsiz, emsalsiz şekilde en büyüktür." demek. Şundan, bundan daha büyük diye onunla mukayese edilecek bir varlık bile yoktur. Her şeyden daha büyüktür.

Allâhu ekberu min külli şeyin. "Her şeyden daha büyüktür." Allâhu ekber Allâhu ekber lâ ilâhe illallâh. O'ndan başka ilâh yoktur. Vallâhu ekber Allâhu ekber velillâhi'l-hamd. "Hamd ü senâ da O'nadır."

Bizdeki her nimet, bizim varlığımız, sağlığımız, aklımız, ömrümüz, malımız, mülkümüz, çoluğumuz, çocuğumuz, saadetimiz, sevincimiz, bayramımız, her şeyimiz Allah'tandır. Onun için O'na hamd ü senâlar ediyoruz. Bunu da bayramda çok söyleyeceğiz.

Görüyorsunuz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bizleri zikre teşvik ediyor. Tasavvufa, dervişliğe teşvik ediyor.

Ve't-tekbîrü ve't-tahmîd. "Bayramları süsleyeceğimiz şeylerden birisi de tahmiddir."

Lâ ilâhe illallâh diyeceğiz, Allahu ekber diyeceğiz. Tahmid de; hamd ü senâlar etmek, elhamdülillâhi rabbi'l-âlemîn demek. "Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur" demek. Hamd övülmek demek, yani edilgen mastarı oluyor. Hamide-yahmedü "övmek" demek. Allahu Teâlâ hazretlerine hamd olsun demek de, "Övgüler Allah'a olsun" demektir. Öven kul oluyor, hamd eden kul oluyor; övülen, hamd edilen Allah oluyor. Âlemlerin Rabbi'ne hamd olsun demek, bütün övgüler O'nundur demek. Çünkü Allah'ın üzerimizde sonsuz nimetleri vardır. Allahu Teâlâ hazretlerinin sonsuz Esmâ-i Hüsnâ'sı vardır. Her şeyi güzeldir, her şeyi hikmetlidir, ibretlidir. Neye baksanız, neyi övseniz, sevseniz, beğenseniz onu yaratan Allah'a gider. Onun için hamd de çok kıymetli bir cümledir. Bayramda müslüman elhamdülillah'ı da çok söyleyecek, bayramı bu sözlerle süsleyecek, günü kuru geçmeyecek.

Ve't-takdîsü. Takdis de "bir şeyi tertemiz eylemek" mânasına geliyor. Burada maksat sübhanallah demek. Allahu Teâlâ hazretlerinin her türlü noksandan, eksiklikten, kusurdan müberra olduğunu, uzak olduğunu bilerek; her türlü kemale sahip olduğunu bilerek, severek "Senin her şeyin güzel, tam, her türlü noksandan münezzehsin yâ Rabbi!" demek oluyor. "Her çeşit noksanlıktan, şerîkten, nazîrden; müşriklerin, kâfirlerin senin hakkındaki pis, bozuk inançlarından temizsin sen yâ Rabbi!" demiş oluyoruz. Onun için sübhanallah'a takdis derler.

Kur'ân-ı Kerîm'in âyet-i kerîmelerinde var:

Sebbeha lillâhi mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ardi. "Yerdeki, gökteki her şey Allah'a sübhanallah diyor. Sen her türlü noksandan münezzehsin." diyor.

"Dedi" veya "diyor" şeklinde hem vukuunun kesinliğinden dolayı geçmiş zaman sîgasıyla "hem de etmekte, devam ediyor" mânasına.

Yüsebbihu lillâhi mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ardi'l-meliki'l-kuddûsi'l-azîzi'l-alîm.

Devam etmekte, tesbih etmekte, sübhanallah demekte devam ediyorlar, diye de âyet-i kerîme bildiriyor.

Her şey lisân-ı hâl ile ve lisân-ı kâl ile bilmediğimiz kendi dilince Allah'ı tesbih ediyor. Zerreler, küreler, kâinat, feza, büyük âlem, küçük âlem, hücreler, atomlar, zerreler… Her şey Allah'a, sübhanallah diyor. "Senin şânın ne yüce yâ Rabbi! Sen her türlü noksandan münezzehsin ve mukaddessin!" diyorlar.

Biz bu sözleri bayramda çokça söyleyeceğiz, imanımızın gereği olan bu güzel cümleleri söyleyerek birçok sevap alacağız ve bayramımız da kuru, boş geçmekten kurtulmuş olacak; günlerimiz, dakikalarımız, saniyelerimiz, dilimiz şereflenecek, zamanlarımız, günlerimiz bu güzel sözlerle şereflenecek. Bir insan aşk ile bir kez Allah dese günahları sapır sapır, sonbahardaki yaprakların döküldüğü gibi dökülür. İkinci defa dese sevap alır. Üçüncü defa dese derecesi daha artar, daha artar, daha artar… Demek ki bayramlarda bizi bu bayrama eriştiren Allah'a hamd ü senâlar olsun diyerek lâ ilâhe illallâh'ı, sübhanallah'ı, elhamdülillah'ı, Allahu Ekber'i çokça söyleyeceğiz. Bunların hepsinin bulunduğu bir tesbih de var:

Sübhânallâhi ve'l-hamdü li'llâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ bi'llâhi'l-aliyyi'l-azîm.

Bu da deminden beri söylediğim ve hadîs-i şerîfte sıralanan her şeyi ihtiva eden bir tesbihtir. Bunu da hatta insan her gün 100 defa söylerse nice nice sevaplar alır.

Görüyorsunuz, bir bayram münasebetiyle Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bizleri dili zikirli, kalbi zikirli, nurlu müslümanlar olmaya; eli, dili tesbihli müslümanlar olmaya teşvik eyledi.

Allahu Teâlâ hazretleri bize dîn-i mübîn-i İslâm için güzel çalışmalar yapmayı nasip eylesin, her türlü şerlinin şerrinden, her türlü zararlının muzırlığından bizi korusun, yolunda daim eylesin. İbadette müdavim eylesin. Nice nice bayramlara sıhhat, afiyet, huzur ve saadetle erişmemizi nasip eylesin. Gittikçe güçlenen, büyüyen milletimizi, devletimizi, kıyamete kadar payidâr eylesin. Cümle cihana ışık tutan süperlerin süperi, yükseklerin yükseği, bir büyük devlet hâline gelmemizi nasip eylesin.

Allah mü'minlerin gönüllerini birbirleriyle cem ve telif eylesin. Müslümanların, mü'minlerin aleyhine kötülükler, fitneler, fesatlar düşünenlerin fitnelerini, fesatlarını, tuzaklarını, aleyhlerine çevirsin. Birliklerini parçalasın, onları münhezim ve perişan eylesin, ehl-i imanı payidâr ve galip ve mansur ve müeyyed ve muzaffer eylesin. Cümle cihana İslâm'ın nuru yayılsın. Cümle cihan huzur ve saadete ersin, Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi dünyada ve âhirette aziz ve bahtiyar eylesin. Hele âhirette huzurla sevdiği, razı olduğu kul olarak varıp, cenneti ile Cemâli ile müşerref olmayı cümlenize, cümlemize sevdiklerimizle beraber nasip eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh.

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA