26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe Orucu, İyi Kul Olmak

26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe Orucu, İyi Kul Olmak
Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.
Aziz ve sevgili Ak radyo dinleyicileri;
Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.
Men sâme yevme'z-zîneti edreke mâ fâtehû min sıyâmi's-seneti ya'nî yevme âşûrâ'.
"Kim yevm-i zînette yani Aşûre günü -Muharrem'in onuncu günü- oruç tutarsa..."
Edreke mâ fâtehû min sıyâmi's-seneti.
"Geçirmiş olduğu seneden tutamadığı nafile oruçların sevabını yakalamış olur."
Demek ki takvimimize işaret edeceğiz, önümüzdeki aşûre günü oruç tutacağız. Bizim takvimlerden de işlenmiştir.
Peygamber Efendimiz'in sırf onunu tutmayıp, dokuz ve onunu tutmak şeklinde tavsiyesi var. O günleri oruçlu geçirmeye gayret edin!
Bir de terviye günü var.
Terviye günü hangisidir?
Zilhicce'nin sekizinci günüdür. Hacıların Arafat'a çıkmasından bir gün önceki gündür. O zaman artık yolculuk oluyor diye çeşmelerde, kuyularda develeri iyice sulayıp suya kandırırlarmış. Deve, suyu da depo edebiliyor. Terviye; suya kandırma mânasına geliyor. Develeri iyice besleyip hac hazırlığına girişme günü olmuş oluyor.
Arafat yolu uzun olduğundan bir günde gitmezlerdi. Terviye gününde Mina'ya kadar gidilirdi. Peygamber Efendimiz Mina'da beş vakit namaz kılardı:
Savmü yevmi't-terviyeh. "Kim Zilhicce'nin sekizinde, yevm-i terviye'de oruç tutarsa..."Keffâratü senetin. "Bu oruç, bir senelik günahın keffâreti olur." Ve savmü yevmi arafate keffâratü seneteyn. "Arife gününün orucu da iki senenin günahına kefaret olur." Bir geçen senenin, bir de gelecek senenin...Onun arkasından da bayram geliyor, arifeden sonraki gün bayram oluyor. Bayram gününe de yevm-i nahr derler. Nahr; deveyi kurban etmek demek... Biz de kurban bayramı diyoruz.
Iyd-i adhâ da deniliyor; adhâ da kurbanlık hayvanın ismi...Kurbanlık hayvanı kesme bayramı mânasına geliyor.
Bu günler de çok önemli günler.
Çünkü Ebû Dâvud'un Sünen'inde kaydedildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki:
İnne a'zame'l-eyyâmi ındallâhi. "Allah indinde günlerin en hayırlısı, en muazzamı, en büyüğü..."Yevmen-nahri. "Kurban bayramı olan gündür." Sümme yevme'l-karri. Yevme’l karr ne demek? Yevmü’l istikrar fî Minâ "Mina'ya hacıların gelip çadırlarına yerleştiği gündür." O da Zilhicce'nin 11. günü olmuş oluyor.
Demek ki Zilhicce'nin on günü hakkında, Zilhicce'nin özellikle dokuzu (arefe günü) hakkında, bayram günü hakkında ve bayramın ikinci günü hakkında çok hadîs-i şerîfler, rivayetler ve teşvikler var.
Peygamber Efendimiz dokuz gününü oruç tutardı. Bayram günü oruç tutmak haramdır. Kurban Bayramı'nda herkes kurban eti yiyecek, bayram edecek. Allah'ın "bayram edin" dediği zamanda, oruç tutmak uygun olmuyor. Kurban günleri senenin oruç tutulmayan günleridir.
Ama terviye gününde, arife gününde oruç tutmayı tavsiye ederim. Kardeşlerimiz hiç kaçırmasınlar, o günleri oruçlu geçirsinler. Hatta daha önceden oruç tutmalarını arttırsınlar. Zilhicce'nin on gününde ne kadar çok tutarlarsa, sevapları o kadar çok olur.
Bizi de duadan unutmasınlar...
Allah bu günlerin feyzinden, bereketinden, mânevî mükâfatından, ikramlarından faydalanmayı nasip etsin. Hepimize çok büyük mükâfatlar ihsan eylesin. Bayrama ulaştırsın. Bayramı rızası vech ile idrak etmeyi, bayramı hakiki bir bayram olarak yapmayı nasip etsin. Nice nice bayramlara, mübarek günlere sıhhat ve afiyetle eriştirsin.
Müslümanın asıl bayramı âhirette, cenneti kazandığı zaman olacak. Cenneti kazanıp cennete girmeyi; cehenneme düşmeden, azaba uğramadan, doğrudan doğruya cennete gitmeyi, Peygamber Efendimiz'e komşu olmayı Cenâb-ı Hak cümlemize nasip eylesin! Peygamber Efendimiz'in sünnetini tuta tuta, Peygamber Efendimiz'in sevgisi, rızası kazanılır. Sünnetini ihyâ etmek lazim! Unutulmuş olan güzel âdetleri tekrar diriltmek lazım!
İhyâ; tekrar diriltmek demek. Bunları kitaplardan okuyacağız, hatırlatacağız. Sizler de bu güzel sünnetleri ihyâ edeceksiniz. Efendimiz yaparmış; sahâbe-i kirâm da Efendimiz'in sünnetine uygun olarak ısrarla, aşk ile, şevk ile yaparlarmış. Çarşıda, pazarda herkes yüksek sesle tekbir getirirmiş, zikir yapılırmış, nice nice hayırlar yapılırmış diye, bu güzel ibadetleri canlandıracağız, yapacağız ki Allah ibadet ettikçe lütfedecek. Kötülükler, şerler def olacak, ref olacak. Üzerimizde ki musibetler, fitneler, belalar kalkacak maddî-mânevî hayır bereket gelecek. Beldelerimize bereket yağacak.
Âfetlerden, musibetlerden kurtulmanın yolu nedir? Allah'a itaattir.
Belalara uğramanın sebebi nedir?
Allah'a isyandır, günahtır, hayırlardan uzak durmaktır. Vazifeleri yapmamaktır. Şairin birisi söylemiş:
Belâ gelmez kula, kul azmayınca;
Kazâ gelmez kula, Hak yazmayınca...
Evet! Mukadderât, kaza, kader... bunları Allah yazıyor, ondan başına geliyor ama bela ve musibetler kullara neden geliyor?
Bir hatasından, bir suçundan, bir ihmalinden, yapılması gereken bir vazifeyi yapmadığından dolayı geliyor.
Müslümanlara başına bu şeyler neden geliyor? İki sebepten olabilir:
1. İmtihan için gelebilir.
Bir imtihan sorusu gibi müslümanın karşısına gelir, müslüman onun karşısında takındığı tavırdan dolayı sevap kazanır. Cihat imtihanı geliyor; cihada katılacak, ölürse şehit kalırsa gazi olacak. Zorlu bir imtihan, büyük bir soru...
İki sebepten birisi, kul sevap kazansın diye...Peygamber Efendimiz'e öyle olmuş, ashabına öyle olmuş, hulefâ-i râşidîne öyle olmuş. Rahat bir vakit geçirmemiş mübarekler gece gündüz ömürleri cihatla, mücadele ile geçmiş.
2. Kul bir edepsizlik yaptığından dolayı Allah ona ceza gönderir.
Birisini başına musallat eder, ona cezasını verdirtir.
Şairin birisi yazmış, benim de hoşuma gidiyor, küçükten beri ezberimdedir:
Hak kulundan intikamını yine kul ile alır.
Bir kula musallat eder bir zalimi, ona zulmettirir. Neden? Kendisi cezayı haketti de Allah o zalimi ondan ona musallat ediyor.
Hak kulundan intikamın yine kul ile alır, Bilmeyen ilm-i ledünnü onu kul yaptı sanır.
Cümle işler Hâlik'ındır, kul eliyle işlenir, Hakk'ın emri olmaz ise sanma bir çöp deprenir.
Yani Cenâb-ı Hak müsaade etmese, emri olmasa bir yaprak kıpırdamaz, bir çöp yerinden oynamaz. Hepsi Allah'ın emriyle oluyor. O halde müslümanın ne yapması lazım? Allah'a kendisini sevdirmesi ve Allah'ın rızasını kazanmaya çalışması lazım. Vesile araması, vesileler bulması lazım! "Ben Cenâb-ı Mevlâ'nın rızasını nasıl kazanırım? Kendimi nasıl Allah'ın sevgili kulu yapabilirim?" diye gece gündüz düşünmesi lazım!
Tüccarın, "Dükkânımı nasıl kâra geçirebilirim, zarardan nasıl kurtarabilirim?" diye düşündüğünden çok çok daha fazla olarak, düşünmesi lazım!
Öyle olmayınca, âhiret unutulup da dünyaya dalınınca o zaman ne oluyor? Allah ceza gönderiyor. Bela gönderiyor.
Onun için aziz ve sevgili dinleyiciler. Ne yapmamız lazım? Allah'a iyi kul olmayı amaç edinmemiz lazım. Var gücümüzle ona çalışmamız ve "ben ne yaparsam Allah'ın sevgili kulu olurum? Ne yaparsam sevaplı olur?" diye gecemizi gündüzümüzü, işimizi gücümüzü ona ayarlamamız lazım!
Böyle düşündüğüm ve sizin böyle olmanızı istediğim için hadis kitaplarını, tefsir kitaplarını okudukça, zamanı gelince, söylenmesi gereken sevaplı ibadetleri söylüyor, ikaz edilecek noktalarda ikaz ediyorum.
Bu günlerin kıymetini bilin! Hacca gelenler, evine gelinceye kadar hacının duası makbuldür. Hacıları karşılarsınız yolda, duasını almaya gayret edersiniz; onu da unutmayın!
Hacca gelemeyenler de işte ibadetler, saydığım hadîs-i şerîfler... Namaz kılsın, oruç tutsun, tesbih çeksin, zikretsin, derviş olsun, hakiki derviş olsun; sevapları kazansın, Allah'ın rızasına ersin. Allah'ın lütf u keremiyle cennetiyle, cemâliyle müşerref olsun.
Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.
26.03.1999- Zilhiccenin
İlk 10 Günü,
25.04.1997 -
Haccın Muhteşemliği, Dünya
