04.10.1996 - Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hale Getirmek

04.10.1996 - Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hale Getirmek
Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri, gününüz hayırlı; ömrünüz uzun; ameliniz makbul olsun. Allah'ın rahmetine erin, iki cihanda aziz olun.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;
Mâ min mü'minin velâ mü'minetin illâ ve lehû vekilün fi'l-cenneti. "Hiçbir mü'min veya mü'mine hanım, hiçbir mü'min erkek veya mü'min kadın yoktur ki cennette onun bir vekili olmasın!"
Herkesin cennette bir vekili var.
İn karae'l-Kur'âne benâ lehü'l-kusûra. "Eğer mü'min kul dünyada Kur'an okursa, Kur'an okuyan bir kulsa o zaman cennetteki vekili onun cennetteki köşklerini inşa eder, yapar. Cennetteki köşkünün inşaatı devam eder, ilerler; o cennetteki vekili köşkleri bina eder!" Ve in sebbaha garase lehü'l-eşcâre. "Eğer tesbih çekerse, zikir yaparsa o vekili cennette tesbih çekti, zikir yaptı diye ağaçları, fidanları, çiçekleri onun için diker." Ve in keffe. "Eğer adam Kur'an okumuyor, zikir yapmıyor, tesbih çekmiyor, İslâm'la ilgilenmiyor bunlardan uzak duruyorsa cennetteki vekili de bu işleri yapmaz!"
"Bu hadisin rivayetinde zaaf var." diye ibare gözüme takıldı. Şimdi gördüm. Ama başka hadîs-i şerîflerden biliyoruz:
Mesela İbrahim aleyhisselam Peygamber Efendimiz'e, Miraç'ta karşılaştığı zaman buyurmuş ki;
"Bak yâ Muhammed, evladım!"
Peygamber Efendimiz İbrahim aleyhisselamın soyundandı. Dolayısıyla İbrahim aleyhisselam da bizim dedemiz oluyor. Hem peygamber. Demiş ki;
"Ümmetine bildir; benden selam söyle ki cennetin arazisi düzdür, çıplaktır…"
Mü'min kul cennetteki arazisini mâmur hâle nasıl getirir?
Namaz kılarak, tesbih çekerek, Kur'an okuyarak, zikir yaparak!.. Onların her birinden güller açar, sümbüller biter, ağaçlar yetişir, güzellikler oluşur.
İnsan cennetteki mekânlarını dünyadaki ibadetleriyle kendisi hazır hâle getiriyor.
Hani düşünün; apartman hayatından bıktınız; şehrin sıkışıklığından, dar yerlerden pencereleri açamıyorsunuz, hava kirliliği var… Nihayet elinize para geçti, şehrin uzağında, sayfiye yerinde beş-on dönüm bir yer aldınız. Orada arazi daha çıplak! Etrafını çevirdiniz, bahçe mimarına danıştınız: "Ben bu bahçeyi çok güzel yapmak istiyorum. Hangi bitkileri dikeyim?" dediniz.
Çeşitli ağaçlar tavsiye etti, mavi çamdan al, falanca mimoza ağacından al, iklim müsaitse ben bir manolya ağacı getireyim vs. Çiçekler, sarmaşık güller, havuz başında şunlar iyi olur, kenarda şunlar olur, arka bahçede sebze olsun, meyve olsun, köşk de şöyle olsun, böyle olsun… Çocuklar heyecanlanıyor:
"Baba, yeni evimize ne zaman gideceğiz?"
"Dur evladım, daha arsayı yeni aldık, ağaçlar büyüyecek, inşaat tamamlanacak, böyle bir gün kalkıp gideceğiz, çok güzel olacak!.." diye deriz ya dünyada…
Cennetteki yerimizi de ibadetlerimizle biz güzelleştireceğiz. Onu bildiren başka hadîs-i şerîfler çok.
Onun için bu son hadîs-i şerîf de hatırınızda kalsın. Cennetteki vekilimiz boş durmasın; Kur'an okuyalım da cennetteki köşklerimizi yapsın, zikir yapalım, tesbih çekelim de cennette ağaçlarımız, çiçeklerimiz büyümeye başlasın aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.
Allah hepinizden razı olsun.
Allahu Teâlâ hazretleri cünlenizi, cümlemizi, aziz ve sevgili Akra dinleyicileri, hem de sevdiğiniz kişilerle beraber cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.
İnsan tek başına cennete gittiği zaman bir de babam annem nerede, evladım, oğlum kızım nerede, torunum nerede filan diye sevdiği insanları dünyadayken hatırlarsa…
"Onlar iyi Müslüman değillerdi, cehenneme atıldılar, cayır cayır yanıyorlar!.." gibi bir haberi aldığı zaman üzülür.
Onun için ne yapacağız?
Dua ediyoruz; Allah bizi annelerimizle, babalarımızla, kardeşlerimizle, evlatlarımızla, eşlerimizle, arkadaşlarımızla dostlarımızla, ben de tabii sizin bir kardeşiniz olarak diyorum ki bütün ihvanımızla cennetiyle cemaliyle cümlemizi müşerref eylesin.
Allah, Resûlullah Efendimiz'in şefaatine cümlemizi erdirsin.
Bu hadisler deryasında neler var! Ne inciler, mercanlar, cevherler var!..
Onları okumanız lazım. Tavsiye ediyorum: Kur'an okuyun ve Peygamber Efendimiz'in hadisler deryasına siz de buyurun. Kaptan Kusto'nun gemisi gibi güzel bir gemiyle gidin, bakın ne hazineler var, ne inciler, mercanlar var, ne kadar kıymetli şeyler var?!..
Hadis kitaplarını okuyun, onlardan siz de kazanın diye böyle benzetmelerle size nasihat ediyorum. Âyet okuyun, hadis okuyun, dinimizi öğrenin, uygulayın; insanları sevindirin… İslâm'ın ne kadar güzel olduğunu herkes görsün. Siz de İslâm'ın güzelliklerinden istifade edin. İki cihanda aziz ve bahtiyar olun.
Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri,
Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!
04.10.1996 -
Müslümanın İlmini Paylaşması,
07.06.1996 -
Peygamber Efendimiz Züht
