İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

05.01.2001 - İman ve Namaz

05.01.2001 - İman ve Namaz
Günün Sohbeti

05.01.2001 - İman ve Namaz

24.04.2026
7 dk 46 sn

Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Aziz ve sevgili dinleyiciler,

Ebû Said el-Hudrî radıyallahu anh hazretlerinden İbnü'n-Neccâr'ın rivayet ettiğine göre, Peygamber Efendimiz imanı şöyle tarif buyurmuş:

el-Îmânu es-salâtü. Fe-men ferrağa lehâ kalbehû ve hâfaza aleyhâ bi-ciddihâ ve vaktihâ ve sünenihâ fe-hüve mü'minün.

İlginç bir ele alış... Peygamber Efendimiz'in namazı bu tarzda ele alması, namazın ne kadar önemli olduğunu gösteren önemli bir belge...

Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz;

el-Îmân. "İnanç dediğimiz şey." es-Salâtü. "Tamamen namazdır."

"Bu buna eşittir" gibi bir ifade... Arapça'da düz bir cümlede -el-Îmânu salâtün- ikinci kelime yani yüklem durumunda olan kelime elif-lâmlı gelmez. Elif-lâmlı gelirse tahsis ifade eder, özel bir mânası vardır.

el-Îmân es-sâlatü demek, "İman demek, namaz kılmak demektir. Bu kadar namaz önemli!" mânasına geliyor; es-salâh diye târifli, elif-lâmlı geldiği için.

Demek ki iman, "namaz" demekmiş; müslüman kardeşlerimin namazları kılması gerekiyormuş.

Devamında Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

Fe-men ferrağa lehâ kalbehû. Bu ifade; "Kim namaza kalbini tamamen açarsa, ona hazır hâle getirirse; kalbini başka şeylerden temizler de tamamen namaza gönül verirse, gönlüne namazı yerleştirirse..." demek olabilir.

"Gönülden, kalbinden namazı iyice sever, kalbine namaz sevgisini iyice yerleştirirse..."

Ve hâfaza aleyhâ bi-ciddihâ. "Bütün gayretiyle, ciddiyetiyle namaza devam ederse..."

Hâfaza-yuhâfizu-muhâfazeten, "devam etmek" demek, "müdâvemet" mânasına geliyor. "O şeyin peşini hiç bırakmadan hıfz etmek, aynı kuralı yürütmek" mânasına...

Bu arada tabii Türkçe tenkitlerimize geçelim:

Kötü bir şey söylendiği zaman Türkçe'de, bir kimsenin yanında, mesela;

"Falanca adama bir araba çarpmış, dokuz takla atmış, on beş yerinden kırılmış, hastaneye kaldırılmış..."

Hemen diyorlar ki;

"Allah muhafaza!"

"Allah muhafaza..." bir kere cümle olarak yarım bir cümle oluyor. Öyle değil, yanlış olduğu oradan da belli. "Allah muhafaza..." Eğer "muhafaza" sözü alınırsa "Allah devam ettirsin" demek olur. Yani tamamen ters bir mâna... "Bu kazalar peş peşe devam etsin." gibi oluyor.

İbârenin aslı nasıl?

Allâhümme'hfaznâ.

Allâhümme sözü ihfaznâ sözüne bağlandığı için Allâhümme'hfaznâ oluyor, halk da onu "Allah muhafaza" sanıyor. "Allah muhafaza" diye bir cümle zaten doğru olmaz. Allâhümme'hfaznâ, "Yâ Rabbi! Sen bizi ondan koru!" demek.

Aynı kökten, hafize-yahfazu-hıfz kökünden, mufâ'ale bâbına girince hâfaza-yuhâfizu-muhâfazaten, "müdâvemet" mânasına geliyor.

Ve men hâfaza aleyhâ. "Kim namaza devam ederse..."

Yani bir kılıp bir bırakmak değil.

"Ömrü boyunca devam ederse, sımsıkı sarılırsa ve bu âdeti kendisinde muhafaza ederse, bırakmazsa..."

Bi-ciddihâ. "Bütün gayretiyle, bütün ciddiyetiyle namaza sarılırsa..."

Çünkü namaz çok önemli bir ibadet. Ben de bu hadîs-i şerîfi okuyarak onu vurgulamaya çalışıyorum. Bir başka hadîs-i şerîfte; "Namaz mü'minin mirâcı" deniliyor. Bir de; "Namaz dinin direği" deniliyor. Burada da bu bilgilerin destekçisi bir başka ifade ile Efendimiz namazı anlatıyor.

"İman demek namaz demektir. Kalbini kim namaza tamamen açarsa, kalbine namazı yerleştirirse, tam mânasıyla gönlüne yerleştirir de namazı tam severse ve bütün ciddiyetiyle namaz kılmaya devam ederse..."

Yani bir kılıp bir bırakmak değil, devamlı olmak. İbadetin devamlısı makbul.

Aziz dinleyiciler,

Hem kendiniz, hem yakınlarınız ve dostlarınıza, hem de ulaşabildiğiniz her müslümana, herkese;

"Namaz öyle gelip geçici bir ibadet değildir. Namaz mü'minin mirâcıdır, çok şereflidir. Namaz kılınca insan Allah'ın huzuruna çıkmış oluyor. Bunun zevkini kavramak lazım, büyüklüğünü anlamak lazım. Aman namaza devam edelim!" demeli ve teşvik etmeli.

"Buyurun namaza beraber gidelim. Gel kardeşim namazı kılıverelim, ondan sonra sohbet ederiz."

"Hadi abdestini al bakalım yavrum." diyerek etrafımızdaki insanları namaz kılmaya teşvik etmeliyiz, destek olmalıyız.

Onların kıldığı namazlardan da tabii sevap kazanacağız.

Buradaki ifade çok önemli:

el-Îmânu es-salâtü. "İman namaz demektir."

İmanlıysa mutlaka namaz kılacak ve kalbine namazın sevgisini yerleştirecek. Bir de bütün ciddiyetiyle, gayretiyle, olanca gücüyle namaza devam edecek.

Ve vaktihâ. "Vakitlerine." Ve sünenihâ. "Sünnetlerine..."

"Kim bütün ciddiyetiyle sımsıkı sarılarak devam ederse..."

Fe-hüve mü'minün. "İşte mü'min kimse o kimsedir."

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

O zaman, çeşitli şeytânî aldatmacaları aşalım, şeytana aldanmayalım! Şeytan bizi kandırıp da karşımıza geçip ondan sonra kıs kıs gülmesin. "Bak aldattım, bu müslümanı Allah'ın sevmediği duruma düşürdüm." dedirtmeyelim.

Diyarbakırlı Said Paşa'nın manzûmesinde;

Üstüne güldürme öyle düşmen-i bed-sîreti

dediği gibi, o kötü gidişli düşmanı karşımıza geçirtip kendimize güldürtmeyelim. Namazı kılalım. Hem de kalbimizi açarak, kalbimizin tahtına namaz sevgisini yerleştirerek, bütün ciddiyetimizle namazı kılmaya gayret edelim.

Namaza devam hususunda kendinizi yoklayın, gayrete getirin. Hanımınızı teşvik edin. Çoluk çocuğunuzu teşvik edin. Çevrenizi teşvik edin.

Namazı sevmiyorsanız, neden sevmediğinizi kendi kendinize tahlil edin;

"Ben namazı niye sevmiyorum? Şeytan bana bunun neresini soğuk göstertiyor?

Bu kadar faydalı bir şey... Elimi ayağımı yıkıyorum; serinlemek olsa o bile kârdır. Temizlik olsa, elimin ayağımın yıkanması, yüzümün yıkanması; o bile ne kadar kârlı... Bir de eğilip kalmak, belli zamanlarda beden hareketi; ne kadar güzel... Cenâb-ı Hakk'ın huzuruna çıkıyor, Cenâb-ı Hak ile münâcaat eyliyor, mü'minin mirâcı..."diyerek, namazın güzelliklerini anlamaya çalışıp kılmalıyız.

Allah'ın sevdiği işleri yapmaya çalışın ki Allah size sevgisini ihsan etsin. Hakikî dostları arasına sizleri, bizleri, cümlemizi kabul etsin.

Allahu Teâlâ hazretleri iki cihan saadetine cümlemizi erdirsin sevdiği dinleyiciler.

Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû!

 

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA