İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

18.12.1998 - Şabanın Son Günlerindeyiz, Peygamber Efendimizin Oruçla İlgili Dört Tavsiyesi

18.12.1998 - Şabanın Son Günlerindeyiz, Peygamber Efendimizin Oruçla İlgili Dört Tavsiyesi
Günün Sohbeti

18.12.1998 - Şabanın Son Günlerindeyiz, Peygamber Efendimizin Oruçla İlgili Dört Tavsiyesi

17.02.2026
16 dk 39 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!..

Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun...

3 mübarek ayın ikincisi olan Şaban-ı Şerif ayının son günlerindeyiz. Mübarek Ramazan ayı geliyor.

Ramazan ayında oruç tutmak müslümanların çok önemli, çok sevaplı, İslâm'ın temel ibadetlerinden birisidir. Onun için Ramazan orucunu tutmaya şer'î bakımdan özrü olmayan, bedeni sıhhatli olan her müslümanın büyük gayret göstermesi lazım. Allahu Teâlâ hazretleri bu büyük mükâfatların verildiği, büyük sevapların kazanıldığı mübarek aydan en güzel tarzda, en çok şekilde istifade etmeyi hepinize nasîb ü müyesser eylesin.

Ramazan orucu,

Yâ eyyühe'llezîne âmenû kütibe aleykümü'ssıyâmü kemâ kütibe ale'llezîne min kabliküm lealleküm tettekûn."âyet-i kerîmesi ve devamıyla Kur'ân-ı Kerîm'de emredilmiş kesin bir temel ibadettir.

Size bu Ramazan ayıyla ilgili bazı hadîs-i şerîfler okumak istiyorum. Okumak istediğim Ramazan ayının sevabını gösteren sahih hadîs-i şerîflerden birisi:

İmam Buhârî, Ahmed b. Hanbel, Ebû Dâvud, Neseî ve diğer kaynakların Ebû Hüreyre'den ve İbnü'n-Neccâr'ın da Enes radıyallahu anh'ten rivayet ettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor;

Men sâme ramadâne imânen va'htisâben ğufire lehû mâ tekaddeme min zenbihî.

"Kim Ramazan ayını Allah'a inanarak, imanla ve sevabını Allah'tan bekleyerek ihyâ eder, Ramazan orucunu güzelce tutarsa o güne kadar işlemiş olduğu geçmiş günahları afv ü mağfiret olunur, Allah affeder."

Bu duyulmuş, meşhur, her Ramazan'da söylenen, kaynakları sağlam olan bir hadîs-i şerîf.

[Orucu] herkesin tutması lazım.

Demek ki eski günahları Cenâb-ı Hak afv ü mağfiret ediyor, bu kesin.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir diğer hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki;

Li-külli şey'in zekâtün ve zekâtü'l-cesedi es-savmu.

Li-külli şey'in zekâtün. "Her şeyin bir temizlenmesi, zekâtı vardır."

Malın zekâtını biliyorsunuz; parasının kırkta birini ayırıyor, fakirlere veriyor. Sürüsünde kırk tane koyunu varsa bir koyununu veriyor. Arazisinden mahsul varsa, mahsulün öşrünü veriyor. Her şeyin zekâtı vardır. O zekât verildiği zaman, fakirin hakkı çıkarıldığı zaman mal temiz olur. Ayrılmadığı zaman pis, iyi olmayan bir kazanç ve mal olmuş olur.

Ve zekâtü'l-cesedi es-savmu. "Vücudun zekâtı da savmdır, yani oruç tutmaktır."

Bu ay oruç tutmak vücudun maddeten ve mânen temizlenmesini sağlayan bir ibadet oluyor. Bu da çok önemli...

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, bir hadîs-i şerîfinde müjdelemiş ki:

Men mâte sâimen evcebe'llâhu lehü'ssıyâme ilâ yevmi'l-kıyâmeh.

Hz. Âişe-i Sıddîka validemizden rivayet edilmiş bu hadîs-i şerîf.

"Bir insan oruç tutarken, yani Ramazan ayında oruçlu iken vefat etse, Allahu Teâlâ hazretleri kıyamet gününe kadar oruç tutmuş gibi ona sevap yazar. Kıyamete kadar oruçluymuş gibi ecrini ihsan eder." diye müjde var.

Demek ki [orucun] ne kadar güzel mükâfatlı bir ibadet olduğu buradan da görülüyor.

Başka bir hadîs-i şerîf:

İmam Buhârî, Tirmizî, Neseî, Ahmed b. Hanbel Ebû Said el-Hudrî hazretlerinden rivayet etmişler.

Men sâme yevmen fî sebîlillâh bâade'llâhu beynehû ve beyne'nnâr bi-zâlike'l-yevmi seb'îne harîfen.

"Kim Allah yolunda, Allah rızası için bir gün oruç tutarsa Allah onunla cehennemin arasını yetmiş sonbahar -yani yetmiş sene- açar, cehennemden uzaklaştırır."

Cehenneme girme ihtimali azalıyor, cehennemle arasındaki mesafe çoğalıyor. Oradan, cehennemden uzaklaşmış oluyor.

Bu hususta başka hadîs-i şerîfler de var. Oruçlunun sevabı ile ilgili diğer bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

Men sâme ramadâne fe-arafe hudûdehû ve yetehaffeza mimmâ yenbağî en yetehaffeza minhü küffira mâ kablehû.

Bu da Ebû Said el-Hudrî radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş. Ahmed b. Hanbel, Beyhakî, Hulvânî ve diğer kaynaklarda var.

Men sâme ramadâne. "Kim Ramazan orucunu tutarsa..." Ama şartı var: fe-arafe hudûdehû. "Bu orucun sınırlarını, cezalarını, ahkâmını bilirse..."

Ne yaparsa orucu tamam olur, ne yaparsa orucu bozulur, sevabı kaçar; bunları bilirse...

Ve yetehaffeza mimmâ yenbağî en yetehaffeza minhü. "Ve oruçluyken sakınması gereken şeylerden de sakınır, çekinir, kendisini korursa." Küffira mâ kablehû. "Geçmiş ömründeki günahlara keffaret olur."

Günahları mağfiret olur, bu oruç onları sildirir demek.

İnsan oruçlu iken nelerden çekinmesi gerekiyor?

En basiti yemekten, içmekten ve diğer tabiî olarak hakkı olan beşerî ihtiyaçlarından, ilmihal kitaplarında yazılan şeylerden Allah rızası için sakınacak. Bunlar maddî sakınma; yemeyecek, içmeyecek vesaire. Bunun dışında gıybet etmeyecek, gözüyle harama bakmayacak, kulağına haramı dinlettirmeyecek, kulağını harama vermeyecek, elini harama uzatmayacak, ayağıyla harama varmayacak, her şeyine dikkat edecek.

Midenin orucu yemek yememekse gözün orucu da harama bakmamaktır. Dilin orucu da haramı, günahı, Allah'ın sevmediği sözleri söylememektir. İşte orucun hududunu bilmek ve sakınılması gereken şeylerden sakınmak bu mânaları ihtivâ ediyor.

Millet sadece yemek yemiyor, su içmiyor; bitiyor sanıyor. Hâlbuki bütün hareketlerine dikkat etmesi lazım. "Oruçluyum" diye ibadet ettiğinin şuurunu hiç unutmadan, aklından onu çıkarmadan, haramların her çeşidinden kendisini koruması lazım.

Oruçlu kalkıyor, plaja gidiyor; oruçlu kalkıyor, günah yerlerine gidiyor...

"Ben oruçluyum, yemiyorum, içmiyorum!"

Yemiyorsun, içmiyorsun ama gözün harama bakıyor, dilin günah işliyor, kulağın günah işliyor, elin günah işliyor; olmaz! Yani onlardan korunma da çok önemli...

Kaçınılması gereken şeyler sadece yemek içmek değil, oruçlu günahların her çeşidinden kaçınacak, her âzâsını günahtan sakınacak.

Böyle güzel tuttuğu zaman oruçlunun mükâfatı çok büyük oluyor, geçmiş günahları affoluyor. Ayrıca bir başka müjde var:

Abdullah b. Amr b. el-Âs radıyallahu anh'ten Deylemî rivayet etmiş. Oruçlu oruç tutması sebebiyle Allah'ın nazlı, muazzez, itibarlı bir kulu oluyor; her şeyi kıymet kazanıyor. Buyuruyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem;

Samtü'ssâimi tesbîhun ve nevmühû ibâdetün ve duâühû müstecâbün ve amelühû mudâafun.

Samtü'ssâimi tesbîhun. "Oruçlunun sükûtu sanki tesbih çekmiş gibi sevaptır." Ve nevmühû ibâdetün. "Oruçlunun uykusu da ibadettir."

Uyuduğu sırada bir şey yapmıyor, şuursuz, kendinden geçmiş, yatıyor ama o bile ibadettir.

Ve duâühû müstecâbün. "Duası müstecâbdır, kabul edilir."

Dualara da dikkat etmek lazım! Kendimize, ana-babamıza, kardeşlerimize, sevdiklerimize, dostlarımıza, geçmişlerimize duayı çokça edelim çünkü oruçlunun duası da müstecâbdır.

Ve amelühû mudâafun. "Ameline de sevapları kat kat fazla miktarda verilir."

Söz vermiştiniz, öbür arkadaşlar verdi, siz vermediniz. Şu hayrınızı verin de sevabınız kat kat fazla olsun." diyeceğiz.

Demek ki oruçlunun ayrıca her şeyi değer kazanıyor. Sükûtu tesbih oluyor, uykusu ibadet oluyor, duası müstecâb oluyor; ameli de kat kat mükâfatlı, sevabı fazla veriliyor. Ramazan'da verdiği Ramazan dışında verdiği sadakadan daha sevaplı oluyor. Ramazan'da kıldığı namaz Ramazan dışında kıldığı namazdan daha sevaplı oluyor.

Her ibadeti böyle kat kat fazla oluyor. Mesela Ramazan'da umreye giderse başka zamanlardakinden sevabı fazla oluyor ve bir hac yapmış gibi -Peygamber Efendimiz'le bir hac yapmış gibi diye de rivayet var- sevap veriliyor.

Belki garipsemişsinizdir oruçlunun uyumasını; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz uykuyu da tavsiye ediyor. Tabii bizi sevdiğinden, ümmetine acıdığından, ibadetlerini rahatlıkla yapsınlar da bayılmasınlar, halsiz, bîtab düşmesinler ama orucun faydası da hâsıl olacağı için orucu da tutsunlar diye kolaylık da gösteriyor.

Allah'ın verdiği kolaylıkları da bize bildiriyor.

Hâkim Müstedrek'inde kaydetmiş, Deylemî Enes radıyallahu anh'ten rivayet etmiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

Erbeun men fealehünne kaviye alâ sıyâmihî: en yekûne evvelü fıtrihî alâ mâin ve lâ yedau'ssahûr ve lâ yedau'l-kâileh ve en yeşümme şey'en min tîbin.

Sadaka Resûlullah fîmâ kâl ev kemâ kâl.

Diyor ki Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde;

Erbeun men fealehünne. "Dört şey vardır ki kim bu dört şeyi yaparsa..." Kaviye alâ sıyâmihî. "Orucuna kuvvetli olur, oruç tutmaya bedeni takatli olur, dinç olur; orucu kolay tutar."

Kış gününde oruç tutmak kolay da yaz gününde zordur. Hele Suudi Arabistan'da tam yaza geldiği zamanlarda çok zor oluyor. Sıcakta insanın sanki ilikleri akmış gitmiş de içi boşalmış gibi oluyor. Oraların kuvvetli sıcaklarında oruç tutmak çok zor oluyor.

Peygamber Efendimiz bu dört şeyi oruç tutacak kimselere tavsiye etmiş. Kim bunları yaparsa orucunu rahatlıkla tutar, oruç tutmaya bedeni kuvvetli olur, tâkat yetirebilir.

1. En yekûne evvelü fıtrihî alâ mâin. "İlk önce su ile iftar ederse..."

Demek ki iftar vaktinde orucunu açacağı zaman suyla iftar ederse kuvvetli olur çünkü susuzluğu fazladır.

Tabii suyu soğuk içmemek lazım. Soğuk su bedene dokunur. Soğuk olmayan, buzdolabına girmemiş suyu içmek lazım. Peygamber Efendimiz'in zamanında zaten buzdolabı yoktu. Zemzem içerse çok daha iyi olur.

İftarında su içen insan sulanmış bir çiçek gibi olur. Saksıda yapraklarını salmış bir çiçek, suladığın zaman bakıyorsun, diriliyor. Bizim bahçeye bir arkadaş getirdi, domates, biber vesaire ekti. Gündüzün sıcağını görünce buruşuyor, yaprakları sarkıyor. Sulayıverdiğimizde, sular sulamaz dimdik ayağa kalkıyor. Su hayat demek, suyla iftar etmeyi tavsiye ediyor.

Su ile iftar etmek olur, hurma ile iftar etmek olur, zeytin ile iftar etmek olur. Suyla olursa kuvvetli olur bedeni, diye sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz tavsiye ediyor.

2. Ve lâ yedau'ssahûr. "Sahur yemeğini ihmal etmemek..."

Bazıları "ben dayanabilirim" diyor, sahura kalkmıyor. Hâlbuki sahurda bereket var. Sahura kalkacak, sahurun o vaktinde uyanmış olmak önemli...

Rahmetli [Mehmed Zahid] Hocamız'ın büyük kızkardeşi halamızdan dinlemiştik. Çok yıllar önce, 50-60 yıl önce o Medine-i Münevvere'de iken -sahur vaktinde sahur ezanı okurlar orada- gitmiş evin gelini kundaktaki bebeğin burnunu sıkmış, yanağını sıkmış, uykudan uyandırmış. Hala sormuş:

"Niye bu çocuğu uyandırıyorsun?"

"Sahur ezanı okunuyor, teheccüd ezanı okunuyor, onun için uyandırdım."

"Küçücük çocuk, daha bebek?"

"Olsun, efendim kızar. Bu saatte bebekler uyumaya alışırsa ondan sonra büyüdüğü zaman sahura, teheccüde kalkamaz." demiş.

Sahura kalkmakta hem sahur yemeğini âfiyetle yemek gibi bir imkân var, bir de sahur vakti kıymetli... Sahur vaktinde kalkmaya alışmak lazım. Sahur vaktinde ibadetin başka günlerde de çok değeri var. Onu alışkanlık haline getirmek gerektiği için sahura kalkmak lazım. Birazcık su, birazcık hurma, zeytinle bile olsa sahur yemeğini ihmal etmemek lazım.

Sahur yer, orucu kolay tutar, oruca kuvvetli olur. İftarını suyla açar, oruca kuvvetli olur.

3. Ve lâ yedau'l-kâileh. Kaylûle uykusu denilen gündüz uykusunu terketmemeyi de tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz.

Müslüman sahura kalkar, sabah namazına gider, ondan sonra işine gider. Öğlen vakti oldu mu zaten bir mesâiyi tamamlamış demektir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem öğlenden sonra o sıcak vakitte bir miktar uyurdu. Ona "kaylûle uykusu" denir, sünnettir ve vücuda çok faydalıdır. Gece ibadetine de insanın vücudunu hazırlar, kuvvetlendirir. Onu uyuyan Ramazan'ın dışında da geceleyin teheccüde kolay kalkar, Ramazan'da da sahura kolay kalkar, orucu da kolay tutar.

Onun için Efendimiz oruç tutacak ümmetine gündüzün bir vaktinde gündüz uykusu uyumayı da tavsiye buyuruyor.

4. Ve en yeşümme şey'en min tîbin. "Güzel bir koku koklamak da insanın vücudunu oruca kuvvetlendirir. Güzel bir koku koklamak da faydalı olur." buyuruyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.

Dört tavsiye buyurmuş, bunları tutmaya çalışalım! Bunlar Allah'ın ikramı, Peygamber Efendimiz'in de orucu kolay tutalım diye bize tavsiyesi olmuş oluyor.

 Allah hepinizden razı olsun... es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA