İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0907:4308:2812:5315:3417:5319:21
Kabe

05.12.1997 - Namazın Önemi, Peygamberimiz Tüm İnsanlığı Kurtardı, Topluma Faydalı Olun

05.12.1997 - Namazın Önemi, Peygamberimiz Tüm İnsanlığı Kurtardı, Topluma Faydalı Olun
Günün Sohbeti

05.12.1997 - Namazın Önemi, Peygamberimiz Tüm İnsanlığı Kurtardı, Topluma Faydalı Olun

10.07.2026
10 dk 49 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.

Allah hepinizden razı olsun.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den Buhârî ve Müslim gibi iki şahane hadis kaynağında yer alan, Hz. Âişe anamız radıyallahu teâlâ anhâ'nın bir hadîs-i şerîfini okumak istiyorum. Kardeşlerim ibadet konusunda Peygamber Efendimiz'in davranışını anlasın diye...

Ennehâ kâlet. Âişe-i Sıddîka, Peygamber Efendimiz'in zevce-i sâlihası buyurdu ki;

Kâne'n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem yekûmu mine'l-leyli hattâ tenfatıra kademâhu. "Peygamber Efendimiz geceleri namaz kılmaya kalkardı, ayakları şişinceye kadar, ayakları rahatsız oluncaya kadar..."

Ayakta durunca tabi insan "Üf! Yoruldum!" demeye başlar. Çocuk imtihanda biraz ayakta durduğu zaman ayağını değiştirmeye başlar. Veyahut sırada, bir yere gireceksiniz, çıkacaksınız, insan stadyumdan bilet alacak, içeri girecek de futbol maçını seyredecek, ayakta beklemek... Veya bir yere para ödeyecek veya bankadan parasını çekecek, kuyrukta ayakta durunca yoruluyor insan. İnsan bilir yani, ayakta fazla durduğu zaman; "Ah! Ayaklarıma kara sular indi! Ayaklarım ağrıdı." der.

"Peygamber Efendimiz geceleri namaz kılmaya kalkardı, hattâ tenfatıra kademâhu, ayakları şişinceye, ayakları rahatsız oluncaya, acıyıncaya, patlayıncaya kadar."

Fe-kultü lehû. "Ben ona bir keresinde dedim ki." diyor Âişe-i Sıddîka validemiz:

Lime tasne'u hâzâ yâ Resûlallah? Ve kad ğafere'llâhu mâ tekaddeme min zenbike ve mâ teahhara. "Allahu Teâlâ hazretleri seni sevmiş. Senin gelmiş, geçmiş, gelecek bütün günahlarını bağışlamış olduğunu -Fetih sûresinde- bildirmiş iken sen niye böyle yapıyorsun, niye bu kadar kendini yıpratıyorsun? Niye ayaklarını acıtacak, şişirecek kadar, oğuşturup o ağrıyı gidermeye, rahatlattırmaya sebep olacak kadar ayakta duruyorsun? " Kâle: Efelâ ekûnü abden şekûrâ? "Çok şükreden bir kul niye olmayayım? Madem Allah beni sevmiş, madem Allahu Teâlâ bana Makâm-ı Mahmûd'u ihsan eylemiş; niye bu kadar ibadet etmeyeyim?"

Evet aziz ve muhterem kardeşlerim!

Eski insanların hayat tarzlarından, yaşam tarzlarından bizim yaşamımız çok farklı; çok rahatlamış durumdayız. Üretimin fazlalığından dolayı mahsul bol, kıtlık yok, açlık yok. Ama bizim ülkelerde... Afrika filan hariç. Yiyoruz, içiyoruz... Yani benim bu konuşmalarımın dinlendiği yerler böyle. Dünyanın yine fakir yerleri var. O da insanlığın yüz karası. İnsanlar Hz. Âdem'in kardeşi ama kardeşinin aç kalmasına, ölmesine bir şey demiyor; kendisi beri tarafta patlayıncaya kadar yiyor.

Bu Mekke-i Mükerreme'de laf lafı açtığı için gözümün önüme geldi, söyleyeyim: Otelden yer ayırtılmış; hacılar, umreciler otele geliyorlar. Açıkbüfe yemek lokantada. Yani eline tabağı alır, istediği yemekten istediği kadar koyar. Götürür, masasına kendisi koyar. Ortada yemekler bol bol duruyor. İstediği kadar, doyuncaya, patlayıncaya, tıksırıncaya kadar yiyebilir.

Benim ağabeyim çok titizdir. Bir kere oturdum başlarına, bizim eve götüreceğim diye onları almaya gitmiştim, yemek yiyorlarmış. Tabakları sıyırttırıyor, bir zerresini ziyan etmiyor. Zaten az, ölçülü alıyor. Sonra baktım, elindeki tabağı aldı, bir yere gidiyor.

"Nereye gidiyorsun ağabey?" dedim. Dedi ki;

"Falanca arkadaşa bu yemediğimi yedirmek için gidiyorum."

Ona verecek, ille tabak bitecek. Çünkü tabakta bir şey olduğu zaman, masayı toplayanlar o tabağın üstündekileri çöpe sıyırıyorlar, yıkanacak diye tabağı kenara koyuyorlar. Atılıyor...

Şimdi bazı insanlar bu tabakları tepe gibi yığıyor; bir orasından alıyor, bir orasından alıyor, hadi çöpe... O güzelim etler, o güzelim yemekler, o pahalı pahalı malzemeler, hepsi çöpe gidiyor.

Bu ne?

İnsafsızlık. Burada patlayıncaya kadar yiyor, öbür tarafta, biraz aşağıda, Yemen'de, Somali'de insanlar açlıktan ölüyor. Afrika'da kırılıyorlar.

Eski insanlar çeşitli mahrumiyetler içinde iken yirminci yüzyılın insanları -bizler- veya benim sözümü dinleyen kimseler şimdi rahat içinde, müreffeh yaşıyorlar. Bol bol yiyorlar, içiyorlar. Nimetin kıymetini bilmiyorlar. Çok büyük nimetler var elimizde.

Fakat Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

Efelâ ekûnü abden şekûrâ? "Çok şükredici bir kul niye olmayayım mı? Allah madem beni bu kadar mânevî makam bakımından yükseltmiş, Habibullah eylemiş, Seyyidü'l-evvelîne ve'l-âhirîn eylemiş; niye ben çok şükredici bir kul olmayayım?" diye sabahlara kadar ibadet ediyor.

Burada ilerici kardeşlerimize az önce sataştık, biraz da iltifat edelim.

Peygamber Efendimiz sadece namaz mı kılardı? Yani namazla mı geçerdi vakti?

Diyorlar ki;

"İslâm insanı uyuşturmuştur. Tasavvuf insanı uyuşturuyor. İşte böyle miskin ediyor; bir lokma, bir hırkaya razı."

Hayır! Kesinlikle yalan, yanlış! Hiç öyle olmamıştır. Tarih boyunca da öyle olmamıştır. Bütün çalışmayı yapanlar erbâb-ı tasavvuftur, dervişlerdir ama hakları yeniliyor.

Peygamber Efendimiz geceleri sabahlara kadar, ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Farz olmayan namaz, yani aşkından, şevkinden, muhabbetullahtan dolayı isteye isteye kılınan namaz bu. Gözünün bebeği namazı bırakamadığı için uykusunu bırakıyor, sabaha kadar ibadet ediyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. Ama yaptığı icraat itibariyle dünyanın en hayırlı insanı.

Yaptığı işlerin sonuçları itibariyle insanlığa en büyük faydayı sağlamış olan kimdir?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'dir.

İnsanlığa en büyük zararı vermiş olan kimseler kimler?

Kötü âdetler çıkaranlar. Dinamiti bulan Alfred Nobel. Adam sonradan bakmış dinamitin bomba yapımında kullanıldığını görmüş;

"Eyvah!" demiş, "Benim icadım insanlığın tahribine kullanılıyor, yazık..." Pişman olmuş.

Pişmanlığından dolayı Nobel mükâfatları koymuş deniliyor.

Yani insanlar bir şeyler yapıyor ama yaptıkları şeylere devam edildiği zaman öteki insanlar kâr mı ediyor zarar mı ediyor?

Tüm insanlığı kurtaran Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. Bütün insanlık için hayırlı işler yapmış.

Peki bu mânevî bir şey, iyi bir örnek olmuş, insanlar iyi şeyler yapıyorlar. Ama kendi hayatında da boş durmamış. Dullara bakmış. Yetimleri gözetmiş. Hasta ziyaret etmiş. Sadaka vermiş. Elindekini sabaha çıkartmamış. Sabah eline geleni akşama bırakmamış, dağıtmış. Toplumuyla yiyeceklerini paylaşmış.

Şimdi bizim toplumları düşünün, bizim toplumların yöneticilerini düşünün. Milyarları yutmak için... Yani deve ne kadar büyük bir mahluktur, bir de üstünde semeri, hamudu vardır. Deveyi kuyruğundan tutup hamuduyla yutuyor.

Bre gözünü toprak doldurasıca! Bu kadar parayı ne yapacaksın?

Keyif yapacak. Keyfin de haddi hududu yok. Uçağa atlayıp Kongo ormanlarında cumartesi-pazar arslan avlayıp ondan sonra pazartesi günü işine gelenler var. Bir tarafta millet açlıktan kırılıyor, bir tarafta keyfinden millet cebindeki paranın tahrikinden, dürtüklemesinden ne yapacağını şaşırıyor.

Peygamber Efendimiz öyle yapmadı.

Toplumların çektiği, yetiştirdikleri insanları müslüman yetiştirmemeleri...

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz geceleri sabahlara kadar ibadet ederdi ama toplumu da yönetirdi. Medine devletinin, İslâm devletinin başkanıydı. Elçi kabul eder, elçi gönderirdi. Kanun, nizam koyardı. Çarşı pazarı dolaşır, tartıyı-ölçüyü kontrol ederdi. Topluma faydalı, insanlara yararlı bir şekilde ömrünü geçirmişti. Geceleri de sabaha kadar ibadet ederdi. Yani hem dünyaya hem âhirete; hem şahsî sevap kazanmasına hem de toplumun fayda görmesine yarayacak işler yapardı.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi İslâm'ı doğru anlamaya muvaffak eylesin. Doğru düzgün anlayıp doğru düzgün uygulamaya muvaffak eylesin.

İbadetin zevkini almaya, ibadetin zevkinden mahrum kalmamaya çalışın. İbadeti sevmeye çalışın. Çünkü Peygamber Efendimiz namaz için "Gözümün bebeği" derdi. Gözünüzün bebeği olsun namaz. Namazdan zevk almayı anlayın, öğrenin. Arapça öğrenin. Dinimizi öğrenin. İbadetin zevkine varın. Geceleri gözyaşları içinde, secdeler içinde Allah'a ibadet edin; gündüzleri de insanlığın hizmetine koşun.

Tabi sen kendi kendine diyebilirsin ki;

"Ben böyle yapıyorum. Kendim şahsen ibadet ediyorum. Gündüz de çalışıyorum, çoluk çocuğumun rızkını kazanmak için."

Doğru, güzel. İnsanın bir bu işi var, yani iyi bir insan olması. Bir de toplumu düzeltmesi, topluma faydalı olması var. Toplumda birisi yanlış bir iş yapıyorsa, bir de onu engellemek lazım. Mesela bir gemiye binmişsiniz, birisi geminin altını deliyor. Deldirtmezsiniz. Çünkü gemi batar, gemi batınca hepiniz zarar görürsünüz. Devlet gemisinde vatanı da kimsenin delmeye, bölmeye, parçalamaya, yıkmaya hakkı olmadığı için toplumsal görevler de var. Onları da güzel yapmak lazım. O hususta şuursuz olmamak lazım. Sabahtan akşama işinin peşinde, tarlada sabanının arkasında, öküzün peşinde ömür geçirmemek lazım. Toplumda zararlı insanların zarar yapmaması için de çalışmak lazım. Topluma yararlı işler yapmaya da çalışmak lazım. Mevlâsıyla da baş başa kaldığı zaman gözyaşları içinde ibadetini aşk ile, şevk ile yapmak lazım.

Bunları bilmiyorsa insan gelsin, buralarda beğenmediği  insanların ne kadar ihlâsla güzel ibadetler ettiklerini veyahut dünyanın her yanından gelen ihlâslı, imanlı, mübarek insanların nasıl Cenâb-ı Mevlâ'ya aşk ile, şevk ile güzel kulluklar yaptıklarını görsün.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemize hakkı hak olarak görmeyi, onu işlemeyi nasip eylesin; batılı batıl olarak görüp ondan korunmayı nasip etsin. Kulluğunu, yani her yönde hayatı sürüşte O'na itaat ederek, ibadet ederek yaşamayı nasip eylesin. Kulluğuna aykırı işler yaptırmasın, isyan ettirmesin. Nefse, şeytana kul etmesin. Dünyaya esir eylemesin. Âhireti unutturmasın. Rızasına uygun yaşamayı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kulu olarak varmayı nasip eylesin. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
25.02.2000 - Müslüman Kardeşin Müslüman Kardeşe Duası, Tövbe, Helal ve Haram Lokma
30.10.20269 dk 57 sn
03.02.1992 - Tasavvufun Kuran Ve Sünnetin İçinde Olması
18.10.202614 dk 57 sn
09.05.1997 - İslamın Üstünlüğü
09.09.20268 dk 20 sn
00.00.1994 - Tasavvuf, Güzel Ahlaklı Olmak, İlmiyle Amel Etmek
16.07.202614 dk 51 sn
00.02.2000 - Cehennem, Magfiret, Müminlerin Affedilmesi, Kıyamet Alametleri
04.06.20267 dk 12 sn
07.11.1997 - İbadetleri Ölçülü Yapmak, Cahilin İbadeti, Alimin İbadeti, İcadlar Yapın, Dünyaya Açılın
05.02.202615 dk 5 sn
02.01.1983 - Hz. Ademin Tevbesi
15.04.20265 dk 33 sn
04.11.1994 - Din Hakkında Konuşanları Kuran Süzgecinden Geçirme
26.04.202613 dk 23 sn
22.10.1989 - Peygamber Efendimizin Yemedikleri, Diş Temizliği, Misvakın Önemi
07.09.202513 dk 42 sn
06.01.1992 - İslam Merhamet ve Sevgi Dinidir
21.10.20266 dk 2 sn
00.00.1994 - Tasavvufun Tarifleri
02.09.202614 dk 56 sn
13.11.1992 - Mehmed Zahid Kotku Anma, İslam Sevgi Dinidir
14.07.202611 dk 8 sn
06.04.1995 - Müslüman Nasıl Olmalı, Ölüme Hazırlıklı Olmak, Kendini Yetiştirmek
26.11.202510 dk 25 sn
17.06.1998 - İman Etmenin Önemi
26.10.20248 dk 44 sn
15.07.1995 - Sahih Kaynak, Sünnetin Önemi
06.07.20255 dk 2 sn
00.00.0000 - Gece İbadetinin Önemi
04.03.20264 dk 22 sn
14.03.1997 - Kuran ve Sünnete Sarılmak, Sahih Kaynak, Buhari
15.07.20255 dk 53 sn
07.11.1997 - Alimin Uykusunun Önemi, Namazı Cemaatle Kılmak, Kıyafette Ölçü
02.07.202613 dk 55 sn
02.05.1997 - Alimliğin Önemi, Alimlerin Yapmaması Gerekenler, Aileyi İlme Teşvik Etmek
01.08.202610 dk
23.11.1995 - Tasavvufta İnsanın Gayeye Ulaşması İçin Yapması Gereken Allahı Anmaktır
25.05.20246 dk 57 sn
AKRA